GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.128.107 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.128.107 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.128.107 ₺
22 Temmuz 2026 - 01:16

info@turkglobalmedia.com

Hindistan’daki ‘Hamamböceği’ protestoları sürüyor

Hindistan’daki ‘Hamamböceği’ protestoları sürüyor

Dünya
21.07.2026 22:16
TGM Haber Merkezi

Polisin müdahalesinden bir gün sonra Hindistan’daki ‘Hamamböceği’ protestoları sürüyor

Bu haberi paylaş:

Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de binlerce kişi, polisin Hindistan Hamamböceği Halk Partisi (Cockroach Janta Party - CJP) destekçilerine yönelik sert müdahalesinden bir gün sonra yeniden toplandı. 

Gençlerin öncülüğünde kurulan hareket, eğitim sisteminde reform yapılmasını ve Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını talep ediyor.

Pazartesi günü on binlerce genç kadın ve erkek protestolara katılmış, polis yasağına rağmen parlamentoya yürümeye çalışmıştı.

Delhi'nin merkezinde şiddet olayları yaşanırken, polisin cop ve göz yaşartıcı gaz kullanması sonucu en az 60 gösterici yaralandı. Polis ayrıca ana protesto alanındaki sahneyi ve geçici çadırları da yıktı.

Polis ise 118 personelinin de olaylarda yaralandığını ve 70 protestocunun gözaltına alındığını açıkladı.

Polis ile Başbakan Narendra Modi hükümeti, göstericilere karşı cop ve göz yaşartıcı gaz kullanılmasına ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Muhalefet partileri ise yaşanan şiddeti kınadı.

Muhalefet lideri Rahul Gandhi, öğrencilerin taleplerinin "meşru" olduğunu belirterek Modi'yi "Hindistan'ın bugüne kadar gördüğü en genç karşıtı başbakan" olarak nitelendirdi.

Gandhi, salı günü çok sayıda milletvekilinin de katıldığı Kongre Partisi yürüyüşüne liderlik ederek Modi'nin konutuna doğru yürüdü. Amaçlarının "dün genç öğrencilere yönelik uygulanan vahşetin hesabını sormak" olduğunu söyledi.

Gandhi, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Hükümet ne sorumluluk almak ne de bu konuyu parlamentoda tartışmak istiyor. Başbakan ve İçişleri Bakanı Amit Shah (polis teşkilatından sorumlu isim), Hindistan gençliğinin geleceğini mahvettikleri için istifa etmelidir."

Bir yargıç yorumundan doğan hareket

CJP, bu yılın başlarında Hindistan Başyargıcının işsiz gençleri gazeteciliğe ve aktivizme yöneldikleri gerekçesiyle "hamamböceği" olarak nitelendirmesinden ilham alan hiciv amaçlı bir siyasi hareket olarak ortaya çıktı.

Söz konusu ifadeler büyük tepki çekince başyargıç, yalnızca "sahte ve geçersiz diplomalara sahip kişilerden" bahsettiğini söylemişti.

Ancak pazartesi günü yaşanan kitlesel katılım, resmî bir siyasi parti olmayan CJP'nin artık on binlerce kişiyi sokağa dökebilen güçlü bir toplumsal harekete dönüştüğünü gösterdi.

Wangchuk'un açlık grevi uluslararası dikkat çekti

Son bir aydır protestocular, Delhi'de gösterilerin simgesi haline gelen 300 yıllık Jantar Mantar Gözlemevi çevresinde kamp kuruyordu.

Aktivist ve eğitimci Sonam Wangchuk'un 28 Haziran'da protestolara katılarak taleplere destek amacıyla süresiz açlık grevine başlaması hareketi uluslararası gündeme taşıdı.

Wangchuk cumartesi günü polis tarafından zorla protesto alanından çıkarılarak hastaneye kaldırıldı. Açlık grevine hastanede devam ediyor.

Son dönemde hareket, Modi hükümetine yönelik en görünür toplumsal muhalefet örneklerinden biri haline geldi.

Wangchuk ile CJP'nin kurucusu Abhijeet Dipke, muhalefet partilerinin büyük bölümünün yanı sıra çiftçi liderleri, aktivistler ve Bollywood oyuncuları dahil birçok tanınmış isimden destek aldı.

Hükümet ilk kez görüşme yaptı

Hükümet, pazartesi gününe kadar protestocularla herhangi bir temas kurmamıştı.

Sağlık Bakanı JP Nadda, CJP temsilcileriyle bir araya gelerek taleplerini dinledi.

Görüşme, muson dönemi parlamento oturumunun açıldığı gün ülkenin dört bir yanından on binlerce kişinin CJP'nin parlamentoya yürüyüş çağrısına katılması sırasında gerçekleşti.

İktidardaki BJP'nin üst düzey yöneticilerinden de olan Nadda görüşmenin ardından şu açıklamayı yaptı:

"Görüşme samimi bir atmosferde gerçekleşti. Tüm protestoculara oturma eylemlerini sonlandırmaları ve normal düzenin yeniden sağlanması için yönetime yardımcı olmaları çağrısında bulundum."

CJP Sözcüsü Saurav Das ise yaklaşık 10 dakika süren görüşmenin sonunda hükümetin konuyu değerlendireceği yönünde söz verdiğini ancak hiçbir somut taahhütte bulunmadığını söyledi.

Bir diğer CJP yöneticisi Ashutosh Ranka ise dört saat bekledikten sonra yapılan görüşmeyi "zaman kaybı" olarak nitelendirdi.

İnternet yeniden açılınca protestocuların tavrı sertleşti

Pazartesi akşamı bir ara CJP'nin görüşmenin ardından protestoları sona erdirebileceği izlenimi oluştu.

Ancak gün boyunca bölgede kesildiği anlaşılan internet erişimi yeniden sağlanınca sosyal medyada polis şiddetine ilişkin görüntüler yayılmaya başladı ve hareketin tutumu sertleşti.

Muhabirin aktardığına göre gün içinde başından ağır şekilde yaralanan genç bir protestocu gönüllü doktorlar tarafından tedavi edilirken, bacağı kırılan başka bir öğrenci de Jantar Mantar'a getirildi.

Tam protestocular Nadda ile görüşürken polis ve paramiliter güçler Jantar Mantar'ı boşaltmak için harekete geçti.

Yüzlerini kapatan sivil polisler de üniformalı polislerle birlikte protestocuları coplarla kovalayıp darp etti.

Hoparlörlerden sürekli şu anons yapıldı:

"Hemen ayrılın, bu protesto sona ermiştir."

Protestocular panik içinde polis barikatlarını aşarak kaçmaya çalışırken çok sayıda kişinin yere düştüğü, coplarla vurulduğu, arkadaşların ve kardeşlerin birbirinden ayrıldığı, kadınların ise gözyaşlarına boğulduğu görüldü.

Operasyonu yöneten üst düzey polis yetkilisi soruları yanıtsız bırakırken, kısa süre sonra kıdemli bir kadın polis memuru gazeteciyi bölgeden çıkardı.

İnternet erişiminin yeniden sağlanmasının ardından sosyal medya, güvenlik güçlerinin kadınlar da dahil olmak üzere protestocuları dövdüğünü ve çok sayıda kişinin yerde baygın halde yattığını gösteren görüntülerle doldu.

"Bu barışçıl protesto bitmeyecek"

CJP, pazartesi gecesi yeniden Jantar Mantar protesto alanını kontrol altına aldı ve sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı:

"Bu barışçıl protesto bitmiyor."

Paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"Polis şiddetine rağmen CJP'nin cesur protestocuları geri döndü. Delhi, şimdi ya da asla. Jantar Mantar'a gelin. Dharmendra Pradhan istifa etmelidir."

Polis ve CJP birbirini suçladı

Polis daha sonra yaptığı açıklamada protestocuların "kontrolden çıkmış, saldırgan ve şiddet yanlısı davranışlar sergilediğini", yapılan uyarılara rağmen dağılmayı reddettiklerini ve yürürlükteki yasak kararlarını ihlal ettiklerini söyledi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Göstericiler polislere taş ve çeşitli cisimlerle saldırdı, polis barikatlarını aşmaya çalıştı, polis ve diğer kamu araçlarına zarar verdi, kamu mallarını tahrip etti ve geniş çaplı şiddet olaylarına başvurdu."

CJP ise polis açıklamalarını reddederek saldırgan tarafın güvenlik güçleri olduğunu savundu.

Hareket, yaralanan ya da hukuki desteğe ihtiyaç duyan destekçilerinin kendileriyle iletişime geçmesini istedi.

Kurucu Abhijeet Dipke, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Tüm destekçilerimizden, özellikle de erkek polisler tarafından acımasızca dövülen kızlardan özür diliyorum. Daha iyisini yapabilirdik. Delhi polisinin insanlık dışı uygulamalarından sizi korumak için ben de daha fazlasını yapabilirdim."

Bir başka paylaşımında ise yaralanan destekçilerinden birinin hastanede kritik durumda olduğunu ve onu ziyarete gideceğini söyledi.

Hareket ne talep ediyor?

CJP, Hindistan eğitim sisteminin kapsamlı biçimde yeniden düzenlenmesini ve sınav sorularının sızdırılması olaylarında daha fazla hesap verebilirlik sağlanmasını talep ediyor.

Ulusal Tıp Giriş Sınavı (NEET) sorularının sızdırılmasının ardından hareket, Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını temel talebi haline getirdi.

3 Mayıs'ta yapılan tıp fakültesi giriş sınavına yaklaşık 2 milyon 280 bin aday katıldı.

Soruların sızdırıldığı iddiaları üzerine sınav birkaç gün sonra iptal edildi ve haftalar sonra yeniden yapıldı.

O tarihten bu yana 20'den fazla öğrenci intihar etti. Aileleri, çocuklarının yaşanan skandal nedeniyle büyük bir yıkım yaşadığını belirtti.

Protestocular, Pradhan'ın yaşanan sızıntının siyasi ve ahlaki sorumluluğunu üstlenerek istifa etmesi gerektiğini savunuyor.

Pradhan ise bu talebi reddederek CJP ve destekçilerini "yıkıcı unsurların B takımı" olarak nitelendirdi.

Ancak pazartesi günü yaşanan kitlesel katılım, şiddet olayları ve CJP'nin protesto alanını terk etmeyi reddetmesi, hareketin önümüzdeki günlerde de kamuoyunun gündeminde kalacağını gösteriyor.

 

BBC

Yayınlanma: 21.07.2026 22:16
Ana Sayfaya Dön