GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,6190 ₺ 🇪🇺EUR: 54,6448 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.644,48 ₺ BTC: 3.056.290 ₺ 🇺🇸USD: 47,6190 ₺ 🇪🇺EUR: 54,6448 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.644,48 ₺ BTC: 3.056.290 ₺ 🇺🇸USD: 47,6190 ₺ 🇪🇺EUR: 54,6448 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.644,48 ₺ BTC: 3.056.290 ₺
05 Ağustos 2026 - 00:05

info@turkglobalmedia.com

Takaichi’nin Mali Hamlesi Büyümeyi Destekleyebilir Mi?

Takaichi’nin Mali Hamlesi Büyümeyi Destekleyebilir Mi?

Dünya
04.08.2026 23:05
TGM Haber Merkezi

Hamleler, Japonya’nın Faiz Yükünü de Artırabilir

Bu haberi paylaş:

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin gıda ürünlerindeki tüketim vergisini düşürme planı, ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi amaçlarken, ülkenin zaten yükselmekte olan kamu borcu ve faiz yükü konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, gıda ürünlerindeki tüketim vergisini düşürmeye yönelik planını ilerletmeye devam ediyor. Planın hayata geçmesi halinde, 1989 yılında uygulamaya giren tüketim vergisi ilk kez indirilecek.

Salı günü iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP), tasarıyı ilgili komitelerden geçirdi. Nikkei gazetesine göre Takaichi, tasarının bu ay Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmasını ve sonbaharda parlamentoya sunulmasını hedefliyor.

Başbakan geçen perşembe yaptığı açıklamada, Nisan 2027’den itibaren iki yıl süreyle gıda ürünlerindeki tüketim vergisinin yüzde 8’den yüzde 1’e indirileceğini duyurdu. Ayrıca seçilmiş bazı gruplara, kalan yüzde 1’lik vergi yükünü telafi etmek amacıyla nakit destek ödemeleri yapılacağını açıkladı.

Ekonomik büyüme için gelirden vazgeçme stratejisi

Gıda vergisindeki indirim, Takaichi’nin ekonomi politikasının temel yaklaşımını yansıtıyor. Hükümet, kısa vadede vergi gelirlerinden feragat ederek daha güçlü tüketim ve 2040 mali yılına kadar toplam 370 trilyon yen (yaklaşık 2,35 trilyon dolar) tutarında kamu-özel sektör yatırımını harekete geçirerek ekonomik büyümeyi hızlandırmayı amaçlıyor.

Ancak plan, devletin vergi gelirlerinde yaklaşık 4,4 trilyon yenlik bir azalmaya yol açacağı gerekçesiyle iktidar partisinin içinde dahi eleştirilerle karşılaştı.

Eski bakanlar Taro Kono ve Takeshi Iwaya plana karşı çıkan isimler arasında yer aldı. Nikkei'nin haberine göre eski Başbakan Shigeru Ishiba da konuyla ilgili parti toplantısını yarıda terk etti.

Eski Savunma Bakanı Taro Kono, X hesabından yaptığı paylaşımda vergi indiriminin Japonya'nın mali disiplinine duyulan güveni zedeleyebileceğini, faiz oranlarını yükseltebileceğini ve Japon yeninin daha da değer kaybetmesine neden olabileceğini söyledi.

2024 ve 2025 yıllarında Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenen Takeshi Iwaya da plana karşı çıkarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Risk oldukça yüksek. Piyasalar olumsuz tepki verirse yen daha da zayıflar ve ithalat fiyatları yükselir."

Uluslararası Para Fonu (IMF) da 2026 Japonya Ülke Raporu'nda Tokyo yönetimine tüketim vergisini düşürmemesi çağrısında bulundu.

IMF, bu adımı:

"Hedefi olmayan bir maliye politikası tedbiri olup mali hareket alanını daraltacak ve mali riskleri artıracaktır."

ifadeleriyle değerlendirdi.

Finansman belirsizliği sürüyor

Takaichi, planlarını finanse etmek için bütçe açığını artıracak tahvil ihracına başvurmayacağı sözünü verdi.

Bunun yerine hükümet;

  • kamu harcamalarını,
  • vergi indirimlerini,
  • sübvansiyonları
  • ve çeşitli kamu fonlarını gözden geçireceğini açıkladı.

Ancak bu tasarrufların nasıl sağlanacağına ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmış değil.

Başbakan ayrıca vergi indiriminin yalnızca iki yıl süreyle uygulanacağını, ardından tüketim vergisinin yeniden yüzde 8 seviyesine döneceğini vurguladı.

Dünyanın en yüksek borç yüklerinden biri

Buna rağmen Japonya, dünyanın en yüksek kamu borç oranlarından biriyle karşı karşıya bulunuyor.

Uluslararası Para Fonu'nun tahminlerine göre 2026 yılında Japonya'nın kamu borcu gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 204'üne ulaşacak.

Bu nedenle ilave borçlanma ihtimali mali dengeler açısından ciddi bir risk olarak görülüyor.

HSBC Global Investment Research Asya-Pasifik faiz stratejisti Justin Heng, Takaichi'nin yeni ekonomik programının genişlemeci maliye politikasını kalıcı hale getirdiğini söyledi.

Heng'e göre hükümet, bütçede birincil fazla hedefinden uzaklaşarak mali disiplin konusundaki güvenlik mekanizmalarını gevşetmiş durumda.

Finansmanın nasıl sağlanacağına ilişkin netlik bulunmadığını belirten Heng, bunun sonucunda yeni devlet tahvili ihracının gündeme gelebileceğini ve özellikle uzun vadeli Japon devlet tahvili faizlerinin yüksek kalmaya devam edeceğini ifade etti.

Tahvil faizleri son yılların zirvesine yakın

Salı günü işlemlerinde Japonya'nın 10 yıllık devlet tahvili faizi yüzde 2,85 seviyesinde bulunuyordu. Bu oran son onlarca yılın en yüksek seviyelerine oldukça yakın.

Monex Group uzman direktörü Jesper Koll, faizlerin yükselmesinin temel nedeninin Takaichi'nin programının enflasyonu artırıcı etkisi olduğunu belirtti.

Koll'a göre piyasalar, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) enflasyona karşı yeterince hızlı hareket etmediğini düşünüyor.

Öte yandan BOJ'un faiz artırımlarını sürdürme ve devlet tahvili alımlarını azaltma kararlılığı da hükümetin faiz giderlerini artıracak unsurlar arasında gösteriliyor.

Faiz ödemeleri hızla büyüyor

Halihazırda Japonya'nın 2026 mali yılı bütçesinin yaklaşık dörtte biri borç servis maliyetlerinden oluşuyor.

Maliye Bakanlığı'nın yüzde 3 nominal büyüme senaryosuna göre;

  • 2026 mali yılında 13 trilyon yen olan faiz ödemeleri,
  • 2029 mali yılında 21,6 trilyon yene yükselecek.

Bu durum hükümetin gelecekteki mali hareket alanını daraltabilecek önemli risklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Yatırımlar umut olabilir

Buna karşın bazı ekonomistler programın olumlu yönlerine de dikkat çekiyor.

Jesper Koll, açıklanan 370 trilyon yenlik yatırım hedefinin yaklaşık yüzde 90'ının özel sektör tarafından finanse edilmesinin beklendiğini söyledi.

Hükümetin rolünün daha çok projelere güvence sağlamak olacağını belirten Koll'a göre;

  • özel yatırımların artması,
  • verimliliğin yükselmesi,
  • üretimin genişlemesi
  • ve vergi tabanının büyümesi

Japonya'nın yüksek borç yükünü uzun vadede daha yönetilebilir hale getirebilir.

Allianz Global Investors Kıdemli Portföy Yöneticisi Stefan Rittner ise piyasaların, yalnızca tüketimi destekleyen harcamalar yerine;

  • Üretkenliği artıran,
  • İş gücü arzını geliştiren
  • Uzun vadeli büyümeyi destekleyen

maliye politikalarına daha olumlu yaklaştığını söyledi.

Rittner değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Japonya'nın borç hikâyesi aslında bir büyüme hikâyesidir. Mali harcamalar büyümeyi ve verimliliği artırırsa piyasalar daha anlayışlı olacaktır. Ancak yalnızca tüketimi destekleyen harcamalar yapılırsa yatırımcıların şüpheleri artabilir."

"Piyasalar tek bir harcama paketinden endişe duymaz. Endişe yaratacak olan bunun kalıcı bir modele dönüşmesidir."

Yüksek faizler yatırımcı çekebilir

Programın olumlu görülen bir diğer yönü ise yükselen tahvil faizlerinin yatırımcı ilgisini artırabilecek olması.

J.P. Morgan Private Bank Asya Sabit Getirili Menkul Kıymetler Stratejisi Başkanı John Li, uzun vadeli tahvil faizleri ile Japonya Merkez Bankası'nın yüzde 1 seviyesindeki gecelik politika faizi arasındaki farkın özellikle Japon hayat sigortası şirketleri gibi yerli kurumsal yatırımcıları yeniden devlet tahvillerine yönlendirebileceğini ifade etti.

 

CNBC

Yayınlanma: 04.08.2026 23:05
Ana Sayfaya Dön