GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.018.424 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.018.424 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.018.424 ₺
16 Temmuz 2026 - 23:30

info@turkglobalmedia.com

Meloni, kendi müttefiklerinin amiral gemisi reformunu torpillemesiyle sarsıldı

Meloni, kendi müttefiklerinin amiral gemisi reformunu torpillemesiyle sarsıldı

Politika
16.07.2026 11:48
TGM Haber Merkezi

Muhalefet liderleri, yenilgiyi Meloni’nin kendi çoğunluğu üzerindeki kontrolünü kaybettiğinin kanıtı olarak değerlendirdi.

Bu haberi paylaş:

Başbakan Giorgia Meloni, kendi iktidar koalisyonundaki milletvekillerinin amiral gemisi niteliğindeki seçim reformunu engellemeye yardımcı olmasının ardından en büyük siyasi gerilemelerinden birini yaşadı ve bu durum çoğunluğundaki çatlakları gözler önüne serdi.

Hükümet, Salı günü yapılan gizli oylamada tek oy farkla yenilgiye uğradı. Meloni’nin iktidar ittifakındaki bazı parlamenterler, reform açısından kritik öneme sahip görülen bir değişiklik önergesine destek vermeyince, reform paketinin tamamı tehlikeye girmiş oldu.

Bu yenilgi, başbakanın yalnızca birkaç ay içinde aldığı ikinci büyük siyasi darbe oldu. Mart ayında güçlü biçimde desteklediği referandumun başarısızlığa uğramasının ardından gelen bu gelişme, Meloni’nin iç ve dış politikada karşı karşıya kaldığı sorunlar zincirine bir yenisini ekledi.

Yenilgi özellikle acı verici oldu; çünkü seçim reformu, Meloni’nin göreve geldiğinden bu yana hayata geçirmeye çalıştığı değişikliklerin temel unsurlarından biri ve en önemli siyasi önceliklerinden biri haline gelmişti.

“Çoğunluk içinde eksik kalan birkaç oy vardı ve bu durum üzerinde düşünmemizi gerektiriyor,” dedi Meloni.

İsyanın odağında, yasa tasarısının en tartışmalı unsurlarından biri olan “tercihli oy” sisteminin yeniden yürürlüğe konulması yer aldı. Bu sistem, seçmenlerin parti listelerindeki bireysel adayları seçebilmesine imkân tanıyor ve bölgesel ile Avrupa seçimlerinde kullanılan sisteme benziyor.

Meloni bu öneriyi desteklerken, koalisyonunun bazı kesimleri ikna olmadı ve gizli oylama, muhalif milletvekillerine parti çizgisinden ayrılma fırsatı verdi. Görevde bulunduğu süre boyunca Meloni, İtalya başbakanlarının çok azının sahip olabildiği bir siyasi istikrar yakaladı.

Hükümetinin eylül ayında mevcut İtalya Cumhuriyeti döneminin en uzun süre görev yapan hükümeti olması bekleniyor. Eğer planlanan 2027 seçimlerine kadar görevde kalabilirse, savaş sonrası dönemde tam beş yıllık görev süresini tamamlayan ilk İtalyan hükümeti olacak.

Bu istikrar, Meloni’nin uluslararası alandaki konumunu da güçlendirdi. 

Bir dönem Avrupa başkentlerinde temkinli yaklaşılan bir isim olarak görülen Meloni, bugün AB liderlerinin yakın iş birliği yaptığı bir siyasetçi haline geldi; müzakerelerde kilit rol üstlendi ve göçten ticarete, Ukrayna’ya destekten diğer tartışmalı başlıklara kadar Birliğin en hassas konularının şekillenmesine katkıda bulundu.

Ülke içinde koalisyon ortakları arasında kamuoyuna yansıyan anlaşmazlıklar sık yaşansa da bunlar, başbakanla bu kadar yakından özdeşleşen konularda bugüne kadar nadiren parlamentoda yenilgiye dönüşmüştü.

Kan kokusu alan muhalefet

Muhalefet liderleri, yenilgiyi Meloni’nin artık kendi çoğunluğu üzerindeki kontrolünü kaybettiğinin kanıtı olarak gördü ve bunun siyasi sorumluluğunu üstlenmesini istedi.

Demokrat Parti lideri Elly Schlein, Salı günü yaptığı açıklamada, “Başarısız olduklarını kabul etmeli ve İtalya’ya ülkenin karşı karşıya olduğu sorunlarla başa çıkabilecek bir hükümet kazandırmalılar,” dedi.

Beş Yıldız Hareketi (M5S) lideri ve eski başbakan Giuseppe Conte ise Meloni’nin krizi kabul etmesi ve İtalya’yı erken seçime götürmesi gerektiğini söyledi. “Kendi başbakanınıza olan güveninizi geri çektiniz.”

Meloni’nin durumu tırmandırıp tırmandırmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

İtalyan araştırma şirketi YouTrend’in başkanı Lorenzo Pregliasco, yaptığı açıklamada, “Esasen üç olasılık var,” 

“Reformdan vazgeçebilir, belki de tercihli oy sistemini çıkararak reformu geçirmeye çalışmaya devam edebilir ya da her şeyi dağıtabilir. Bu oylama, bir bakıma güven oylamasına benziyor.” dedi.

En sert seçenek ise oylamayı fiilen bir güvensizlik oyu olarak değerlendirip ülkeyi sandığa götürmek olacak.

Bu ihtimal, Meloni’nin mart ayında yaşadığı siyasi gerilemeden bu yana İtalya siyasetinin gündeminde yer alıyor ve ülkenin normal şartlarda seçimlere gelecek yıl gidecek olmasına rağmen aylardır erken seçim tartışmalarını körüklüyor.

Pregliasco, “Erken seçime gitmenin mi yoksa gelecek yıla kadar bekleyip hükümetin daha da yıpranması riskini göze almanın mı daha iyi olduğunu söylemek zor,” dedi.

Meloni şimdi sağdan gelen daha ciddi bir tehditle karşı karşıya bulunuyor. Bu tehdit, başbakanı iktidara taşıyan tavizsiz gündemden uzaklaşmakla suçlayan General Roberto Vannacci’nin yeni kurduğu aşırı sağ partisi tarafından temsil ediliyor.

Anketlerde şimdiden yüzde 6’nın üzerinde destek gören Vannacci, İtalyanlar bir sonraki seçimde sandık başına gittiğinde gelecekteki sağ çoğunluğun şekillenmesinde belirleyici bir aktör haline gelebilir.

Pregliasco, “Projeksiyonlarımız, mevcut durumda merkez sağın rahat bir çoğunluk elde etmesinin giderek zorlaştığını gösteriyor,” dedi. “Eğer Roberto Vannacci koalisyonun dışında kalırsa, merkez solun dar bir çoğunluk elde etmesi bile daha olası hale gelebilir.”

 

Euractiv

Yayınlanma: 16.07.2026 11:48
Ana Sayfaya Dön