Miguel Díaz-Canel, ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’yı “ele geçirme” tehditlerine karşı “hiçbir korkusu olmadığını” söyledi.
Díaz-Canel, kendi hayatını vermeye hazır olduğunu da ifade etti.
Pazar günü NBC News’ten gazeteci Kristen Welker ile yayımlanan geniş kapsamlı bir röportajda konuşan Díaz-Canel, ülkesinin olası bir ABD işgaline karşı savaşmaya hazır olduğunu belirtti.
Küba lideri ayrıca, böyle bir senaryoda kendisinin de bu uğurda hayatını kaybetmeye hazır olduğunu vurguladı.
Küba’nın savaş istemediğini vurgulayan lider, “duyarlı” Amerikalıların Florida kıyılarının sadece 90 mil açığında bulunan bu küçük adaya yapılacak bir işgali destekleyeceğine inanmadığını da sözlerine ekledi. Ancak böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde, “tüm taraflar için çok ağır bedeller” ödeneceğini belirtti.
Díaz-Canel, bu yılın başlarında ABD’nin Venezüella Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırmasına atıfta bulunarak,
“Eğer öyle bir an gelirse, ABD’nin Küba’ya karşı askeri bir saldırı başlatmasının ya da ABD’nin bir ‘cerrahi operasyon’ düzenlemesinin ya da bir devlet başkanını kaçırmasının hiçbir gerekçesi olacağını sanmıyorum” dedi.
“Eğer böyle bir şey olursa, çatışmalar çıkacak, bir mücadele yaşanacak ve biz kendimizi savunacağız; gerekirse öleceğiz, çünkü milli marşımızda da söylendiği gibi, ‘Vatan için ölmek, yaşamaktır.’”
Trump, 1959’dan beri ABD için problem (!) olan Küba’yı “ele geçirmekten” defalarca söz etti.
Yönetim, Küba’nın zor durumda olan ekonomisine ve ülke çapındaki elektrik şebekesi arızalarına dikkat çekti.
Ocak ayından bu yana ABD, ülke hükümeti üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla ada çevresinde bir abluka uyguluyor.
Diğer ülkelere Küba’ya petrol göndermemeleri konusunda tehditlerde bulunmasına rağmen, Trump geçen ay “insani nedenlerle” bir Rus petrol tankerinin Küba’ya ulaşmasına izin verdi.
Díaz-Canel, ablukayı “haksız” olarak nitelendirerek ABD hükümetini “zalimlik ve kötülükle” suçladı.
Díaz-Canel, “Bence ABD hükümeti, Küba’ya ve Küba halkına ne kadar acımasız ve zalim davrandığını gözden geçirmeli ve kendilerini Küba’daki durumun kurtarıcısı olarak göstermeye çalışmamalıdır” dedi. “Böyle bir hakları yok.”dedi.
Yine de ABD ve Küba müzakerelere devam ediyor
Díaz-Canel, Küba’nın fiili diktatörü Raúl Castro’nun torunu ve bakıcısıyla özel görüşmeler yaptığı bildirilen Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile konuşmadığını söyledi.
ABD, Küba hükümetinden siyasi tutukluların serbest bırakılması, çok partili seçimlerin düzenlenmesi, sendikaların ve basın özgürlüğünün tanınması gibi önemli taleplerde bulundu.
Ancak Díaz-Canel, bu taleplerin hiçbirini yerine getireceğine dair taahhütte bulunmadı.
Hem Kongre liderleri hem de Küba asıllı Amerikalılar tarafından rejim değişikliği çağrıları yapılsa da, Díaz-Canel cumhurbaşkanlığından istifa etme fikrini şiddetle reddetti.
Díaz-Canel, “Kendi kaderimizi kendimiz belirleme hakkına ve bağımsızlığımıza sahibiz; ABD’nin emirlerine boyun eğmiyoruz” - “Devrimcilerin pes edip istifa etmesi gibi bir kavram da bizim sözlüğümüzde yer almıyor.” dedi.
Politico