Plan, AB müttefikleri arasında beklenen desteği bulamadı.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Belçika Başbakanı Bart De Wever, Güney Kıbrıs zirvesinde plana yönelik şüphelerini dile getiren isimler arasında yer aldı.
AB liderleri Perşembe gecesi Güney Kıbrıs’ta bir araya gelerek von der Leyen’in İran savaşı kaynaklı ekonomik yıkımı sınırlamaya yönelik planını görüştü — ancak herkes gördüklerinden memnun kalmadı.
Meloni, Ayia Napa tatil kentindeki toplantıya girerken gazetecilere yaptığı açıklamada, “Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in enerji konusundaki teklifini elbette takdir ediyorum” dedi, ancak hafif mesafeli bir tonla ekledi: “Bu bir ileri adım, ama yeterli değil.”
Bu sözler, 2022’de iktidara geldiğinden bu yana von der Leyen ile sıcak ilişkiler kuran İtalya’nın aşırı sağcı liderinden gelen nadir bir eleştiri olarak dikkat çekti.
Meloni’nin değerlendirmesi De Wever tarafından da paylaşıldı — ancak Belçika başbakanının itiraz gerekçeleri farklıydı.
De Wever, “Hiçbir zaman gerçekten somut hale gelmiyor,” dedi. De Wever’in Flaman milliyetçisi partisi N-VA, Avrupa Parlamentosu’nda Meloni’nin İtalya’nın Kardeşleri partisiyle aynı grupta yer alıyor.
De Wever, önerilerin AB’nin amiral gemisi karbon vergisi sistemi olan Emisyon Ticaret Sistemi’nde (ETS) daha kapsamlı değişiklikler içermemiş olmasından duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi.
Ayrıca Avrupa Komisyonu’nun, beklenmedik kârlar (windfall profits) için AB genelinde bir vergi önermesi gerektiğini söyledi. “Bu yok ve bence bu üzücü,” dedi.
Planda neler var
Yirmi dört saat önce AB yürütme organı, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un “dünyanın en büyük enerji krizi” olarak tanımladığı duruma karşı planını açıklamıştı.
Plan, üye ülkeler arasında jet yakıtı ve dizel tedarikinde daha sıkı koordinasyonun yanı sıra, devlet yardımı kurallarında değişiklikler dahil hedefli yasal düzenlemeler öngörüyor.
Meloni ise planın çok daha önce gelmesi gerektiğini savundu; İran savaşının ikinci ay dönümü yaklaşırken bu adımın geciktiğini belirtti.
Ayrıca AB’nin mali kurallarının askıya alınması çağrısını yineledi — ancak bu öneri Brüksel tarafından defalarca reddedilmişti.
Meloni, “Geç hareket ettiğinizde ödediğiniz bedel daha yüksek olur,” dedi.
AB’nin Orta Doğu’ya en yakın ülkelerinden biri olan Güney Kıbrıs’ın doğu ucundaki Ayia Napa’da yapılan toplantı, aynı zamanda İran’daki savaşın beklenenden — ya da umulandan — daha uzun sürebileceğine dair işaretlerin arttığı bir dönemde gerçekleşti.
Liderler görüşmelere başlarken, Donald Trump sosyal medyada İran’a yönelik bombardımanı yeniden başlatma tehdidini yineledi.
Ayrıca üçüncü bir ABD uçak gemisi olan USS George H. W. Bush’un Orta Doğu’ya ulaştığına dair haberler de gündemdeydi.
Trump paylaşımında, “İran Donanması denizin dibinde, hava kuvvetleri yok edildi, uçaksavar ve radar sistemleri ortadan kalktı, liderleri artık yok, abluka tamamen sıkı ve güçlü — ve buradan sonra durum daha da kötüleşecek. Zaman onların lehine işlemiyor!” ifadelerini kullandı.
Geçen hafta, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer tarafından Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak amacıyla düzenlenen toplantı, özellikle ABD’nin olası bir misyona katılımı konusunda Fransa ile Almanya arasındaki görüş ayrılıklarını ortaya koymuştu.
AB liderleri, stratejik açıdan kritik bu su yolunu yeniden açmak için çatışma sona ermeden müdahale etmeme konusunda kararlı olduklarından — ve boğazın şu anda fiilen İran ve ABD tarafından çift taraflı abluka altında olması nedeniyle — gerilimin düşürülmesi çağrısı yaptı.
Macron Güney Kıbrıs’ta yaptığı açıklamada, “Önemli olan ateşkesin kalıcı olmasıdır,” dedi.
De Wever ise daha açık konuştu: “İran’a karşı yürütülen bu savaşı büyük bir başarı olarak nitelendirmek zor,” dedi. “Ekonomik sonuçlar çok büyük ve özellikle bizim için… Bunun sona ermesini istiyoruz.”
Euractiv