GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 49,0196 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.839,91 ₺ ₿BTC: 4.158.118 ₺ 🇺🇸USD: 49,0196 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.839,91 ₺ ₿BTC: 4.158.118 ₺ 🇺🇸USD: 49,0196 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.839,91 ₺ ₿BTC: 4.158.118 ₺
02 Ekim 2026 - 01:52

info@turkglobalmedia.com

Politika

Le Pen’in Fransa Cumhurbaşkanlığı Belirsiz

01.10.2026 22:56
TGM Haber Merkezi
10 okunma
Le Pen’in  Fransa Cumhurbaşkanlığı Belirsiz

Le Pen’in Önde Olmasına Rağmen Fransa Cumhurbaşkanlığı Yarışı Hâlâ Belirsizliğini Koruyor

Bu haberi paylaş:

Anketler henüz zaferin ya da kıyamet senaryolarının habercisi değil.

Brüksel’de ve Avrupa başkentlerinde Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin giderek sert ve sonucu önceden belli görünen bir ikinci turla sonuçlanacağı düşünülüyor: Marine Le Pen ile aşırı solcu Jean-Luc Mélenchon karşı karşıya gelecek ve yarış aşırı sağın zaferiyle sonuçlanacak.

Yaygınlaşan alarmcı yaklaşıma karşı çıkan Fransa’nın tanınmış kamuoyu araştırmacılarından Frédéric Dabi, Rapporteur’a yaptığı açıklamada, bu felaket senaryosunu kesinleşmiş bir sonuç gibi değerlendirmek için henüz çok erken olduğunu söyledi.

Kamuoyu araştırma şirketi IFOP’un direktörü Dabi, bir dizi anketin Le Pen’in Ulusal Birlik (RN) partisini ilk turda yüzde 35 ile yüzde 40 arasında değişen oy oranlarıyla açık ara önde göstermesine rağmen, “Hâlâ büyük bir belirsizlik var” dedi.

Dabi, “Adaylar arasındaki rekabet henüz netleşmediği ve seçmenlere sunulacak siyasi seçenekler kesinleşmediği için kampanya aslında tam anlamıyla başlamış değil” ifadelerini kullandı. İkinci tur tahminlerinin, seçmenlerin ilk turda karşılarında bulacakları seçeneklere bağlı olduğunu belirten Dabi, “2027, yenilenme yarışı olacak” dedi.

Henüz İlk Perde

Görevdeki Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yeniden aday olamaması, Le Pen ve Mélenchon’un ise yerleşik cumhurbaşkanı adayları arasındaki az sayıdaki isimden olması nedeniyle, adayların büyük bölümü cumhurbaşkanlığı için ilk kez yarışmaya hazırlanıyor.

Merkez siyasette belirsizlik sürüyor. Sosyalistler ekim ayının başında bir ön seçim düzenleyecek. Bu arada, birçok küçük ölçekli aday da yarışma şansını hâlâ değerlendiriyor. Merkez sağda ise eski başbakanlar Édouard Philippe ile Gabriel Attal aynı seçmen kitlesinin desteğini almak için rekabet ediyor. İki isim de olası bir ittifak ihtimalini açık tutarken oyları bölüyor.

Bu tablo, seçmenler arasındaki önemli ölçüdeki kararsızlığa da yansıyor. Dabi, “Bugün seçmenlerin tercihleri konusundaki kesinliği henüz oluşmuş değil” dedi ve bütün adayların çevresinde tereddütler gözlemlediğini ekledi.

Bazı anketlerde seçmenlerin yüzde 10 ila yüzde 12’si hâlâ kararını vermiş değil. Bu gruba, tercihlerini Philippe yönünde değiştirebilecek Sosyalist Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Raphaël Glucksmann’ın destekçileri de dâhil.

Dabi, bu değişken tabloyu, siyasi görünümün benzer ölçüde belirsiz olduğu 2002 ve 1995 seçimleriyle karşılaştırıyor. 2002 seçimlerinde aşırı sağcı Jean-Marie Le Pen’in ikinci tura kalması büyük bir şaşkınlık yaratmıştı. 1995’te ise muhafazakâr Jacques Chirac, Sosyalist aday Lionel Jospin’i mağlup etmişti.

Mélenchon’a “Hayır” Diyenler

2027 seçimlerinin belirleyici ruh hâllerinden biri şimdiden güvensizlik olabilir. Dabi, bu durumu “daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor” sözleriyle tanımlıyor.

Fransa’da en sevilen siyasi ve kamusal kişilikleri ölçen 2012 tarihli IFOP–Paris Match araştırmasında, listede yer alan 27 siyasetçiden yaklaşık bir düzinesi genel olarak olumlu değerlendirmeler almıştı. Dabi’nin belirttiğine göre, on yıl sonra olumlu değerlendirmelerle öne çıkan yalnızca bir isim bulunuyor. Üstelik bu kişi bir siyasetçi değil, bir süpermarket yöneticisi.

Sıralamanın diğer ucunda ise Macron, aşırı sağcı yorumcu Éric Zemmour ve Mélenchon yer alıyor. Dabi’ye göre bu tablo, Fransa’daki seçmenlerin nasıl oy kullanacağını araştırmacılara doğrudan göstermiyor. Ancak adayların reddedilme oranlarının göz ardı edilmesini de zorlaştırıyor.

Dabi, Mélenchon’un “çok, çok sağlam” bir çekirdek seçmen kitlesini koruduğunu söylüyor. Bununla birlikte mevcut anketler, olası bir ikinci turda Le Pen karşısında en büyük oy açığıyla karşılaşabilecek adayın Mélenchon olduğunu gösteriyor.

Dabi, “Kendi destekçileri arasındaki son derece yüksek popülerliği ile ona asla oy vermeyecek seçmenlerin büyük oranı arasında belirgin bir karşıtlık var” dedi. Dabi, şu anda seçmenlerin yüzde 60 ila yüzde 70’inin aşırı solcu lider hakkında olumsuz görüş taşıdığını tahmin ediyor.

Sandığa Gitmeme ve Sosis Meselesi

Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimleri seçmenleri güçlü biçimde sandığa yöneltse de katılım oranı, sonucu etkileyebilecek bir başka belirsizlik unsuru olarak öne çıkıyor. Nisan 2022’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda sandığa gitmeyenlerin oranı yüzde 26’ya ulaşarak rekor kırmış ve bu düzey seçim yarışındaki dengeleri değiştirmişti.

Deneyimli kamuoyu araştırmacısı, demografik grupları bir araya getirilerek oy oranlarının tahmin edilebileceği sabit seçim blokları gibi değerlendirmeye karşı uyarıyor. Dabi, “Seçmen kitlesini bir sosis gibi dilimleyemezsiniz” dedi.

Bununla birlikte, Fransa’da 60 yaş üzerindeki seçmenlerin sandığa gitme olasılığı daha yüksek olduğu için bu grup önem taşıyor. Bu seçmenlerin seçimlerdeki ağırlığı, 30 yaş altındakilerin iki katına ulaşıyor. Ancak Dabi, Nicolas Sarkozy’nin 2012’de yaşlı seçmenler arasında beklenenden daha yüksek oy almasına rağmen seçimi kaybettiğini hatırlatıyor.

Dabi’ye göre Le Pen’in gücü, Ulusal Birlik’in bir araya getirdiği geniş seçmen koalisyonundan kaynaklanıyor. Bu koalisyon, partinin tarihsel tabanını da kapsıyor: Ağırlıklı olarak erkeklerden, işçi sınıfından ve işsizlerden oluşan; Marine Le Pen’in babasına ilk destek veren seçmenler.

Ancak Le Pen, 2011’de partinin liderliğini devralmasından bu yana seçmen tabanını genişletti. Bu tabana daha fazla kadın, yaşlı seçmen ve beyaz yakalı profesyonel çalışan katıldı. Ayrıca Dabi’nin “çalışan Fransa” olarak tanımladığı, 35-60 yaş aralığındaki ücretli çalışanlar da bu kitlenin önemli bir parçası hâline geldi.

Dabi’nin verdiği bilgilere göre Le Pen, özel sektör çalışanları arasında yüzde 45 destek alırken Mélenchon’un desteği yüzde 18’de kalıyor.

Dabi, “Bu durum, merkez siyasetteki adayların oldukça dikkat çekici bir zayıflığını ortaya koyuyor” dedi ve Macron’un geçmişte bu seçmen grubu arasında güçlü bir performans sergilediğine dikkat çekti.

Mélenchon ilk kez oy kullanacak genç seçmenlere hitap edebilse de anketler, Ulusal Birlik’in farklı yaş gruplarına yayılan desteğiyle bir “kitle partisine” dönüştüğünü gösteriyor.

Bu durum, Ulusal Birlik’in anketlerde bugün neden önde olduğunu açıklıyor. Ancak Dabi’nin ısrarla vurguladığı gibi, anketlerde önde olmak seçim sonuçlarının önceden kesinleştiği anlamına gelmiyor.

 

Rapporteur

Yayınlanma: 01.10.2026 22:56
Ana Sayfaya Dön