Parlamento Başkanı ile AB üyesi ülkeler, internette çocuk istismarı materyallerinin tespit edilmesi peşinde
Yetkililer, çevrim içi hizmetlerin taranmasına izin verecek bir yasayı geçirmek için usule ilişkin siyasi hamleler yapıyor.
Avrupa Parlamentosu, gizlilik endişeleri nedeniyle teknoloji şirketlerinin platformlarını çocuklara yönelik cinsel istismar materyallerini (CSAM) tespit etmek amacıyla taramalarına izin veren yasa teklifini reddettiğinde, Parlamento Başkanı Roberta Metsola bu sonuçtan memnun kalmadı.
Şimdi ise milletvekillerinden aynı yasa için yeniden oylama yapmalarını istiyor.
Nadiren kullanılan bir usulü devreye sokan Metsola — fiilen AB üyesi devletlerden aynı yasa teklifini ikinci kez Parlamento'ya göndermelerini talep ederek — söz konusu düzenlemeyi önümüzdeki günlerde Strazburg'da gerçekleştirilecek genel kurul gündemine yeniden taşıdı.
Teklif şimdi, kabul edilme ihtimalini artıran kurallar çerçevesinde yeniden oylanacak.
Çevrim içi çocuklara yönelik cinsel istismar materyalleriyle mücadele etmeyi amaçlayan yasa tasarısı, teknoloji şirketlerinin hizmetlerini bu içerikler açısından yasal olarak tarayabilmesine olanak tanıyacak.
Polis, soruşturmacılar ve çocuk hakları savunucuları bu düzenlemenin, pedofillerin yasa dışı içerikleri internet üzerinden yaymasını engellemek açısından kritik önemde olduğunu savunurken; gizlilik savunucuları, siber güvenlik uzmanları ve teknoloji sektörü yetkilileri ise söz konusu kuralların internet kullanıcılarının kitlesel gözetimini mümkün kılacağı uyarısında bulunuyor.
Konu son yıllarda Avrupa siyasetinde hararetli tartışmalara yol açtı ve teknoloji milyarderi Elon Musk'tan Almanya Başbakanı Friedrich Merz'e kadar birçok ismin görüş bildirmesine neden oldu.
Metsola'nın mensubu olduğu merkez sağ Avrupa Halk Partisi'nin (EPP), "Parlamento olarak ortaya koyduğumuz tutumu açık ve aktif biçimde baltaladığı" değerlendirmesinde bulunan liberal Renew Grubu'nun Hollandalı milletvekili Raquel García Hermida-van der Walle, aynı yasa teklifinin ikinci kez oylamaya sunulmasına tepki gösterdi.
Metsola'nın sözcüsü ise konunun daha önce Parlamento'daki siyasi grup başkanlarının toplantısında gündeme getirildiğini ve bu yönde talepte bulunulduğunu belirtti. Sözcüye göre hiçbir siyasi grup plana açık şekilde itiraz etmedi.
AB, çocuk haklarını savunanlarla gizlilik yanlıları arasındaki derin görüş ayrılıklarını aşabilecek bir yasal düzenleme hazırlamakta uzun süredir zorlanıyor ve bu konuda yapılan birçok yasama girişimi defalarca çıkmaza girdi.
Önümüzdeki günlerde oylanacak yasa tasarısı ise geçici bir çözüm niteliği taşıyor. Düzenleme, teknoloji şirketlerini AB'nin haberleşmenin gizliliğine ilişkin mahremiyet kurallarındaki bazı yükümlülüklerden muaf tutarak bu firmaların CSAM içeriklerini taramasına izin veren bir ara çözüm sunuyor.
Milletvekilleri aynı zamanda kalıcı bir hukuki çözüm üzerinde de müzakereler yürütüyor ancak geçen ayın sonlarında yapılan siyasi görüşmelerin ardından bu süreç de çıkmaza girmiş durumda.
Sıradan olmayan bir prosedür
Bu yasa tasarısının önünü açma girişimi, milletvekillerini AB'nin usul kurallarını yeniden incelemeye zorluyor.
Avrupa Parlamentosu ile Avrupa Birliği Konseyi, adına bakıldığında sık kullanılan bir yöntem izlenimi veren ancak gerçekte neredeyse hiçbir zaman tüm aşamalarıyla uygulanmayan "olağan yasama usulü"nü takip ediyor.
Normal şartlarda Avrupa Komisyonu bir yasa teklifi sunduktan sonra Konsey ve Parlamento kendi farklı metinlerini oluşturuyor ve ardından Brüksel'de "trilogue" olarak bilinen üçlü müzakerelerde uzlaşmaya varmaya çalışıyor.
Teknik olarak bu durum, milletvekillerinin yasama sürecinin yalnızca ilk birkaç aşamasını uyguladığı ve kurumlar arasındaki anlaşmazlıkları çözmeye yönelik resmi son mekanizmaya neredeyse hiç ulaşılmadığı anlamına geliyor.
Bu yılın başlarında, uzun süredir bekleyen hava yolu yolcu haklarına ilişkin yasa, nadiren başvurulan "uzlaştırma (conciliation)" prosedürü kullanılarak kabul edilmişti. Ondan önce ise bu prosedürün kullanıldığı son örneği bulmak için 2013 yılına kadar gitmek gerekiyor.
Destekçiler avantajlı konumda
CSAM yasa tasarısının mevcut versiyonu, Avrupa hükümetlerinin daha önce güçlü biçimde desteklediği metinle aynı.
AB Konseyi'ndeki üye ülkeler, Metsola'nın haziran sonunda yaptığı talebin ardından son günlerde tasarının yeniden Parlamento'ya gönderilmesinin önünü açtı.
Pazartesi günü Metsola'nın partisi EPP'nin, yasa tasarısının acil olarak oylanması için resmî başvuruda bulunması bekleniyor.
Salı günü milletvekilleri bu acil oylamanın yapılıp yapılmayacağını oylayacak.
Perşembe günü ise genel kurulda yasa teklifinin kendisi oylanacak.
Bu sıra dışı prosedürün kullanılması, yasa tasarısını destekleyen merkez sağ Avrupa Halk Partisi ile AB üyesi ülkeleri avantajlı konuma getiriyor.
Konsey'den gelen yasa teklifinin reddedilmesi ya da değiştirilmesi için Parlamento'da "mutlak çoğunluk" gerekiyor. Bu da Parlamento üyelerinin en az yarısının, yani 361 milletvekilinin desteği anlamına geliyor.
Buna karşılık teklifin kabul edilmesi için yalnızca "basit çoğunluk", yani oylamaya katılan milletvekillerinin yarısından bir fazlasının desteği yeterli oluyor.
Parlamento mart ayında Konsey'in tutumunu reddettiğinde, 311 milletvekili teklife karşı, 228 milletvekili lehte, 92 milletvekili ise çekimser oy kullanmıştı. Aynı tablo perşembe günkü olası oylamada tekrar yaşanırsa, yasa teklifini tamamen reddetmeye yetecek mutlak çoğunluk sağlanamayacak.
Usul kurallarına göre Parlamento üç ay içinde bir karar alamazsa, Konsey'in benimsediği metin otomatik olarak kabul edilmiş sayılıyor.
Berlin'deki Hertie School'da Avrupa siyaseti profesörü olan Christine Reh ise mevcut Parlamento yapısında mutlak çoğunluğa ulaşmanın "gerçekten oldukça zor" olduğunu söyledi.
Politico