Hindistan ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki serbest ticaret anlaşması görüşmeleri, yaklaşık yirmi yıllık çetin pazarlıkların ardından nihai aşamaya yaklaşıyor.
Anlaşmanın çapı ve stratejik önemi nedeniyle hem AB hem de Hindistan tarafından “tüm anlaşmaların anası” olarak tanımlanıyor.
Görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın belirsiz tarife politikalarınedeniyle küresel ticaret ortamında artan risk ve oynaklık döneminde ilerliyor.
Ticaret anlaşmasının hızlıca sonuçlanabileceği belirtiliyor
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, önümüzdeki hafta Hindistan’da düzenlenecek Cumhuriyet Günü kutlamalarına resmi konuklar olarak katılacaklar.
Ancak resmi törenlerin dışında, görüşmelerin ana gündemi, Asya’nın en büyük üçüncü ekonomisi ile derin serbest ticaret anlaşmasını sonlandırmak olacak. Bazı raporlar, iki tarafın üst düzey bir zirvede 27 Ocak’ta anlaşmayı ilan edebileceğini öne sürüyor.
Anlaşma, son dört yılda Hindistan için dokuzuncu serbest ticaret anlaşması olacak; bu, ülkenin Birleşik Krallık, Umman, Yeni Zelanda ve diğerleriyle imzaladığı anlaşmaların ardından geliyor. AB açısından da bu, Mercosur bloğu, Japonya, Güney Kore ve Vietnam ile sözleşmelerden sonra ticaret ağını daha da genişletme çabasının bir parçası.
Trump’ın tarifeleri küresel ticareti dalgalandırıyor
Ticaret müzakereleri, Başkan Trump’ın özellikle Avrupa ile ilişkilerdeki tarife tehditleri ve korumacı ticaret politikaları nedeniyle belirsiz bir dönemde yürütülüyor.
Bu durum, hem Hindistan’ın ABD tarifeleriyle başa çıkma ihtiyacını artırıyor hem de Avrupa’nın Çin’e olan ticaret bağımlılığını azaltma yönündeki arayışını güçlendiriyor.
Bir düşünce kuruluşu yetkilisine göre, bu diplomatik adım Hindistan’ın dış politika çeşitliliğini gösteriyor ve Washington’un politikalarına tamamen bağımlı olmadığını simgeliyor.
Anlaşma her iki taraf için de stratejik önemde
Anlaşma Hindistan için AB pazarına daha derin erişim sağlayarak ihracatı artırma, yatırım fırsatlarını geliştirme ve istihdamı destekleme potansiyeli taşıyor.
AB için ise Hindistan’ın hızla büyüyen ekonomisine erişim sağlamak, tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirmek ve bölgesel jeopolitik bağları derinleştirmek açısından büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, hem Hindistan’ın hem de AB’nin güvenilir ticaret ortakları aradığını ve bu anlaşmanın küresel ticarette belirsizlik ortamında ekonomiler için bir istikrar aracı olabileceğini belirtiyor.
Trump yönetiminin tarifelerden kaynaklanan riskler, ülkelerin daha öngörülebilir ve karşılıklı faydaya dayalı ticaret ilişkileri kurma isteğini artırmış durumda.
BBC / Citi Newsroom