Dünya Ekonomik Forumu, net 78 milyon yeni iş çalışanı öngörüyor.
Dünya Ekonomik Forumu’na göre iş dünyası yöneticilerinin %54’ü yapay zekânın mevcut işleri ortadan kaldırmasını bekliyor.
Riga’da düzenlenen “Yapay Zekâ Çağında İşin Geleceği” forumunda çalışanların yeni ekonomiye hazırlanması ele alındı.
Yapay zekânın bazı işleri ortadan kaldırmasının beklendiğini, ancak aynı zamanda yeni işler de yaratacağını söyleyen Avrupa Komisyonu İcra Başkan Yardımcısı Roxana Mînzatu bu değerlendirmeyi Riga’daki forumda video bağlantısıyla yaptı ve AB’nin çalışanların bu dönüşümü yönetmesine yardımcı olması gerektiğini savundu.
Mînzatu, AB’nin insanların bir işten diğerine geçmesini kolaylaştırması ve yeniden eğitim ile beceri geliştirme desteklerini artırması gerektiğini söyledi. Bu zorlukların Komisyonun yıl içinde sunması beklenen “Kaliteli İşler Yasası” kapsamında ele alınacağını da doğruladı.
Mînzatu, “Avrupa’nın rekabetçi kalabilmesi, ekonomik modelini sürdürebilmesi ve yaşam tarzını koruyabilmesi için nitelikli bir iş gücüne ihtiyacı var,” dedi.
Riga’daki Çalışmanın Geleceği Enstitüsü (Future of Work Institute), devlet istihdam ajansı ve danışmanlık firması ERDA tarafından düzenlenen forumda ayrıca Google, Avrupalıların yapay zekâ becerileri kazanmasına yardımcı olmak adına Avrupa için Yapay Zeka Çalışması, girişimini başlattı.
Şirket, bu kapsamda Google.org’un Avrupa Yapay Zekâ Fırsat Fonu’nu desteklemek üzere 30 milyon dolar taahhüt etti.
Google’ın Avrupa’daki kamu politikaları başkan yardımcısı Annette Kroeber-Riel şöyle dedi:
“Yapay zekâ okuryazarlığını geniş ölçekte önceliklendirmeliyiz. Fabrika sahasından bakanlık ofisine kadar her çalışan, yapay zekâya ne zaman güveneceğini ve ne zaman insan yargısına ihtiyaç duyulduğunu bilmelidir.”
Yapay zekâ devrimi için beceri artışı gerekli
Konferans, son dönemde yüzlerce başvuru göndermesine rağmen yanıt alamayan ya da sürekli reddedilen genç mezunlara dair haberlerin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Aynı zamanda şirketler işten çıkarmalarda yapay zekâyı bir faktör olarak göstermeye devam ediyor; ancak bazı uzmanlar bu teknolojinin bazen başka sorunları gizlemek için bir “günah keçisi” olarak kullanıldığını savunuyor.
Dünya Ekonomik Forum, 2030 yılına kadar 92 milyon işin ortadan kalkacağını tahmin ediyor, ancak buna rağmen 170 milyon yeni rolün ortaya çıkmasıyla net 78 milyonluk bir istihdam artışı öngörüyor.
WEF Genel Müdürü Saadia Zahidi şöyle diyor:
“Ancak bu net artışın altında ciddi bir hareketlilik var. Ve beceri yakınlığına baktığımızda, işlerini kaybedecek kişilerin, büyüyecek roller için gereken becerilere sahip olup olmadığı net değil.”
WEF’in son “İşlerin Geleceği Raporu”, çalışanların mevcut becerilerinin beşte ikisinin (%39) önümüzdeki 4 yıl içinde dönüşeceğini veya geçerliliğini yitireceğini ortaya koyuyor.
Letonya Başbakanı Evika Siliņa Riga’daki dinleyicilere, AB liderlerinin Avrupa’nın daha hızlı yenilik yapması, teknolojiye daha fazla yatırım yapması ve insanlara daha fazla yatırım yapması gerektiği konusunda hemfikir olduğunu söyledi.
“Beceriler değişiyor, ancak teknoloji insan yargısının, sorumluluğun ya da değerlerin yerini alamaz,” dedi.
Etkinlik sırasında konuşan, İrlanda Parlamentosu Yapay Zekâ Komitesi Başkanı Malcolm Byrne ise 27 üye devlet arasında ortak değerler üzerinde uzlaşmanın yalnızca yapay zekâya özgü olmadığını, AB’nin temel gücü olduğunu ve bunun rekabetçiliği destekleyen ortak bir çerçeve oluşturduğunu belirtti.
Ayrıca yapay zekâ konusunda daha fazla kamu bilgilendirme kampanyası çağrısında bulundu:
“Daha geniş bir kamu kesimi tüm bunlar hakkında bilgilendirilmeli, yapay zekânın ne zaman kullanıldığı konusunda şeffaflık olmalı ve insanlar şunu anlayabilmeli: Yapay zekâyı kullanırsak toplumlarımızda daha iyi sağlık sonuçları elde edebiliriz.”
Bakan, yapay zekânın sınıflarda kalmasını istiyor
Byrne ayrıca yapay zekânın Avrupa eğitim sistemlerine entegre edilmesi gerektiğini söyledi.
Bu görüş, Estonya Eğitim Bakanı Kristina Kallas tarafından da desteklendi. Kallas, Avrupa ülkelerinin teknolojiyi sınıflardan uzaklaştıracak şekilde düzenlemeler yaptığını gözlemlediğini belirtti.
Eğitimsiz öğretmenler tarafından kullanıldığında teknolojinin büyük riskler taşıdığını, ancak doğru kullanıldığında pek çok fırsat sunduğunu söyledi.
Kallas, “Eğitim sistemlerinin durağan ve geçersiz hale gelmesi durumunda ne olacağını düşünün. Çocuklar bu teknolojiyi zaten kullanacak, ancak bunu sınıf dışında, bazı altkültürlerde ya da oyun ortamlarında öğrenecekler,” dedi.
“Okula gitmek istemeyecekler ve bilgisayar başında evde oturacaklar. Ve bu zaten oluyor; okul terk oranları artıyor. Çocuklar okulu ilgisiz buluyor.”
Euractiv