Rusya'nın savaşı Avrupa'da şehir diplomasisini nasıl değiştirdi?
Ülkeleri dost değilken, kardeş şehirler dost kalabilir mi?
Şehir kardeşliği, neredeyse her yerde karşımıza çıkan o tipik Avrupa fikirlerinden biridir.
Bir şehre araçla girerken tabelalarda görürsünüz; o şehri, yüzlerce hatta bazen binlerce kilometre uzaktaki başka bir şehre bağlayan tabelalardır bunlar.
Bu fikir İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaygınlaştı. Avrupa genelindeki şehirler, sıradan insanlar arasındaki ilişkilerin çatışma nedeniyle yıkılan güvenin bir kısmını yeniden inşa etmeye yardımcı olabileceği umuduyla eşleşmeye başladı.
Şimdi ise başka bir savaş —Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı— şehir diplomasisinin ne anlama geldiğini değiştiriyor. Rapporteur, Rus şehirleriyle kardeşlik ortaklığı olduğu bilinen 272 AB belediyesini inceledi.
Savaşın başlamasından bu yana neredeyse beş yıl geçmiş olmasına rağmen, 124 belediye bu bağları hâlâ kamuya açık şekilde listeliyor veya sürdürüyor. Diğer 63 belediye ise bu ilişkileri resmen askıya aldı.
Geri kalanlar içinse, bu ilişkilerin birçoğunun hâlâ var olup olmadığını tespit etmek şaşırtıcı derecede zordu. Avrupa şehirlerinin en büyük ağı olan Eurocities de aynı sorunla karşılaştı ve Rapporteur'e, Avrupa genelinde güvenilir bir rakam ortaya koymak için hâlâ "yeterince eksiksiz bir veri seti" bulunmadığını belirtti.
Bazı belediyeler Rapporteur'e yanıt vermedi, diğerleri herhangi bir bilgi yayınlamadı ve bazı durumlarda mevcut tek kayıtların yıllar öncesine ait olduğu görüldü.
Almanya her iki açıdan da öne çıkıyor. Veri setinde açık ara en fazla Rus ortaklığına (69) sahip olan ülkeydi ve aynı zamanda bu bağları koparma konusunda en ileri adımı atan ülke oldu. Resmen askıya alındığı doğrulanan 63 kararın 33'ü Alman belediyelerine ait.
20 ortaklığı bulunan Finlandiya, dokuz askıya alma kararıyla ikinci sırada yer alırken, onu 33 ortaklıktan altısını askıya alan Fransa izliyor.
Öte yandan Bulgaristan, Rus şehirleriyle ortaklık kuran belediye sayısı bakımından (42) ikinci sırada yer alıyordu. Ancak bu ülkede söz konusu bağları resmen askıya aldığı kaydedilen hiçbir belediye bulunmuyor.
İtalya'da da askıya alma kararı doğrulanmış değil. Örneğin Mantua şehri, 2025 yılında güncellenen web sitesinde Puşkin şehriyle olan kardeşliğini listelemeye devam ediyordu. Şehirlere ne yapmaları gerektiğini söyleyen herhangi bir Avrupa kuralı bulunmuyor.
Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi'nden (CEMR) Jessica Baier, Rapporteur'a verdiği demeçte, "Rus kasaba ve şehirleriyle kardeş şehir ilişkileri kurulmasına dair tepkiler, yerel özerklik ve yetki ikamesi (subsidiarite) ilkeleri uyarınca ilgili belediyelerin kendi takdirine bırakılmıştı," dedi.
CEMR, "Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırganlık savaşını en başından beri sert bir dille kınamıştır." Bazı şehirler bu konuyu kendi içlerinde tartıştı. Yerel yönetimlerin ulusal birlikleri ise üyelerine yönelik tavsiyeler yayınladı.
Bu durum bizi şu soruya getiriyor: Ülkeler arası ilişkiler çöktüğünde, iki şehir arasındaki ilişkiye ne olmalı?
Almanya'da Dresden, St. Petersburg ile ortaklığını sürdürürken savaşı kınadı. Erlangen ise ilişkiyi sivil toplum düzeyinde tutmayı tercih etti (ilişkinin askıya alınmasına yönelik oylama 2'ye karşı 37 oyla reddedildi).
Avusturya'da ise Wels, Krasnodar ile olan bağlarını "uluslararası anlayış" çerçevesinde ele alıyor.
Eurocities politika ve araştırma danışmanı Pietro Reviglio, "Şehir diplomasisi iş birliği kanallarını koruyabilir; özellikle ulusal diplomasinin kısıtlandığı veya aşırı siyasallaştığı durumlarda bilhassa değerli olabilir," dedi.
Bu durum, Avrupa genelindeki belediye başkanları için kardeş şehir ortaklıklarının öncelik sıralamasında gerilere düşmesine rağmen geçerliliğini koruyor.
Eurocities'in tespitlerine göre, şehirler arası ilişkiler 2023 yılında şehirlerin en önemli ikinci önceliği konumundayken, bu yıl beşinci sıraya geriledi.
Eurocities, "Bazı ortaklıklar hala önemini korusa da, daralan bütçeler ve daha karmaşık uluslararası konjonktür ikili iş birliğini zorlaştırıyor," değerlendirmesinde bulundu. Kuşkusuz, kardeş şehir uygulaması hiçbir zaman siyasetten bağımsız olmamıştır; tarihi de büyük ölçüde Avrupa'nın kendi tarihiyle paralel bir seyir izlemiştir.

Baier, ilk büyük dalganın savaş sonrası uzlaşma ortamında —özellikle Fransa ile Almanya arasında ve karşılıklı anlayışı geliştirmek amacıyla Birleşik Krallık ile kurulan ortaklıklarla— ortaya çıktığını belirtti. Odak noktası genellikle kültür, spor ve gençler arası değişim programlarıydı.
Bu süreç, "Avrupa'nın kasabalarda, şehirlerde ve bölgelerde inşa edildiği" fikrini beraberinde getirdi.
Baier ayrıca, AB genişledikçe Batı Avrupa'daki şehirlerin Romanya ve Macaristan gibi ülkelerdeki yerleşim yerleriyle yeni bağlar kurduğunu ekledi.
Şehirler bu bağları; iklim değişikliği ve doğal afetlerden Covid'e kadar giderek daha fazla ortak sorun haline gelen meseleler hakkında karşılıklı deneyim paylaşımında bulunmak amacıyla kullanmaya başladı. Ardından Rusya Ukrayna'yı işgal etti.
AB Rusya'yı tecrit etme yönünde adımlar atarken, Rus ortakları bulunan belediyeler de bu bağları sürdürmenin ne anlama geldiğini açıklamak durumunda kaldı.
Ortak şehir varlığını koruyordu; ancak savaş da sürüyordu. Baier, Rusya'nın 2022'deki topyekûn işgalinden çok daha önce bile, CEMR'in Ukrayna belediyeleri ile Avrupa'nın diğer bölgelerindeki yerleşim yerleri arasındaki temas ve ortaklıklarda "büyük bir artış" gözlemlediğini belirtti.
Örneğin Barselona, yakın zamanda Kiev ve Harkiv ile bir anlaşma imzaladığını duyurdu.
CEMR'in kendisi de, nüfusu 50.000'in altında olan Ukrayna belediyelerini Avrupalı ortaklarla buluşturmaya çalışıyor. Reviglio, bunların "çoğu durumda, sembolik ortaklıklardan ziyade acil durum ve insani destek ile enerji konularını kapsayan pratik iş birliği ilişkileri" olduğunu ifade etti.
Rapporteur