Polonya’nın Ukrayna Karşıtlığı Şiddete Dönüşüyor
Polonya’daki sağcı siyasetçilerin Ukrayna karşıtı söylemleri artırmasıyla birlikte, ülkede Ukraynalılara karşı işlenen suçların sayısı yükseliyor.
Polonya’nın milliyetçi sağı, ülkede yaşayan yaklaşık 1,5 milyon Ukraynalıya yönelik düşmanlığı güçlü bir siyasi meseleye dönüştürüyor.
Parlamento açısından kritik öneme sahip seçimlere bir yıldan biraz fazla süre kala, sosyal yardımlara ilişkin yerel tepkilerden ve savaş döneminin tarihinden yararlanıyor.
Polonya’nın 2025 cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası sırasında siyasetçiler, ülkedeki Ukraynalıları kamu maliyesi üzerinde yük oluşturan ve sistemden faydalanan kişiler olarak göstermeye başladı.
Bu yaz Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukraynalı mevkidaşı Volodimir Zelenski’nin, II. Dünya Savaşı dönemindeki Ukrayna İsyan Ordusu’nun (UPA) adını bir askerî birliğe verme kararına tepki olarak, Zelenski’yi Polonya’nın en yüksek devlet nişanı olan Beyaz Kartal Nişanı’ndan mahrum bıraktı.
Grup, 1943-1945 yıllarında yürüttüğü etnik temizlik kampanyası sırasında on binlerce Polonyalıyı öldürmüştü, ancak aynı zamanda Sovyetler Birliği’ne karşı da savaşmıştı.
Rusya’nın Ukrayna’yı tam kapsamlı işgalinin 2022’de başlamasından bu yana Varşova, Kiev’in en güçlü destekçilerinden biri oldu. Ancak Nawrocki’nin liderliğini üstlenmeye çalıştığı milliyetçi kesim, Ukraynalıların Polonya’daki varlığı ve savaş döneminde yaşanan katliamlar üzerinden oluşan gerilimlerden siyasi olarak yararlanmaya çalışıyor.
Ukrayna karşıtı söylem, 2027 sonbaharında yapılacak parlamento seçimleri öncesinde şimdiden yoğunlaşıyor. Bu seçimlerde Başbakan Donald Tusk’ın genel olarak Ukrayna yanlısı koalisyonu, milliyetçi Hukuk ve Adalet Partisi ile iki aşırı sağ partiyle karşı karşıya gelecek.
Anketler, Tusk’ın zaferinin hiç de kesin olmadığını gösteriyor.
Özgürlükçü Konfederasyon Partisi, sosyal yardım alan Ukraynalıları hedef alırken, Avrupa Parlamentosu üyesi ve aşırı sağcı Polonya Krallığı Konfederasyonu partisinin lideri Gregorz Braun, Ukraynalıların savaş sırasında Polonyalı sivilleri öldürmesini anmak amacıyla düzenlenen bir yaz toplantısında şunları söyledi:
“Kiev rejimi ne bizim müttefikimizdir ne de dostumuzdur; o bizim düşmanımızdır.”
Hukuk ve Adalet Partisi’nin başbakan adayı Przemysław Czarnek, temmuz ayında şunları söyledi:
“Ukrayna askerî yardımı, bu ülke tarih politikasını değiştirene kadar askıya alınmalıdır.”
Varşova’daki Civitas Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü ve Polonya’daki ırkçılık karşıtı Never Again grubunun kurucu ortaklarından Rafał Pankowski, Polonya halkının genel olarak Ukrayna’yı desteklemeye devam ettiğini ancak çatlakların ortaya çıkmaya başladığını düşünüyor.
“Ukraynalılarla dayanışma birçok Polonyalı arasında hâlâ güçlü, ancak popülist Ukrayna karşıtı söylem saldırılar için verimli bir zemin oluşturdu. Büyük ve görünür bir azınlığı hedef haline getirerek sözlü düşmanlığın şiddete dönüşmesine yardımcı oldu. Rus propagandası da bu fırsattan yararlandı.” dedi.
Polonya’daki Ukrayna Büyükelçisi Vasyl Bodnar ise siyasetçilerin Ukrayna meselesini toplumda bir ayrışma unsuru olarak kullanmasından endişeli.
“Polonya’daki siyasi sınıfın bir bölümü Ukrayna meselesini siyasi kazanç elde etmek için kullanmaya çalışıyor. Bazıları Ukrayna’daki gelişmelere, bazıları ise burada yaşayan Ukraynalıların davranışlarına odaklanıyor. Her iki durumda da Ukrayna, her siyasi grubun anlatısında yer alıyor; yalnızca farklı biçimlerde sunuluyor.” dedi.
Ateş hattında
Polonya ile Ukrayna arasında yaşanan son gerilim gündemden düşmüş olabilir, ancak bunun yarattığı korku ortadan kalkmadı.
“Yaklaşık 10 yıldır Polonya’da yaşıyorum. Buraya okumak için geldim ve kaldım” diyen Olena, Varşova’daki bir kültür kurumunda rehber olarak çalışıyor.
“Topluma uyum sağlamam oldukça uzun sürdü, ancak geçtiğimiz yıl boyunca kendimi hiç bu kadar yabancılaşmış hissetmemiştim. Toplum içinde Ukraynaca konuşmaktan korkmaya başladım ve burada yaşayan ya da Polonya’yı ziyaret etmek için gelen arkadaşlarım ve sevdiklerim için endişelenmeye başladım.”
Kamuoyu yoklamaları, Ukraynalılara yönelik tutumlarda belirgin bir değişim yaşandığını gösteriyor.
Devlet tarafından gerçekleştirilen CBOS araştırmasına göre Polonyalıların Ukraynalılara yönelik sempatisi 2023’te %51 iken Ocak 2026’da %29’a geriledi. Antipati ise son bir yıl içinde %38’den %43’e yükseldi.
Bir başka CBOS araştırmasında, ankete katılanların %45,4’ü bu kötüleşmenin nedenini savaş dönemindeki katliamlar ve tarih politikası konusundaki anlaşmazlıklara bağladı. İkinci sırada ise Ukraynalılara sağlanan sosyal yardımlar %36,4 ile yer aldı.
Varşova Üniversitesi’nde çalışan ve yalnızca adının kullanılmasını isteyen Ukrayna vatandaşı Ivan, Zelenski’nin bir askerî birliğe UPA’nın adını verme kararı nedeniyle bir komşusunun kendisiyle tartıştığını söyledi.
“Asansördeydik. Komşum bana bağırmaya başladı, Ukrayna’ya dönmemi ve Zelenski’ye bunu yapmaması gerektiğini anlatmamı söyledi. Çok saçmaydı.” dedi Ivan.
Olena ise kendisinin rehberlik yaptığı grubun peşinden gelen Polonyalı bir kadının, onun Lehçe konuşmasını duyduğunda bunun bir Polonyalı olarak kendisi için “utanç verici” olduğunu söylediğini hatırladı.
“Yüksek sesle Lehçenin ana dilim olmadığını, Ukrayna’dan geldiğimi söyledim.” dedi Olena.
Ivan ve Olena açısından düşmanlık sözlü düzeyde kaldı. Ancak diğer Ukraynalılar için durum şiddete dönüştü.
Temmuz ayında, 20 yaşındaki Anastazja ile 21 yaşındaki partneri Maksym adlı iki Ukraynalının Wrocław’da bir marketin önünde dövülmesinin ardından iki erkek gözaltına alındı.
Saldırı, Polonya İçişleri Bakanı Marcin Kierwiński tarafından kınandı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha da polis teşkilatına gözaltılar nedeniyle teşekkür etti.
Aynı ayın başlarında Bielsko-Biała belediye otobüsü şirketinin görev dışında olan bir çalışanı, biri 11 yaşında iki kız çocuğu olmak üzere üç Ukraynalıya otobüste milliyetleri nedeniyle hakaretler savurdu.
Ağustos ayında ise Ukraynalı bir erkek Poznań’da bir tramvayda saldırıya uğradı.
Polonya polisi, bu yılın ilk yarısında Ukraynalılara yönelik etnik saikli 180 suç ihbarı kaydetti. Rzeczpospolita gazetesinin aktardığına göre bu sayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %30’luk bir artış anlamına geliyor.
Polonya hükümeti, Ukraynalıların sosyal yardımlara erişimini sıkılaştırmış durumda. Ancak Ukraynalıların Polonya ekonomisine yaptıkları toplam katkı, onlar için yapılan kamu harcamalarının oldukça üzerinde.
Hükümet, nefret suçlarını soruşturmak amacıyla 2026’nın başlarında 50 uzmanlaşmış savcılık ekibi kurdu.
Şubat ve haziran ayları arasında Polonyalı savcılar 283 davayı mahkemelere gönderdi. Bu davaların %80’inden fazlasında mağdurlar Ukraynalılardı. Bu oran 2014’te yalnızca %4, 2023’te ise %74 seviyesindeydi.
Tusk, temmuz ayında saldırganların siyasi korumaya sahip olduklarına inandıkları için daha da cesur hale geldiklerini söyledi ve Nawrocki’ye bu konuda açıklama yapması çağrısında bulundu.
“Doğrudan cumhurbaşkanına sesleniyorum: Bu konuda sessiz kalmayı bırakın.” diyen Tusk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu şiddete karşı kararlı bir mücadele yürütmeliyiz. Çünkü haydutlar, holiganlar ve bu şiddet yanlısı patoloji, siyasi himaye de gördüğü için cesaret ve cüret kazandı.”
Roma Katolik Kilisesi de konuya müdahil olarak “milliyetçi duyguları körüklememe” çağrısında bulundu.
Büyükelçi Bodnar, siyasetçilerin iki ülke arasındaki ilişkileri daha fazla gerilime sürüklemeyi bırakmasını umuyor.
Bodnar, “En iyi yanıt etkili iletişim olacaktır. Siyasetçiler, medya ve elbette hükümet yetkilileri olumlu bir biçimde iletişim kurmalı ve her iki taraf için de acı verici veya önemli olan meseleleri çözmelidir.” dedi.
Ivan açısından ise söylemdeki değişim, Polonya’da dikkat çekmemeye daha fazla özen göstermesine neden oluyor.
“Hâlâ Ukraynaca konuşuyorum ve üzerinde Polonya ile Ukrayna bayraklarının bulunduğu bir rozet takıyorum. Değişen şey, olası çatışmalar konusunda hissettiklerim. Eskiden biri Ukraynalı olduğum için bana saldırdığında konuşmaktan ve kendimi savunmaktan korkmazdım.”
“Şimdi ise kimsenin bana yardım etmeyeceğinden ve bir yasayı ihlal etmekle suçlanıp, hayatımı zaten Polonya’da kurmuş olmama rağmen basitçe sınır dışı edileceğimden korkuyorum.”
Hükümetin politikası, Ukraynalıların küçük suçlar nedeniyle dahi sınır dışı edilmesini öngörüyor. Örneğin 18 yaşındaki bir Ukraynalı, bir konserde bariyerin üzerinden atladığı için Polonya’dan sınır dışı edildi.
Politico