Görev süresinin sonuna yaklaşan Emmanuel Macron’un etkisinin zayıfladığı bir dönemde, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in AB–Mercosur ticaret anlaşmasını geçici olarak uygulamaya koyma kararı Paris’te öfke dalgası yarattı.
Karar, Macron’un Elysee’deki görev süresinin bitmesine yalnızca 14 ay kalmışken, Komisyon başkanının Fransa’yı denklemde hesaba katmadan adım atmaya giderek daha hazır olduğunu da ortaya koydu.
Von der Leyen Cuma günü yaptığı açıklamada, Avrupa Parlamentosu’nun geçen ay anlaşmayı Avrupa Birliği Adalet Divanı’na inceleme için göndererek nihai onayı iki yıla kadar dondurmasına rağmen, AB’nin Güney Amerika’daki Mercosur bloğuyla yaptığı ticaret anlaşmasını geçici olarak uygulayacağını duyurdu.
Komisyon Başkanı, üye ülkeler ve milletvekilleriyle kapsamlı istişarelerde bulunduğunu söyledi.
Ancak açıklamadan kısa süre sonra Macron, “Fransa için bu bir sürpriz ve hoş olmayan bir sürpriz” dedi.
Çok sayıda Fransız bakan ve milletvekili de Brüksel’i AB vatandaşlarının iradesini görmezden gelmekle suçladı.
Paris’teki iki Fransız yetkiliye göre hükümet, Fransa’nın yıllardır karşı çıktığı anlaşmanın Komisyon tarafından bu şekilde dayatılacağına dair önceden bilgilendirilmedi.
Anlaşma, ülkedeki siyasi partiler, etkili çiftçi örgütleri ve kamuoyunda güçlü bir tepkiyle karşı karşıya.
İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan diğer AB ülkelerinden diplomatlar ve yetkililer ise Fransa’nın Brüksel’deki etkisinin azaldığı ve Komisyon Başkanı’nın gelecek yıl görevden ayrılacak bir Fransız cumhurbaşkanının muhalefetini bilinçli şekilde göz ardı edebileceğini düşündüğü yorumunu yaptı.
Bir AB hükümet yetkilisi, “Fransızlar için hangisi daha kötü bilmiyorum: Önceden bilgilendirilmemek mi, yoksa Komisyon’u engelleyememek mi? Bence ilki” dedi.
Bir başka AB diplomatı ise “Macron Avrupa’da şaşıran tek kişi olmalı” sözleriyle durumu tiye aldı.
Von der Leyen uzun süredir anlaşmanın hızla yürürlüğe girmesini istediğini açıkça dile getiriyordu. Ancak Komisyon’un Avrupa Parlamentosu’nu devre dışı bırakıp 720 milyon nüfusu kapsayan ve AB ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay arasında serbest ticaret alanı oluşturacak anlaşmayı erken uygulamaya koyup koymayacağı belirsizdi.
İkinci bir AB diplomatı, “Fransız yetkililer bunun gerçekleşmeyeceğinden emindi” dedi.
Ticaret gerilimi tırmanıyor
Fransa Ticaret Bakanı Nicolas Forissier, Perşembe günü verdiği demeçte Paris’in yargı incelemesi süresini, çiftçileri korumaya yönelik talepler konusunda Komisyon’dan güvence almak için kullanmayı hedeflediğini söylemişti.
Forissier, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın tanıdığı ek süreyi, “ayna tedbirler” ve sağlık kontrolleri başta olmak üzere tüm konularda somut yanıtlar almak için Komisyon’la görüşmeleri sürdürmek amacıyla kullanacaklarını belirtmişti.
Ancak von der Leyen mahkeme kararını beklemeye gerek olmadığına hükmederek süreci hızlandırdı.
Komisyon Başkanı, Ocak ayında Paraguay’da anlaşmayı imzaladığında da Macron’la gerilim yaşamıştı. O dönemde AB ülkelerinin çoğunluğu Fransa, Polonya, Avusturya, İrlanda ve Macaristan’a karşı anlaşmaya destek vermişti.
Fransa’daki siyasi istikrarsızlık ve artan transatlantik ticaret gerilimleri, Paris’in yıllar süren müzakerelerde anlaşmayı engelleme ya da ciddi biçimde değiştirme çabalarını zayıflattı.
AB yürütmesi, Mercosur ülkelerinin kendi onay süreçlerini tamamlamasının ardından anlaşmayı uygulamak için üye ülkelerden yetki aldı. Arjantin ve Uruguay Perşembe günü anlaşmayı onayladı.
Anlaşmanın nihai olarak yürürlüğe girmesi için mahkeme incelemesinin ardından Avrupa Parlamentosu’nun da son onayı gerekiyor.
Ancak Komisyon’un parlamenterleri devre dışı bırakması, bu onayın alınmasını daha da zorlaştırabilir.
Von der Leyen ise zaman kaybetmek istemedi. Mahkeme sürecinin bitmesini bekleme çağrılarını bir kez daha görmezden gelerek geçici uygulamayı ertesi gün ilan etti.
2027 baharında Elysee’den ayrılması beklenen ve üçüncü kez aday olamayan Macron ise sert bir yanıt verdi: “Avrupa vatandaşlarına ve temsilcilerine gereken saygı gösterilmedi.” Bu kriz, iki isim arasındaki eşi benzeri görülmemiş bir çatışmaya işaret ediyor.
Macron, “İthalatta gevşek, yerli üretimde katı bir anlaşmayı asla savunmam. Bu, Avrupalı tüketiciler açısından tutarsız, Avrupa egemenliği açısından ise suçtur” ifadelerini kullandı.
Politico