Almanya'da sahte haber ağı
Almanya'daki eyalet seçimleri öncesinde çok sayıda sahte video ve haberle adaylar hedef alınıyor.
Uzmanlara göre kampanyanın izleri Rusya'ya uzanıyor.
Alman güvenlik çevrelerine göre Rusya, sonbaharda dört eyalette düzenlenecek seçimler öncesinde dezenformasyon faaliyetlerini önemli ölçüde artırdı.
Bu doğrultuda Berlin, Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Aşağı Saksonya eyaletlerinde adayları karalayan ve Almanya'yı bölünmüş gösteren onlarca sahte içerik dolaşıma sokuluyor.
Sosyal ağlarda İngiliz yayın kuruluşu BBC veya Alman yayın kuruluşu ARD gibi bilinen medya organlarında yayınlanmış izlenimi veren sahte videolar dolaşıyor.
Yerel siyasetçiler, zimmete para geçirmek, cinsel taciz ve istismar gibi çeşitli suçlamalarla hedef alınıyor. Kampanyaların etki yaratıp yaratmadığı ise belirsiz.
Güvenlik makamları, bu faaliyetlerin Rusya'dan yönetildiğini düşünüyor.
Adaylara yönelik asılsız suçlamalar
Bu dezenformasyon kampanyasının mağdurlarından biri Eric Stehr. Kendisi hakkında hazırlanan ilk sahte videoları gördüğünde ne düşüneceğini pek bilemiyor. Eğlence ile kaygı, neşe ile çaresizlik arasında "karışık duygular" yaşadığını söylüyor:
"Böyle şeylerin internette yer almasını istemiyorum. Ama diğer taraftan buna karşı hiçbir şey yapamayacağımı da biliyorum."
Öğrenci olan Stehr, Sol Parti listesinden Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde aday. Listenin ikinci sırasında bulunan Stehr, 6 Eylül'de eyalet parlamentosuna girmeyi umuyor. Ancak sosyal medyada hakkında şu iddialar yayılıyor:
• Miras yoluyla evine sahip olmak için büyükannesini öldürdüğü öne sürülüyor.
• Kıskançlık nedeniyle bir kişiyi öldürdüğü iddia ediliyor.
• Bir Alman üniversitesinde gizli LGBTQ+ seks partileri düzenlediği ileri sürülüyor.
• Weimar Bauhaus Üniversitesi'nin Batı Almanyalı öğrencilere daha yüksek not vermesine yardım ettiği iddia ediliyor.
Bu iddiaların FAZ, Stern TV, ARD ve Spiegel TV gibi büyük Alman medya kuruluşlarınca haberleştirildiği izlenimi oluşturuluyor. Ancak ne suçlamalar doğru ne de videolar adı geçen medya kuruluşlarına ait.
Burgenlandkreis polisinden bir sözcü DW'ye, Stehr hakkında herhangi bir cinayet şüphesi bulunmadığını ve bu yönde soruşturma yürütülmediğini doğruluyor.
Bir üniversite sözcüsü de iddia edilen seks partilerine ilişkin herhangi bir haber bulunmadığını ve Bauhaus Üniversitesi de söz konusu not skandalının yaşanmadığını belirtiyor.

Seçimler öncesinde 180'den fazla sahte paylaşım
DW Doğruluk Kontrolü'nün bulgularına göre videolar, Matrjoschka (Matruşka) ya da diğer adıyla Overload olarak bilinen Rus nüfuz operasyonunun parçası. DW Doğruluk Kontrolü, eyalet seçimleri öncesinde X, Bluesky ve TikTok platformlarında 180'den fazla sahte paylaşım tespit etti.
Matruşka; ahşaptan yapılan, iç içe geçen ve ortadan ikiye açıldığında içinden sırayla daha küçük bebekler çıkan geleneksel bir Rus oyuncak ve süs eşyasıdır. Genellikle "anaç bir kadın" figürünü temsil etmektedir.
Söz konusu dezenformasyon kampanyası, Rusya'ya ve iç içe geçmiş farklı katmanlara atıfla Almanya'da "Matruşka Operasyonu" olarak adlandırılıyor.
Veriler, anonim araştırma kolektifi "Antibot4Navalny"nin titiz çalışmasına dayanıyor. Kolektif başlangıçta, Sibirya'daki bir cezaevinde hayatını kaybeden Rus muhalif Aleksey Navalni'ye yönelik dezenformasyonu ortaya çıkarmak amacıyla kurulmuştu. Günümüzde büyük bir çabayla internetteki Rus nüfuz operasyonlarının izini sürüyor.
DW, 24 Haziran'dan bu yana yayımlanan sahte paylaşımları inceledi. Dikkat çekici bir başka ayrıntı ise içeriklerin yalnızca hafta içi yayımlanması. Dezenformasyon faaliyetlerini yürütenler hafta sonları ara veriyor.
Paylaşımların çoğu, Eylül ayında yapılacak Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçimleri, Berlin Temsilciler Meclisi seçimleri ve son dönemde Aşağı Saksonya'daki yerel seçimlerde yarışan adayları hedef alan karalama içeriklerinden oluşuyor.
Bu seçimler, Almanya'daki siyasi havanın ve kısa süre önce yeniden yapılandırılan federal hükümetin durumu açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Matruşka Operasyonu yeni bir boyuta ulaştı
Matruşka'nın Almanya'yı hedef alması gözlemciler açısından şaşırtıcı değil. Ancak kampanyanın ulaştığı boyut dikkat çekiyor.
Berlin merkezli, kâr amacı gütmeyen düşünce kuruluşu İzleme, Analiz ve Strateji Merkezi'nde (CeMAS) araştırmacı olan Julia Smirnova, Matruşka'yı uzun süredir takip ediyor. Smirnova şöyle diyor:
"Bu nüfuz kampanyası, Eylül 2023'ten bu yana birçok platformda etkin. Kampanyanın hedefleri arasında daha önce Federal Meclis seçimleri, Moldova ve Ermenistan'daki seçimler ile Fransa'daki Olimpiyat Oyunları da yer aldı."
Smirnova, Rus nüfuz kampanyalarının eyalet seçimleri düzeyinde belirli adayları doğrudan hedef almasının yeni bir durum olduğunu söylüyor. Gözlemlerine göre kısmen aşırı sağcı olarak değerlendirilen Almanya için Alternatif (AfD) ile Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) dışındaki bütün partiler sahte içeriklerden etkileniyor:
"Federal Meclis seçimleri öncesinde de Rus kampanyalarının genellikle bütün demokratik partilerin adaylarını karalamaya, AfD ve BSW'yi ise desteklemeye çalıştığını gözlemledik. Bu bakımdan eyalet seçimleri öncesinde gördüklerimiz, Rusya'ya daha yakın tutumlar benimseyen partileri destekleme ve diğer partilerle adayları karalama yönündeki uzun vadeli Rus stratejisinin devamı niteliğinde."
Pablo Maristany de las Casas da benzer bir değerlendirme yapıyor. Maristany de las Casas, manipülatif davranışlar ve yabancı aktörlerin kampanyaları konusunda uzman. Stratejik Diyalog Enstitüsü (ISD) adlı düşünce kuruluşunda Matruşka gibi manipülasyon ve nüfuz operasyonlarını inceliyor.
Maristany de las Casas, devam eden kampanyanın daha önceki Rus nüfuz girişimleriyle benzerlik taşıdığını söylüyor. Kullanılan anlatı ve mesajları bir kez daha "Rusya yanlısı, Almanya karşıtı ve AB düşmanı" olarak tanımlıyor.
Matruşka Operasyonu'nun arkasında kim var?
Maristany de las Casas, Rus devletiyle doğrudan bağlantının henüz kesin biçimde kanıtlanamadığını, ancak birçok unsurun Rusya'yı işaret ettiğini söylüyor.
İspanyolca yayımlanan bir X paylaşımında dikkat çekici bir kısaltma kullanılıyor. Hür Demokrat Parti (FDP) adayları Lydia Hüskens ve Andreas Silbersack hakkındaki paylaşımda Hür Demokrat Parti, "SvDP" şeklinde kısaltılıyor. Bu, Rusça Svobodnaya Demokraticheskaya Partiya, yani FDP ifadesinin kısaltması.
Rus dezenformasyon kampanyalarını inceleyen ve ortaya çıkaran açık kaynak istihbarat araştırma grubu Gnida Project ise Matruşka'nın arkasındaki Rus aktörleri daha önce belirledi.
Grubun araştırmasına göre nüfuz operasyonları, Federal Meclis seçimleri öncesinde de etkin olan ve Rus askerî istihbarat teşkilatı GRU tarafından yönetilen kötü şöhretli "Storm-1516" birimiyle hem teknik hem de içerik bakımından doğrudan bağlantılı.
Smirnova açısından tablo açık. Devam eden operasyonun "çok yüksek ihtimalle Devlet Başkanlığı İdaresi adına yürütülen bir Rus kampanyası" olduğunu söylüyor.
Smirnova'ya göre Matruşka faaliyetleri çoğunlukla "dijital pazarlama ve siyasi nüfuz kampanyaları alanında uzman özel şirketler" tarafından yürütülüyor.
Sahte haberler nasıl ayırt edilebilir?
Sahte içerikler teknik açıdan iyi hazırlanıyor. Ancak medya kuruluşlarının özgün video şablonlarıyla karşılaştırıldığında ortaya çıkan küçük uyumsuzluklar, sahteciliği ele veriyor.
"Media spoofing" olarak da adlandırılan bu dijital kimlik hırsızlığını anlamak için şu soruların sorulması gerekiyor:
• Video, medya kuruluşunun resmî hesabında da bulunuyor mu?
• Tasarım ve yazı karakteri medya kuruluşunun kullandığı biçimle örtüşüyor mu?
• Görüntüler nereden alınmış ve anlatılan olayı gerçekten gösteriyor mu?
• Video, öne sürdüğü iddialara ilişkin doğrulanabilir herhangi bir kanıt sunuyor mu?
Güncel sahte içeriklere bu sorular yöneltildiğinde sonuç hızla ortaya çıkıyor: Uydurma hikâyeler, çalınmış görüntüler, kopyalanmış logolar ve aslına tam olarak benzetilememiş video tasarımları. Ancak bütün bunlar ilk bakışta değil, ayrıntılı inceleme sonucunda fark ediliyor.

Seçimler öncesinde hangi anlatılar yayılıyor?
Almanya'daki seçimler öncesinde yürütülen mevcut kampanyanın anlatıları iki grupta toplanıyor.
Adayların karalanması: Yapay zeka tarafından seslendirilen bir videoda Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner'in bir profesyonel tenisçiyi öldürdüğü öne sürülüyor. Ancak herhangi bir kanıt sunulmuyor.
Berlin polisinden bir sözcü DW'ye, yakın zamanda Berlin'de herhangi bir profesyonel tenisçinin öldürülmediğini ve Wegner hakkında soruşturma yürütülmediğini doğruluyor.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller, Sol Parti ve FDP'nin başka adayları da yolsuzluk, uyuşturucu kullanımı ve onlarca örnekte sözde seks skandalları gibi asılsız suçlamalarla hedef alınıyor.
Doğu ve Batı Almanyalılar arasında bölünme: Eurostat'a aitmiş gibi gösterilen bir videoda, Batı Almanyalıların büyük çoğunluğunun yeniden birleşmeyi "tarihî bir hata" olarak değerlendirdiği bir kamuoyu araştırmasından söz ediliyor.
Ancak sözde araştırma hakkında hiçbir ayrıntı verilmiyor ve buna ilişkin herhangi bir haber de bulunmuyor. Eurostat, DW'nin sorusu üzerine şu açıklamayı yapıyor:
"Bu sahte bir video. Eurostat bunu hazırlamadı. Eurostat videoda sözü edilen araştırmayı da yapmadı."
Gerçek kamuoyu araştırmaları ise tamamen farklı bir tablo ortaya koyuyor. Ekim 2025 tarihli ARD-DeutschlandTrend araştırmasına göre Batı Almanya'da yaşayanların yüzde 64'ü Alman yeniden birleşmesinin mevcut durumundan memnun.
Bu paylaşımın yanı sıra Doğu ve Batı Almanyalılara eşit davranılmadığını öne süren çok sayıda başka içerik de bulunuyor. Doğu Almanya'daki güvenlik ve altyapıya daha az yatırım yapıldığı ya da uzmanların Almanya'nın 2030 yılında yeniden bölüneceğini öngördüğü iddia ediliyor.
Bir videoda yeni bir Berlin Duvarı inşa edilmesine yönelik planlar bulunduğu bile öne sürülüyor. Bunların hiçbiri doğru değil. Paylaşımlardan bazılarında #TimeToDivideGermany, yani "Almanya'yı bölme zamanı" etiketi de kullanılıyor.
Smirnova bunu şöyle açıklıyor:
"Amaç, Doğu ve Batı Almanya'daki insanları birbirine karşı kışkırtmak ya da Doğu Almanya'daki insanların Batı Almanyalılar tarafından küçümsendiğini, onlardan nefret edildiğini veya ayrımcılığa uğradığını öne sürmek."
Smirnova'ya göre bir diğer amaç da asılsız iddialarla belirli siyasetçilere zarar vermek.

Dezenformasyon kampanyası ne kadar başarılı?
Nüfuz operasyonu devam ediyor ve sürekli yeni sahte içerikler ekleniyor. Bu nedenle kesin bir bilanço çıkarmak için henüz erken.
DW'nin görüştüğü uzmanlara göre kampanyanın etkisi şimdilik oldukça sınırlı. Maristany de las Casas şöyle diyor:
"Etkileri kayda değer değil. İçeriklerin yapay biçimde büyütülmesinden de bunu anlayabiliyoruz."
Bununla kastedilen, bazı paylaşımlar 100 binden fazla görüntülenmeye ulaşsa bile organik erişimin çok düşük kalması. Etkileşimler ve yorumlar oldukça sınırlı.
Daha önce yapılan araştırmalar da Matruşka gibi dezenformasyon kampanyalarının etkisinin bugüne kadar genellikle sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Bunun nedenlerinden biri, X'in aksine Bluesky veya TikTok gibi diğer platformların bu tür içerikleri çoğu zaman oldukça hızlı kaldırması.
Ancak Sol Parti adayı Stehr buna güvenmek istemiyor ve sahte içerikler hakkında suç duyurusunda bulunmayı planlıyor.
Stehr, X platformunda kendisi hakkındaki bir videoyu kaldırma girişiminin başarısız olduğunu söylüyor:
"Onların açısından videoyu kaldırmak için herhangi bir gerekçe bulunmadığı söylendi."
DW