ABD, “antisemitizm” gerekçesiyle Avrupalı siyasetçileri Dünya Kupası’ndan men etmeyi planlıyor
Donald Trump yönetimi, antisemitizmle mücadelede yetersiz kaldığı iddiasıyla Avrupa’ya karşı sert bir tutum alıyor.
ABD, Trump yönetiminin antisemitik olarak değerlendirdiği politikaları destekleyen Avrupalı lider, bakan veya yetkililerin Dünya Kupası için ülkeye girişine izin vermeyecek.
Trump tarafından antisemitizmi izlemek ve mücadele etmek üzere özel temsilci olarak atanan ultra-Ortodoks haham Yehuda Kaploun, Çarşamba günü Brüksel’de yaptığı konuşmada,
“Bazı bakanların söylediklerinden dolayı ülkeleri sorumlu tutuyoruz ve bu kişilerin ülkeye girişine izin verilmiyor,” dedi.
AB üst düzey çevrelerinde, yetkililerin ve bakanların bu yaz ABD’de düzenlenecek FIFA World Cup yolunda sınır kontrollerinde durdurulabileceğine dair endişeler artıyor.
Bir AB yetkilisi, Kaploun’un antisemitizm ile Dünya Kupası seyahatine erişim arasında doğrudan bağlantı kurduğunu söyledi.
Son haftalarda Belçika, Hollanda ve Birleşik Krallık’ta sinagoglara yönelik bombalı saldırılar ve diğer saldırılar artarken, Avrupalı yetkililer bu olayların Hezbollah ile bağlantılarını araştırıyor.
Kaploun, Avrupa’da antisemitizmin 1933 seviyelerine ulaştığını iddia etti.
ABD’nin başka hangi adımları atabileceği sorulduğunda ise, “Dışişleri Bakanı ve Başkanın toplumu korumak için gerekli gördüğü her adımı atabiliriz. Bunlar seçenekler. Ancak detaylara girmeyeceğiz,” dedi.
Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan Belçika da ABD’nin hedefinde.
Bunun nedeni, ülkenin ultra-Ortodoks Yahudi topluluğuna ev sahipliği yapan Anvers’te Yahudi dini sünnet uygulayıcılarına karşı açılan bir dava.
ABD’nin Belçika Büyükelçisi Bill White, Belçika hükümetini antisemitizmle suçladı; hükümet ise bu suçlamaları reddetti.
White, Avrupa Yahudi Derneği tarafından düzenlenen aynı konferansta bu iddialarını yineleyerek, “İnsanlar artık kendilerini güvende hissetmediklerini söylüyor,” dedi.
Kaploun, White’ın ABD yönetiminin tam desteğine sahip olduğunu belirtti ve “Dünya genelinde kimsenin bu konuda sorunu yokken Belçika neden bunu sorun haline getiriyor?” diye sordu.
Sorunun, Belçika hükümetine “herhangi bir baskı uygulanmadan” hızlıca çözüleceğini öne sürdü.
“İki Yahudi, üç görüş”
Kaploun’un eleştirisinin merkezinde, antisemitizmle mücadelede küresel yaklaşımın dağınık olması yer alıyor.
Mart ayında Brüksel’e yaptığı ziyarette Kaploun’un Avrupalı büyükelçilerle görüştüğü ve bir Alman diplomatla tartışma yaşadığı bildirildi.
Diplomat, Avrupa’nın suçlara karşı yumuşak davrandığı iddiasına karşı çıkmıştı.
Kaploun ise, “Bu mesele suçlara karşı yumuşak olmakla ilgili değil. Almanlar, Yahudi toplumuna yönelik nefret suçlarını kovuşturma konusunda inanılmaz bir iş çıkardı,” dedi.
Tartışmanın asıl konusunun, suçlar gerçekleşmeden önce insanları nasıl eğitmek gerektiği olduğunu vurguladı.
Trump etkisi
Kaploun’a, Trump’ın Papa’ya yönelik eleştirilerinin işini zorlaştırıp zorlaştırmadığı sorulduğunda, “Papa’nın başkanla ilgilenmesine gerek yok. Başkanın da Papa ile ilgilenmesine gerek yok,” dedi.
Ayrıca Katolik Kilisesi’nin dünya sorunları konusunda daha açık sözlü olması gerektiğini belirterek, “Eğer Hristiyanlara karşı bir önyargı olsaydı sessiz kalabilirdi, ama öyle yapmıyor; doğru ve yanlış hakkında konuşuyor,” ifadelerini kullandı.
Euractiv