Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in dış politika söylemi AB milletvekillerinin tepkisini çekti
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Çarşamba günü Avrupa Parlamentosu milletvekilleri tarafından sert bir sorgulamaya tabi tutuldu.
Tepkiler, Ukrayna’dan İran’a kadar uzanan çatışmaların sürdüğü bir dönemde Avrupa Birliği’nin hayatta kalabilmesi için daha güçlü olması ve daha az uzlaşmaya dayalı bir yapıya sahip olması gerektiği yönündeki ısrarının ardından artıyor.
Komisyon Başkanı, hafta başında AB büyükelçilerine yaptığı konuşmada Avrupa’nın dünyadaki yerini ve karar alma biçimini “açık gözle ve sert bir şekilde” değerlendirmesi gerektiğini söylemesinin ardından, kendi komiserler ekibi içinden de olmak üzere eleştiriler almıştı.
Von der Leyen ayrıca Avrupa’nın “artık eski dünya düzeninin koruyucusu olamayacağını” ve oybirliği ilkesine odaklanmanın bir “engel” olup olmadığının düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Bu sözler bazıları tarafından AB’nin uluslararası hukuka dayalı geleneksel yaklaşımından uzaklaşması ve Birliğin yürütme organında daha fazla güç toplanması yönünde bir adım olarak yorumlandı.
- Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera, İspanyol soluna mensup bir siyasetçi olarak Salı günü “Belki de kendisini ifade etme biçiminin en uygun yol olmadığı söylenebilir” dedi.
- Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ise von der Leyen ile çelişen bir açıklama yaparak “güç politikasının” uluslararası hukukun yerini alamayacağını vurguladı.
Meslektaşlarından gelen itirazlarla karşılaşan von der Leyen, Çarşamba günü Strasbourg’daki Parlamento konuşmasında sert söylemini yumuşattı.
Leyen, “Dünyayı olduğu gibi görmek, istediğimiz dünya için mücadele etme kararlılığımızı hiçbir şekilde azaltmaz,” dedi ve AB’nin “bir barış projesi olarak kurulduğunu” ve “bu ilkeleri her zaman savunacağını” ekledi.
Ancak bu açıklama onu sert bir sorgulamadan kurtarmaya yetmedi. Farklı siyasi gruplardan Avrupa Parlamentosu üyeleri kürsüye çıkarak yanıt verdi; birçoğu ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ve von der Leyen’in güç politikalarına ilişkin yaklaşımını sert biçimde eleştirdi.
Sosyalistler ve Demokratlar grubunun başkanı Iratxe García, “Savaşa hayır, uluslararası hukuka evet,” derken “Siz, Sayın von der Leyen, Avrupa’nın eski dünya düzeninin koruyucusu olamayacağını söylediniz. Ama sorun dünya düzeninin eski ya da yeni olması değil; sorun, bu düzeni kimin ihlal etmesine izin verdiğinizdir.” diyerek eleştirisini sürdürdü.
Fransa’da cumhurbaşkanlığı için yarışan ve aşırı sağ Patriots grubundan Jordan Bardella, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının “Orta Doğu’yu yeni bir istikrarsızlık dönemine sürüklediğini” söyledi.
Sağ eğilimli Avrupa Muhafazakârları ve Reformcular grubunun eş başkanı Nicola Procaccini ise AB’nin dış politikasının merkezinde Ukrayna’nın Rusya’ya karşı mücadelesinin yer alması gerektiğini belirtti.
Liberal Renew grubunun lideri Valérie Hayer, Avrupa’nın “uluslararası hukuka bağlılığını yeniden teyit etmesi gerektiğini” söyledi ve Avrupa’nın küresel meselelerde daha fazla söz sahibi olabilmesi için “dünyanın bir numaralı ekonomik ve ticari gücü haline gelmesi gerektiğini” ekledi.
Yeşiller grubunun başkan yardımcısı Diana Riba ise “Sayın von der Leyen, cesur olmak savaşa gitmek değildir,” dedi.
Von der Leyen ayrıca İran’daki çatışmanın Avrupa’nın fosil yakıt ithalatına daha az “kırılgan ve bağımlı” hale gelmesi gerektiğini gösterdiğini söylerken savaşın sadece 10 gün içinde Avrupalılara 3 milyar avroya mal olduğunu belirtti.
“Bu çatışmanın başlangıcından bu yana gaz fiyatları yüzde 50, petrol fiyatları ise yüzde 27 arttı,” dedi von der Leyen. “Bunu avroya çevirdiğinizde, savaşın 10 günü Avrupalı vergi mükelleflerine fosil yakıt ithalatı için fazladan 3 milyar avroya mal oldu.”
“Fazladan,” diye özellikle vurguladı.
Orta Doğu’daki savaşın ikinci haftasına girmesiyle — ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışma — petrol fiyatları Pazartesi günü kısa süreliğine varil başına 100 doların üzerine çıktı ve savaşın ne zaman sona ereceğine dair net bir işaret bulunmuyor.
Dünyadaki petrolün yüzde 20’sinin taşındığı hayati bir enerji geçidi olan Hürmüz Boğazı, İran’ın deniz taşımacılığına yönelik tehditleri nedeniyle fiilen kapalı durumda.
Ayrıca İran’ın enerji altyapısına yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları nedeniyle Körfez’deki bazı ülkelerde petrol ve gaz üretimi de yavaşladı.
Politico