GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 44,0529 ₺ 🇪🇺EUR: 51,8135 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.146,88 ₺ BTC: 3.047.577 ₺ 🇺🇸USD: 44,0529 ₺ 🇪🇺EUR: 51,8135 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.146,88 ₺ BTC: 3.047.577 ₺ 🇺🇸USD: 44,0529 ₺ 🇪🇺EUR: 51,8135 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.146,88 ₺ BTC: 3.047.577 ₺
03 Mart 2026 - 02:03

info@turkglobalmedia.com

Macron’un nükleer konuşması öncesi Avrupa caydırıcılığına dair soru işaretleri

Macron’un nükleer konuşması öncesi Avrupa caydırıcılığına dair soru işaretleri

AB
02.03.2026 11:35
TGM Haber Merkezi

AB liderleri, ABD’nin nükleer şemsiyesine alternatif arayışında; ancak seçenekler belirsiz.

Bu haberi paylaş:

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pazartesi günü ülkesinin güncellenmiş nükleer doktrinini açıklayacak. 

ABD’nin Avrupa’dan kısmi geri çekilme sinyalleri vermesi, Avrupa’nın nükleer şemsiyesinin genişletilmesine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Fransa, Avrupa’daki iki nükleer güçten biri ve tam anlamıyla bağımsız olan tek ülke konumunda. Diğer nükleer güç olan Birleşik Krallık ise kapasitesi açısından kısmen ABD’ye bağımlı. 

Ancak Fransa’nın yaklaşık 300 nükleer başlığa sahip olması, ABD ve Rusya’nın her birinin elinde bulunan 5.000’den fazla başlıkla kıyaslandığında oldukça sınırlı kalıyor.

Fransa’nın eski cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, ülkenin nükleer doktrinini ilk kez 1959 yılında oluşturdu. O tarihten bu yana Fransa, başlık sayısını düşük tutarak hem kendini savunmayı hem de potansiyel bir hasma ağır zarar verebilecek kapasiteyi korumayı hedefledi.

Bugün Fransa’nın caydırıcılığı iki ayaklı bir yapıya sahip. Paris yönetimi, denizden nükleer füze fırlatabilen dört nükleer enerjili denizaltıya sahip. 

Ayrıca ülkenin hava konuşlu nükleer caydırıcılığı, Rafale savaş uçakları filosu tarafından taşınıyor; bu uçakların bir kısmı Charles de Gaulle uçak gemisinde konuşlu bulunuyor.

Ancak Avrupa’nın Washington’a güvenip güvenemeyeceğine dair soru işaretleri arttıkça, bazı Avrupalı liderler Fransa’yı potansiyel bir seçenek olarak görmeye başladı. 

Bu liderler, Fransa’nın nükleer duruşuna ilişkin olası kararların doğrudan Macron’un sorumluluğunda olması nedeniyle konuşmayı büyük dikkatle izleyecek.

Almanya Dış İlişkiler Konseyi araştırmacılarından Emil Archambault, “Fransız pozisyonu her zaman nükleer silah kullanımının yalnızca cumhurbaşkanının vereceği bir karar olduğu yönündedir” dedi.

Fransa’nın açıklamaları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarından iki gün sonra gelecek. Söz konusu saldırılar, Orta Doğu genelinde askeri misillemelere yol açtı. ABD, Haziran ayında da İran’daki üç nükleer tesisi hedef almıştı.

İran’daki saldırılardan önce Elysee kaynakları, son aylarda savaşın “sıradanlaşması” gibi bir durumun ortaya çıktığını; nükleer silaha sahip ya da İran gibi bu kapasiteyi geliştirmeye çalışan ülkelerin yüksek yoğunluklu çatışmalara girebildiğini belirtmişti.

Avrupa boyutu hâlâ belirsiz

Macron’un nükleer caydırıcılık konusundaki son kapsamlı konuşması 2020 yılında gerçekleşti. O dönemde Macron, Fransa’nın “hayati çıkarlarının” bir “Avrupa boyutu” olduğunu söylemiş ve Avrupa’nın kolektif güvenliğinde Fransa’nın nükleer caydırıcılığının rolü üzerine “stratejik diyalog” çağrısında bulunmuştu.

Fransa’nın 2022 Stratejik Gözden Geçirme belgesinde de caydırıcılığın sözde “Avrupa boyutuna” atıf yapılmış, bunun büyük bir savaşın önlenmesinde “hayati bir rol” oynadığı savunulmuştu.

ABD’nin nükleer şemsiyesinin güvenilirliğine yönelik kaygılar ise aradan geçen yıllarda daha da arttı. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO üyesi Danimarka’dan Grönland’ı ilhak etme yönündeki tehditleri bu endişeleri pekiştirdi.

ABD Savunma Bakanlığı Politika Müsteşarı Elbridge Colby, yakın zamanda NATO savunma bakanlarına Washington’un “ABD’nin genişletilmiş nükleer caydırıcılığını sağlamaya devam edeceğini” söyledi. 

ABD’nin Belçika, Almanya, İtalya, Hollanda ve Türkiye’de konuşlu B61 tipi yerçekimi bombaları bulunuyor; bu silahlar ABD’nin kontrolünde kalmaya devam ediyor.

Buna karşın Avrupalı liderlerin Washington’a tam olarak güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheleri açıkça sürüyor. 

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya’nın Fransa ile gizli görüşmeler yürüttüğünü ve Berlin ile diğer Avrupa güçlerinin Avrupa genelinde bir nükleer caydırıcılık sisteminin oluşturulmasını tartıştığını söyledi; ancak görüşmelerin “henüz başlangıç aşamasında” olduğunu kabul etti.

Yine de Fransa cumhurbaşkanının nükleer karar alma süreçleri üzerindeki sıkı kontrolü, Macron’un ya da gelecekteki herhangi bir Fransız liderin bu yetkiyi Avrupalı muhataplarına devretmesinin düşük ihtimal olduğunu gösteriyor.

Üstelik fikir, üst düzey isimlerden de itiraz görüyor. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, mevcut Amerikan caydırıcılığının yerine geçecek tam teşekküllü bir Avrupa nükleer şemsiyesinin ABD’ye yanlış mesaj vereceği uyarısında bulundu. 

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de Ocak ayında Avrupa Parlamentosu üyelerine yaptığı konuşmada Avrupa’nın kendi nükleer kapasitesini geliştirmesinin “milyarlarca ve milyarlarca euroya” mal olacağını söyleyerek fikri eleştirdi.

Archambault’a göre ise Avrupa’nın nükleer kapasitesi, daha çok tatbikatlar, eğitim, istihbarat paylaşımı ve nükleer olmayan diğer alanlarda iş birliği şeklinde somutlaşabilir.

Ayrıca, NATO’nun üçüncü nükleer gücü olan Birleşik Krallık ile daha yakın iş birliğine yönelik bir mesaj da gündeme gelebilir. 

Ancak Londra’nın Trident nükleer silah sistemi, ABD yapımı ve ABD tarafından bakımı yapılan füzelere dayanıyor.

 

Euractiv

Yayınlanma: 02.03.2026 11:35
Ana Sayfaya Dön