Macaristan'ın müstakbel başbakanı Peter Magyar, Orban sistemini değiştirmek için sıradışı bir kabine kuruyor.
Ancak bazı isimler ve Ukrayna politikasına dair soru işaretleri var.
Macaristan'ın müstakbel başbakanı Peter Magyar, çoğu zaman küçük ama etkili jestlerle durumu kendi lehine çevirmeyi başaran dikkat çekici bir yeteneğe sahip.
Bu, ülkenin yakın tarihinde şimdiye kadar hiçbir siyasetçide görülmeyen bir özellik ve Magyar'ın partisi Tisza'nın 12 Nisan 2026'daki tarihi seçim başarısında büyük rol oynadı.
Bunu simgeleyen ve daha sonra Macaristan'da viral olan bir an, Nisan başında güneydeki küçük bir kentte düzenlenen seçim kampanyası etkinliğinde yaşandı.
Magyar, Kremlin'e yakın bir Moskova gazetesinin gazetecilerini fark edince spontane şekilde şöyle seslenmişti:
"Rus propaganda medyasını memnuniyetle karşılıyorum. Özgürlüğün ve rejim değişikliğinin tadını çıkarın!"
Toplanan kalabalık buna alkışlarla karşılık verdi ve "Ruslar evinize dönün!" sloganı attı. Bu tepki, kısa süre önce Viktor Orban'ın 2025 sonbaharında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin karşısında sergilediği "utandırıcı" yakınlaşma girişimlerinin ortaya çıkmasının ardından geldi.
Medya haberlerine göre Orban, Putin'le yaptığı telefon görüşmesinde "her açıdan" yardım sözü verecek kadar boyun eğici bir tutum sergilemişti.
45 yaşındaki Peter Magyar ve hükümetindeki yeni bakanların, Cumartesi günü (09.05.2026) yeni Macaristan parlamentosnun ilk toplantısında yemin etmesi bekleniyor.
Ancak bu da sıradan bir tören olmayacak. Başbakan olmaya hazırlanan Magyar, bu günü "Sistem değişimi bayramı" ilan etti.
İlk kez Roman marşı çalınacak
Görev devri kapsamında Macaristan milli marşının yanı sıra Avrupa marşı, Romanya'daki Transilvanya bölgesinde yaşayan Sekel Macarlarının marşı ve Macar Romanlarının gayriresmî marşı da çalınacak.
Özellikle sonuncusu, ülkedeki yaklaşık 700 bin Roman'a yönelik daha önce görülmemiş bir saygı jesti olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca 12 yıl aradan sonra ilk kez Macaristan parlamentosu binasına Avrupa Birliği bayrağı çekilecek. Ardından Magyar, parlamento meydanında başbakan olarak ilk konuşmasını yapacak.

Tartışmalı isim: Magyar'ın eniştesi bakan oluyor
Magyar'ın sistem değişimini gerçekleştirmek için kurduğu kabine sıra dışı isimlerden oluşuyor.
Dışişleri Bakanı Anita Orban diplomat ve enerji uzmanı. Eski Başbakan Viktor Orban ile soyadı benzerliği ise tamamen tesadüf.
Bir dönem Fidesz partisinin Avrupa yanlısı ve Atlantikçi kanadında yer alıyordu. Ancak bu kanat artık mevcut değil. Anita Orban, 2009 yılında yayımlanan ve uluslararası alanda dikkat çeken İngilizce kitabında, Rusya'nın emperyalist enerji politikasına karşı uyarılarda bulunmuştu.
Yeni kabinenin ekonomi bakanı, eski bir Shell yöneticisi olacak.
Savunma Bakanlığı görevini ise eski Macar Genelkurmay Başkanı Romulusz Ruszin-Szendi üstlenecek. Ukrayna yanlısı tutumu nedeniyle Orban, onu "düşman" ilan etmişti.
Sağlık Bakanı olması beklenen Zsolt Hegedüs, 2005-2015 yılları arasında İngiltere'de ortopedi doktoru olarak çalıştı. Seçim zaferinin ardından sahnede coşkuyla dans ettiği görüntüler kısa sürede büyük ilgi gördü.
Kabinedeki belki de en sıra dışı isim Sosyal İşler ve Aile Bakanı Vilmos Katai-Nemeth olacak.
16 yaşında görme yetisini kaybeden Katai-Nemeth, daha sonra avukat oldu ve Japon dövüş sanatı aikidoda ustalık derecesine ulaştı. Macaristan tarihindeki ilk görme engelli bakan olacak.

Ancak Magyar hükümetinde hayli tartışmalı bir isim de bulunuyor: Adalet Bakanı Marton Mellethei-Barna. Kendisi Peter Magyar'ın eski üniversite arkadaşı ve 2025 sonbaharından bu yana Magyar'ın kız kardeşiyle evli. Yani başbakanın eniştesi.
Bu aile bağı, kamuoyunda eleştirilere yol açtı. Magyar ise adaylığı savunarak eniştesinin hukuk alanındaki yetkinliğine vurgu yaptı.
Ayrıca Adalet Bakanı'nın ve tüm hükümetin, tam bir şeffaflık içinde çalışacağını, aile bağlarının görevi etkilemeyeceğini söyledi.
İç ve dış politikadaki öncelikler
Magyar'ın başbakan olarak iki büyük önceliği bulunuyor.
İç politikada Viktor Orban'a göre şekillenen sistemi tümüyle dağıtması ve hukuk devletini yeniden tesis etmesi gerekiyor.
Bunun için ilk adımlardan biri olarak bir "yolsuzlukla mücadele kurumunun" yanı sıra hukuksuz biçimde Orban'a yakın isimlere aktarılan devlet kaynaklarının geri alınmasını sağlayacak bir "mal varlığı geri kazanım kurumu" oluşturulması planlanıyor.
Magyar ayrıca Orban'a yakın devlet medyasını kapatacağını ve yerine bağımsız yeni bir kamu yayıncılığı sistemi kuracağını açıkladı.
Yeni hükümetin "Orban'ın kuklaları" olarak tanımladığı isimleri ne ölçüde sistem dışına itebileceği ise belirsizliğini koruyor.
Tisza partisinin, parlamentoda üçte iki çoğunluğa sahip olmasına rağmen bunun zor olabileceği belirtiliyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok, başsavcı ve üst düzey yargı mensupları hâlâ görevde.
Cumhurbaşkanı Sulyok'un istifa etmemesi durumunda reformları ciddi biçimde geciktirme imkânı bulunuyor.

Dış politikada ise Magyar, Macaristan'ı yeniden Avrupa Birliği ve NATO içinde güvenilir bir ortak haline getirmek, Orta ve Doğu Avrupa'daki komşularla özellikle de Polonya ile ilişkileri iyileştirmek ve dondurulan AB fonlarının yeniden serbest bırakılmasını sağlamak istiyor.
Bu son hedef Macaristan için hayati önem taşıyor. Çünkü ülke beklenenden daha ağır bir ekonomik ve mali kriz içinde. Viktor Orban'ın geniş harcama politikası nedeniyle bütçe açığı yüzde altı sınırına yaklaşmış durumda.
Ukrayna'ya karşı sert ton
Dış politikanın bir alanı ise Magyar ve hükümeti açısından bir tür demokrasi ve popülizm sınavına dönüşebilir: Ukrayna politikası.
Müstakbel başbakan, kısa süre önce Ukrayna Devlet Başkanı'nı, nüfusunun çoğunluğu Macarlardan oluşan Ukrayna'daki Berehowe (Beregszasz) kasabasına "tarihî bir görüşme" için davet etti.
Diplomatik teamüllerde bir hükümet liderinin kendisini başka bir ülkeye davet etmesi ve devlet başkanının hangi kente gelmesi gerektiğini belirlemesi alışılmış bir durum değil.
Magyar bununla da yetinmedi. Ukrayna'nın Macar azınlığa artık "ikinci sınıf vatandaş" muamelesi yapmaması halinde Macaristan'ın, Kiev yönetimin AB üyeliği çabalarını destekleyeceğini söyledi.
Dikkat çekici olan ise Magyar'ın bu açıklamayı Berehowe Belediye Başkanı Zoltan Babjak ile görüştükten sonra yapmış olması. Babjak, daha önce kendisine Ukrayna'daki Macarların herhangi bir ayrımcılığa uğramadığını söylemişti.
DW