Scale AI’nin serbest çalışanları, yapay zekâyı eğitmek için insanların kişisel profillerini ve telifli eserlerini kullanmanın yarattığı çaresizliği anlattı.
Meta’nın ortak olduğu bir şirket tarafından on binlerce kişiye, Instagram hesaplarını tarayarak, telifli eserleri toplayarak ve pornografik ses kayıtlarını yazıya dökerek yapay zekâyı eğitmeleri için ödeme yapıldı.
Scale AI, Mark Zuckerberg’in sosyal medya imparatorluğunun yüzde 49’una sahip olduğu bir şirket olarak, Outlier adlı platform aracılığıyla üst düzey yapay zekâ sistemlerini geliştirmek amacıyla tıp, fizik ve ekonomi gibi alanlarda uzmanları işe aldı.
Platform sitesinde “Yapay zekânın öğreneceği uzman olun” sloganıyla güçlü referanslara sahip kişiler için esnek çalışma fırsatları sunuluyor.
Ancak platform çalışanları, üst düzey sistemleri geliştirmekten oldukça farklı ve etik açıdan rahatsız edici olarak tanımladıkları bir süreçte, başkalarına ait geniş çaplı kişisel verileri taramakla görevlendirildiklerini söyledi.
Outlier, Pentagon ve ABD savunma şirketleriyle sözleşmeleri bulunan Scale AI tarafından yönetiliyor.
- Şirketin CEO’su ve aynı zamanda Meta’nın yapay zekâ şefi olan Alexandr Wang, Forbes tarafından “dünyanın kendi kendini yetiştirmiş en genç milyarderi” olarak tanımlanmıştı.
- Eski genel müdürü Michael Kratsios ise ABD Başkanı Donald Trump’ın bilim danışmanı.
ABD’de yaşayan bir Outlier çalışanı, Facebook ve Instagram dahil Meta platformlarının kullanıcılarının, hesaplarından verilerin nasıl toplandığını görse şaşıracağını söyledi.
“İnsanların, rastgele bir eyalette bir masada oturan birinin sosyal medya profilinize bakıp bunu yapay zekâ verisi üretmek için kullandığını tam olarak anladığını sanmıyorum,” dedi.
Guardian, bazıları bir yıldan uzun süredir çalışan 10 Outlier çalışanıyla konuştu. Bu kişilerin çoğunun gazeteci, yüksek lisans öğrencisi, öğretmen ve kütüphaneci gibi başka işleri de vardı. Ancak yapay zekâ tehdidi altındaki bir ekonomide ek gelire ihtiyaç duyuyorlardı.
“Birçoğumuz gerçekten çaresizdik. Pek çok kişi bu işe gerçekten ihtiyaç duyuyordu, ben de dahil, ve kötü bir durumu en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştık.”
Dünya genelinde giderek büyüyen yapay zekâ serbest çalışanları sınıfı gibi, çoğu kişi aslında kendi yerlerine geçecek sistemleri eğittiklerine inanıyordu.
Bir sanatçı, “hayallerimin otomasyonuna doğrudan katkıda bulunduğum için içselleştirilmiş bir utanç ve suçluluk” hissettiğini söyledi.
“İnsan olarak bu durum beni sisteme karşı öfkelendiriyor,”
Yapay zekâ serbest çalışanlarını davalarda temsil eden Clarkson hukuk firmasından Glenn Danas, dünya genelinde yüz binlerce kişinin Outlier gibi platformlar için çalıştığını tahmin ediyor.
Guardian, Birleşik Krallık, ABD ve Avustralya’daki “tasker” olarak adlandırılan çalışanlarla görüştü.
Görüşmelerde, çalışanlar yapay zekâ serbest işlerinin giderek tanıdık hale gelen zorluklarını anlattı: sürekli izlenme ve parça başı, istikrarsız çalışma.
Scale AI, potansiyel çalışanları çekmek için “yemleme ve değiştirme” taktikleri kullanmakla suçlanıyor — işe alım sürecinde yüksek ücret vaat edilip sonrasında çok daha düşük teklifler sunulması gibi.
Şirket devam eden davalar hakkında yorum yapmazken, bir kaynak ücretlerin ancak çalışanlar daha düşük ücretli projelere gönüllü olarak katıldığında değiştiğini söyledi.
Çalışanlardan bazı görevler için uygunluk kazanmak adına defalarca ücretsiz yapay zekâ mülakatlarına katılmaları istendi; bazıları bu mülakatların yapay zekâ eğitimi için yeniden kullanıldığını düşündü.
Hepsi, “Hubstaff” adlı bir platform üzerinden sürekli izlendiklerini ve bu sistemin ziyaret ettikleri sitelerin ekran görüntülerini alabildiğini söyledi.
Şirket kaynağı, bu sistemin doğru ödeme yapılmasını sağlamak için kullanıldığını, aktif gözetim amacı taşımadığını belirtti.
Bazı çalışanlar pornografik ses kayıtlarını yazıya dökmek, ölü hayvan fotoğraflarını ya da köpek dışkısını etiketlemek gibi görevler aldıklarını anlattı.
Bir doktora öğrencisi, bebek genital organlarını gösteren bir diyagramı etiketlemek zorunda kaldığını söyledi. Ayrıca şiddet içeren polis çağrıları da bulunuyordu.
Bir öğrenci, “Bize bu görevde çıplaklık olmayacağı söylenmişti. Uygun davranış, kan yok gibi kurallar vardı,” “Ama sonra pornografik ses kayıtları ya da insanların kusma görüntüleri geliyordu.” diyerek sürecin sorunlarını dile getirdi.
Guardian, Outlier’ın çalışanlara verdiği görevlerden bazılarına ait video ve ekran görüntülerini inceledi.
Bunlar arasında köpek dışkısı fotoğrafları ve “Bir mahkûm bir ıslah kurumunda emirlere uymayı reddederse ne yaparsınız?” gibi sorular yer alıyordu.
Şirket kaynağı, uygunsuz içerik işaretlendiğinde görevlerin durdurulduğunu ve çalışanların kendilerini rahatsız eden görevleri yapmak zorunda olmadığını söyledi.
Ayrıca çocuk istismarı veya pornografi içeren projelerin alınmadığını ekledi.
Çalışanlara göre sosyal medya taraması beklentisi yaygındı.
Yedi kişi, başkalarının Instagram ve Facebook hesaplarını inceleyip kişileri isimleri, konumları ve arkadaşlarıyla birlikte etiketlediklerini söyledi.
Bazı görevlerde 18 yaş altı kullanıcıların hesapları da yer aldı. Görevler, daha önce yüklenmemiş yeni veriler gerektirecek şekilde tasarlanmıştı.
Guardian’ın gördüğü bir görevde, çalışanların Facebook’taki fotoğrafları seçip kullanıcıların yaşına göre sıralaması isteniyordu. Bazıları bu görevleri rahatsız edici buldu; biri yalnızca ünlülerin fotoğraflarını kullanarak tamamlamaya çalıştığını söyledi.
Bazı çalışanların görüşleri şu şekilde:
- “Çocukların fotoğraflarını kullanmak beni rahatsız etti.”
- “Arkadaşlarımı ya da ailemi kullanmadım,”
- “Etik olarak bunu doğru bulmuyorum.”
Şirket kaynağı, özel hesapların incelenmediğini ve kişisel ilişkilerin etiketlenmesi gibi görevlerden haberdar olmadığını söyledi. Ancak kamuya açık çocuk verilerinin kullanıldığını kabul etti.
Başka bir görevde ise çalışanlardan telifli sanat eserlerini toplaması istendi. Amaç, yapay zekânın kendi sanatsal üretimini geliştirmesiydi. Çalışanlar seçenekleri tükendiğinde sanatçıların sosyal medya hesaplarına yöneldi.
Guardian’ın gördüğü belgelerde, “Yapay zekâ tarafından üretilmiş görselleri KULLANMAYIN” gibi uyarılar yer aldı.
Şirket kaynağı, telifli eserlerin kullanılmasının istenmediğini ve bu tür çalışmaları reddettiklerini belirtti.
Çalışanlar ayrıca eğittikleri yapay zekânın ne yapacağı konusunda da belirsizlik yaşadıklarını söyledi.
“Diyagram etiketlemek zaten yapay zekânın yapabileceği bir şey gibi görünüyor, o yüzden neden ölü hayvanlara ihtiyaç var merak ediyorum,” dedi biri.
Scale AI’nin müşterileri arasında Google, Meta ve OpenAI gibi büyük teknoloji şirketleri ile ABD Savunma Bakanlığı ve Katar hükümeti bulunuyor. Şirket, büyüyen yapay zekâ modellerinin ihtiyaç duyduğu etiketli veri açığını kapatıyor.
Çalışanlar, görevlerde ChatGPT ve Claude gibi araçları kullandıklarını, bazı verilerin Meta’dan geldiğini ve yeni model Avocado’yu eğitiyor olabileceklerini düşündüklerini söyledi.
Meta ve Anthropic yorum taleplerine yanıt vermedi. OpenAI ise Haziran 2025’te Scale AI ile çalışmayı bıraktığını açıkladı.
Çalışanların çoğu hâlâ Outlier’da görev almaya devam ediyor. Ücretler düzensiz ve toplu işten çıkarmalar yaşanıyor. Ancak yapay zekâ geleceği hızla yaklaşırken başka seçenekleri olmadığını düşünüyorlar.
Çalışanlardan biri bu konuda, “Yapay zekâ konusunda olumlu olmak zorundayım, çünkü alternatif daha kötü. Umarım zamanla her şey yoluna girer.” şeklinde görüşlerini paylaşıyor.
Scale AI sözcüsü ise şu açıklamayı yaptı: “Outlier, şeffaf ücretlendirme ile esnek proje bazlı işler sunar. Katılımcılar ne zaman ve nasıl çalışacaklarını kendileri seçer.”
Politico