İspanya, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarda kendi topraklarındaki ortak askeri üsleri kullanma talebini reddetti.
Madrid yönetimi, ABD-İsrail’in “gerekçesiz ve tehlikeli askeri müdahalesine” yönelik eleştirilerini de sertleştirdi.
Sosyalist Başbakan Pedro Sánchez, ABD ve İsrail’in İran’a karşı “tek taraflı askeri eylemini” açıkça kınayarak bunun “daha düşmanca ve belirsiz bir uluslararası düzene” katkı sunduğunu söyledi.
Hükümetin, Rota ve Morón’daki üslerin İran’a yönelik devam eden saldırılarda kullanılmasına izin vermemesi bu tutumu pekiştirdi.
Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Pazartesi günü yaptığı açıklamada hükümetin “İran halkı için demokrasi, özgürlük ve temel haklar” istediğini ancak üslerin süren askeri operasyonlarda kullanılmasına hiçbir koşulda izin verilmeyeceğini belirtti.
Telecinco’ya konuşan Albares, “Çok açık ve net olmak istiyorum. Üsler, anlaşma kapsamında olmayan hiçbir şey için ve Birleşmiş Milletler Şartı’na dayanmayan hiçbir faaliyet için kullanılmıyor ve kullanılmayacak” dedi.
Savunma Bakanı Margarita Robles de benzer şekilde, iki üssün de ABD operasyonunda kullanılmadığını vurguladı.
Robles, “ABD ile bu üsler konusunda bir anlaşmamız var; ancak bizim yorumumuza göre operasyonların uluslararası hukuk çerçevesine uygun olması ve uluslararası destek görmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Uçuş takip sitesi Flightradar24 tarafından derlenen haritalar, hafta sonu başlayan ABD-İsrail saldırılarından bu yana Rota ve Morón’dan 15 ABD askeri uçağının ayrıldığını gösterdi. Uçakların en az yedisinin Almanya’daki Ramstein Air Baseüssüne indiği görüldü.
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri ise uçuşların nedenleri hakkında yorum yapmadı.
Cumartesi günü konuşan Sánchez, Donald Trump ve Benjamin Netanyahu’nun başlattığı harekâtın dünyayı daha istikrarsız hale getirdiğini belirterek çatışmaya kalıcı bir siyasi çözüm çağrısı yaptı.
Pazar günü Barselona’da yaptığı konuşmada da aynı temayı yineleyen Sánchez, “İran rejimi söz konusu olduğunda İspanyol toplumunun büyük çoğunluğu gibi baskıcı bir rejime karşı olmak mümkün; ancak aynı zamanda uluslararası hukukun dışında kalan gerekçesiz ve tehlikeli bir askeri müdahaleye de karşı olunabilir” dedi.
Sánchez’in sert açıklamalarının Trump ile ilişkileri daha da zorlaştırabileceği belirtiliyor.
Trump, geçen yıl İspanya’nın NATO üyelerinin savunma harcamalarını GSYH’nin %5’ine çıkarma önerisini kabul etmemesi nedeniyle Madrid’i eleştirmişti.
Ancak İspanya Başbakanı’nın tutumu, Avrupa’da özellikle Gazze savaşı ve AB’nin buna verdiği tepki konusunda en açık sözlü liderlerden biri olmasıyla da örtüşüyor.
Diğer Avrupa liderleri ise Washington’un yurt dışında rejim değişikliği hedefleyen son girişimi karşısında daha temkinli bir çizgi izledi.
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, saldırıların hukuki dayanağına ilişkin şüpheler nedeniyle başlangıçta ABD güçlerinin Diego Garcia ya da diğer İngiliz üslerini kullanmasına izin vermedi.
Ancak İran’ın Orta Doğu genelinde misilleme olarak füze ve insansız hava aracı saldırıları başlatmasının ardından – bunlardan biri Kıbrıs’taki bir İngiliz üssünü hedef aldı – Pazar günü tutumunu değiştirdi.
Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya tarafından yayımlanan ortak açıklamada, “Bölgedeki çıkarlarımızı ve müttefiklerimizin çıkarlarını savunmak için, İran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini kaynağında imha etmeye yönelik gerekli ve orantılı savunma eylemlerini mümkün kılmak dahil adımlar atacağız” denildi.
Trump ise İngiltere’nin karar değişikliğine “fazla uzun sürdü” diyerek tepki gösterdi.
Salı günü Washington’da Trump ile görüşmesi planlanan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran’ın nükleer silah arayışı ve iç baskı politikalarına nasıl yanıt verileceği konusunda yaşanan “ikilemi” anladığını söyledi.
Merz, “Ortaklarımızın İran’a yönelik askeri saldırıları konusunda ders verecek değiliz… Tüm şüphelere rağmen birçok hedefi paylaşıyoruz” dedi.
Ursula von der Leyen ise İran krizine kalıcı bir “diplomatik” çözüm çağrısında bulunarak AB’nin son gelişmelerin olası sonuçlarına karşı hazırlık yapacağını ifade etti.
The Guardian