Sırbistan bugün Devlet Günü’nü her zamanki tören ve sembolizm karışımıyla kutluyor.
Belgrad bulvarlarını bayraklar süslüyor, konuşmalarda egemenlik ve süreklilik vurgulanıyor, tarih bugünün hizmetine sunuluyor.
Ancak bu yılki kutlamalar ek bir diplomatik alt ton taşıyor: İlham Aliyev’in ziyareti.
Sırbistan’ın ulusal bayramına bilinçli biçimde denk getirilen bu ziyaret, Belgrad tarafından bir saygı göstergesi, Bakü tarafından ise bir strateji olarak okunuyor.
Azerbaycan ile Sırbistan arasındaki diplomatik ilişkiler resmen 1990’ların sonlarında kuruldu; ancak ilişkinin gerçek siyasi ağırlık kazanması ancak son on yılda gerçekleşti.
2010’ların başında Bakü’de imzalanan dostluk ve stratejik ortaklık deklarasyonundan bu yana iki ülke sessizce siyasi, ekonomik, enerji odaklı ve giderek daha sembolik bir bağlar ağı inşa etti.
Bu yapı daha sonra ortak eylem planları, ikili stratejik ortaklık konseyi ve düzenli üst düzey ziyaret ritmiyle pekiştirildi.
Kişisel diplomasi belirleyici oldu. Cumhurbaşkanı Aliyev Sırbistan’ı birkaç kez ziyaret ederken, Aleksandar Vučić de karşılık olarak Azerbaycan’a birçok seyahat gerçekleştirdi.
İki lider en son Davos’ta aynı sahnede, Avrasya’nın ekonomik kimliğini tartışırken görüldü; bu ifade her iki ülkenin kendini nasıl gördüğünü özetliyor: Ne merkezin bir parçası ne de çevre, fakat bağlayıcı bir doku.
Bu siyasi uyum, nadir görülen bir pozisyon simetrisine dayanıyor. Sırbistan, Azerbaycan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tutarlı biçimde destekledi.
Azerbaycan ise Kosova’yı tanımayı reddetti ve uluslararası platformlarda temsil edilmesine itiraz etti. Tarafsızlığın çoğu zaman retorik kaldığı bir uluslararası sistemde, bu durum karşılıklı bir netlik örneği oldu.
Bunun getirileri giderek daha somut hale geliyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi küresel ölçekte mütevazı kalsa da, çeşitlendirilmiş ve siyasi olarak desteklenen bir yapıya sahip.
Azerbaycan’ın Sırbistan’a ihracatı doğal gaz ve rafine yakıtlardan tarım ürünleri ve sanayi mallarına kadar uzanıyor. Sırbistan’ın karşılık ihracatı ise ilaç, makine, plastik ve gıda ürünlerini içeriyor; bu ticaret sepeti bağımlılıktan ziyade tamamlayıcılığa işaret ediyor.
On yılı aşkın süredir yürürlükte olan hükümetler arası ekonomik işbirliği mekanizmaları bu değişimlere bürokratik bir omurga sağladı.
Enerji, ilişkinin stratejik çekirdeği haline geldi
Avrupa gaz haritasını yeniden çizerken, Azerbaycan kendisini güvenilir bir tedarikçi olarak konumlandırdı; ithal enerjiye büyük ölçüde bağımlı olan Sırbistan ise Güneydoğu Avrupa’da kilit bir ortak olarak öne çıktı.
2020’lerin ortalarından bu yana faaliyette olan Bulgaristan–Sırbistan ara bağlantı hattı üzerinden yapılan gaz sevkiyatları, siyasi beyanları fiziksel akışlara dönüştürdü.
Azerbaycan’ın devlet enerji şirketi SOCAR, Sırbistan’a yalnızca gaz değil, rafine yakıt da sağladı; ayrıca Niš yakınlarında ortak inşa edilmesi planlanan gaz yakıtlı elektrik santrali, daha uzun vadeli bir enerji mutabakatına işaret ediyor.
İlişki artık hidrokarbonlarla sınırlı değil. Sırp inşaat şirketleri, Azerbaycan’ın yakın zamanda geri aldığı topraklarda çalışmaya ilgi gösterirken, Sırp sermayeli firmalar halihazırda Azerbaycan pazarında faaliyet yürütüyor.
Turizm de mutabakat metinlerinden takvimlere geçti: Mayıs ayından itibaren Air Serbia’nın Belgrad ile Bakü arasında doğrudan uçuş başlatması bekleniyor; bu da hem mesafeyi hem de soyutluğu azaltacak.
Yumuşak güç de bunu izledi. Şuşa ve Novi Pazar gibi şehirler kültür, kentsel planlama ve eğitim alanlarını kapsayan işbirliği anlaşmaları imzaladı. Azerbaycan, Belgrad’da düzenlenecek EXPO 2027’ye katılımını teyit etti; Sırp askeri temsilciler ise Azerbaycan’ın savaş dönemindeki zaferini anma etkinliklerine katıldı; bu, hassas bir alanda güven sinyali olarak değerlendirildi.
Bu ortaklığı ayırt eden unsur ölçeği değil, tutarlılığıdır. Her iki devlet de jeopolitik fay hatları üzerinde bulunuyor. Her ikisi de egemenliğe büyük önem veriyor. Her ikisi de kendilerine “alan” değil “aktör” muamelesi yapan ortaklar arıyor.
Bu bakımdan bugünkü ziyaret törenden ziyade bir ayar niteliği taşıyor: Avrupa’nın eski varsayımlarının aşındığı bir dönemde enerji güvenliği, bağlantısallık ve bölgesel istikrar alanlarında çıkarların hizalanması.
Sırbistan’ın ulusal günü devletliğini kutluyor.
Azerbaycan’ın varlığı ise daha incelikli bir mesaj veriyor: Parçalanmış bir Avrupa’da etki giderek, ortaya çıkan, tutarlı kalan ve manşetlerin ötesine geçen kalıcı ortaklıklar inşa edenlere ait.
Azer News