GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 46,9484 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.550,90 ₺ BTC: 3.020.057 ₺ 🇺🇸USD: 46,9484 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.550,90 ₺ BTC: 3.020.057 ₺ 🇺🇸USD: 46,9484 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.550,90 ₺ BTC: 3.020.057 ₺
11 Temmuz 2026 - 20:59

info@turkglobalmedia.com

Von der Leyen'in AB Genelinde Sosyal Medya Yasağı Hamlesinin Perde Arkası

Von der Leyen'in AB Genelinde Sosyal Medya Yasağı Hamlesinin Perde Arkası

Sosyal Medya
10.07.2026 23:09
TGM Haber Merkezi

Pazartesi günü yayımlanacak bir rapor, gençlere yönelik sosyal medya yasağı çağrılarına yeni güç kazandıracak.

Bu haberi paylaş:

Avrupa'daki gençlerin yakın gelecekte sosyal medya platformlarından uzaklaştırılması söz konusu olursa, bunun mimarlarından biri Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen olacak.

Pazartesi günü, von der Leyen'in AB genelinde gençlere yönelik sosyal medya yasağını hayata geçirme yönündeki planında önemli bir aşamaya geçiliyor. Avrupa Komisyonu, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koyan uzman raporunu kamuoyuna açıklayacak.

Von der Leyen, çocuk ve ergen psikiyatristi Jörg Fegert ile sosyal epidemiyolog Maria Melchior'u, çocukların çevrim içi ortamda karşı karşıya kaldıkları risklere karşı Avrupa Birliği'nin nasıl bir koruma mekanizması oluşturması gerektiğini belirlemek üzere görevlendirmişti. 

Onlarca uzmanın aylar süren katkılarıyla hazırlanan rapor, çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik öneriler içeriyor.

Ancak Pazartesi günü yayımlanacak raporun amacı, von der Leyen'i harekete geçmeye ikna etmek ya da yaş sınırlarının gerekli olduğunu göstermek değil. 

Tıp doktoru olan ve yedi yetişkin çocuğa sahip von der Leyen, sosyal medyanın gençler üzerindeki olumsuz etkileri konusundaki endişelerini daha önce açıkça dile getirmiş ve AB genelinde bazı kısıtlamaların gerekli olduğunu ifade etmişti.

Dört AB yetkilisinin verdiği bilgiye göre von der Leyen, Eylül ayında AB genelinde sosyal medya kullanımına yaş sınırı getiren düzenlemeyi açıklayabilir. Avrupa Komisyonu'nun teknoloji birimi bu düzenlemenin taslak metnini zaten hazırlamış durumda.

Bir AB yetkilisi, Pazartesi günü açıklanacak raporun amacının, şüpheyle yaklaşan üye devletleri ikna etmek ve olası yasağa "bilimsel dayanak" oluşturmak olduğunu söyledi.

Kişisel önceliği haline getirdi

Bu süreç, von der Leyen'in Avrupa'nın küresel sosyal medya yasakları eğilimine katılması için kişisel olarak yürüttüğü girişimlerin son halkasını oluşturuyor.

Geçen yıl yaptığı Birliğin Durumu (State of the European Union) konuşmasında uzman panelini duyurduğunda, konu üzerinde çalışan Komisyon yetkililerinin bile bundan habersiz olduğu belirtiliyor.

Genel bir yasağa karşı çıkanlar ise sürecin işleyişini eleştiriyor.

Estonya Adalet ve Dijital İşler Bakanı Liisa-Ly Pakosta, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Normalde önce sorun tanımlanır ve ardından en iyi çözüm aranır. Eğer daha en baştan 'yasak getireceğiz, şimdi bunu nasıl yapacağımızı bulalım' diyorsanız, bu biraz önyargılı bir yaklaşım oluyor."

Dünyada yasak dalgası büyüyor

Avustralya, Aralık ayında sosyal medya platformlarına yaş sınırı getiren ilk ülke oldu.

Endonezya Mart ayında yasağı uygulamaya koyarken, Malezya Haziran ayında aynı yolu izledi. Türkiye'de ise ilgili yasa tasarısı parlamentodan geçti.

AB içinde en ileri aşamaya gelen ülke Fransa olurken, Birleşik Krallık da benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor.

Ancak AB çapında ortak bir yasak çıkarmak, 27 üye ülkenin farklı yaklaşımları nedeniyle çok daha karmaşık bir süreç olarak görülüyor.

Von der Leyen geçen yılki Birliğin Durumu konuşmasında konuyu gündeme taşımıştı. Dört yetkili, bu yıl Eylül ayında yapacağı konuşmada yeni adımları açıklamasının beklendiğini ifade ediyor.

Polonya Dijital İşler Bakanı Dariusz Standerski ise şu değerlendirmede bulundu:

"Şu anda 14 üye devletin bu girişimi desteklediğini görüyoruz. Artık güçlü bir çoğunlüğün oluştuğuna inanıyorum. Bazı ülkelerin memnun olmadığını duyduk ancak şu an için bunu engelleyebilecek bir azınlık göremiyorum."

Standerski, Polonya'da kamuoyunun yüzde 70'inden fazlasının çocuklara yönelik sosyal medya yasağını ve yaş doğrulama sistemlerini desteklediğini söyledi.

Bakan, "Altı-yedi yaşındaki çocuklar çocuk pornografisi, zorbalık ve diğer suç içerikleriyle karşılaşabiliyor." ifadelerini kullandı.

Dijital ülkeler karşı çıkıyor

Yasağa yönelik muhalefet daha çok dijitalleşme seviyesi yüksek olan birkaç Avrupa ülkesinden geliyor. Bu ülkeler, çocukları korumanın genel yasaklardan daha akıllıca yolları bulunduğunu savunuyor.

Von der Leyen'in Pazartesi günü kısa bir açıklama yaparak uzman raporunu kamuoyu önünde kabul etmesi bekleniyor.

Rapora erişen bir yetkiliye göre belge, sosyal medyanın çocuklara verdiği zararların nasıl azaltılabileceğine ilişkin somut öneriler içeriyor ancak siyasetçilere hangi platformların veya uygulamaların yasaklanması gerektiğini söylemiyor.

Rapor hakkında bilgi sahibi başka bir yetkili ise belgenin yaş sınırlamaları konusunda kesin bir "evet" ya da "hayır" cevabı vermediğini belirtti. Bununla birlikte raporun, yaş sınırı uygulanmasına ve bu sınırın hangi yaşta başlaması gerektiğine ilişkin seçenekleri açık bıraktığı ifade edildi.

Uzman panele katkı sunan birçok akademisyen ise genel bir yasağı desteklemiyor.

Bunlar arasında 5Rights Foundation temsilcisi Leanda Barrington-Leach ile London School of Economics öğretim üyesi Sonia Livingstone da bulunuyor. İki isim, bir ay önce von der Leyen'e gönderdikleri mektupta kapsamlı yasaklara karşı uyarıda bulunmuştu.

İlk sonuçlar umut vermiyor

Bazı ülkelerde elde edilen ilk veriler, yaş sınırlarının beklenen etkiyi yaratmayabileceğini gösteriyor.

Avustralya'nın eSafety Komiseri, Mart ayında yaptığı açıklamada yasağın çocukları sosyal medyadan uzak tutmada büyük ölçüde başarısız olduğunu belirtti. Bunun temel nedeninin ise büyük teknoloji şirketlerinin kuralları yeterince uygulamaması olduğu ifade edildi.

Avustralya hükümeti bu nedenle çevrim içi güvenlik düzenleyicisinin yetkilerini artırmaya hazırlanıyor.

Uzman panele katkı sağlayan Danimarka merkezli çocuk hakları kuruluşu Børns Vilkår'ın teknoloji politikaları danışmanı Sørine Vesth Rasmussen, raporun çocukların korunmasını ve güçlendirilmesini bütüncül bir yaklaşımla ele almasını beklediğini söyledi.

Başkentlerden yoğun baskı

Von der Leyen'in güçlü desteği, birçok Avrupa ülkesinin kendi ulusal düzenlemelerini hızla hazırladığı bir döneme denk geliyor.

Fransa Eylül ayında yaş sınırı uygulamaya hazırlanırken, Danimarka ve Yunanistan yıl sonuna kadar benzer düzenlemeleri yürürlüğe koymayı hedefliyor. Avrupa Komisyonu da bu ülkelerin ulusal düzenlemelerini hazırlamalarına yeşil ışık yakmış durumda.

Bununla birlikte AB çapındaki olası düzenlemenin nasıl şekilleneceği konusunda önemli belirsizlikler sürüyor.

Örneğin Brüksel'in tüm Avrupa için ortak bir yaş sınırı mı belirleyeceği, yoksa bu yetkiyi üye ülkelere mi bırakacağı henüz netleşmiş değil.

Komisyon üzerindeki baskı geçen yaz Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un konuyu öncelikli gündem maddesi haline getirmesiyle daha da arttı.

Atina, Kopenhag ve Madrid gibi başkentler de çocukların sosyal medyadan uzak tutulması için Komisyon'dan daha güçlü adımlar atmasını talep ediyor.

Bu yaz başında Komisyon, Macron'un organize ettiği AB liderler toplantısı öncesinde kullanıcıların yaşını doğrulamak amacıyla teknik bir çözüm duyurdu. Ancak sistem daha sonra güvenlik açıkları nedeniyle eleştirildi. Komisyon ise bu açıkların giderildiğini açıkladı.

Komisyon ayrıca bu hafta Paris'e, teknoloji şirketlerinin denetlenmesine ilişkin yetki alanına müdahale etmemesi koşuluyla Fransa'nın kendi asgari sosyal medya yaş sınırını belirleyebileceğini bildirdi.

AB Teknolojiden Sorumlu Komisyon Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen ise sosyal medya yasaklarının tek başına çözüm olmadığını daha önce dile getirmişti.

Virkkunen, "Öncelikli hedefimiz çevrim içi ortamı herkes, özellikle de çocuklar için güvenli hale getirmek. Çünkü dijital ortam artık günlük yaşamımızın önemli bir parçası." ifadelerini kullanmıştı.

Ancak birçok ülkenin kendi düzenlemelerini hazırlaması nedeniyle Komisyon, Avrupa genelinde farklı uygulamaların ortaya çıkmasını önlemenin tek yolunun ortak AB kuralları oluşturmak olduğu görüşüne giderek daha fazla yaklaşıyor.

Komisyon Sözcüsü Thomas Regnier ise bu yaklaşımı şu sözlerle özetledi:

"Hukuki belirsizlik yaratabilecek veya uygulamaların etkinliğini zayıflatabilecek ulusal sistem parçalanmasını en aza indirmemiz gerekiyor."

 

Politico

Yayınlanma: 10.07.2026 23:09
Ana Sayfaya Dön