“Sadece İnanılmaz Bir Kirlilik Miktarı”
Yapay zekâ (AI) destekli teknolojilerin enerji ve su tüketimi hızla artarken, uzmanlar bunun iklim değişikliği üzerindeki etkilerini tartışıyor.
Bazıları bu teknolojinin temiz enerji geçişini zorlaştırabileceğini söylerken, diğerleri AI’nin karbon azaltım çözümlerinde faydalı olabileceğini belirtiyor.
Memphis’te altın rengi bir gün batımında, çevre aktivisti Sharon Wilson, Elon Musk’ın xAI şirketinin dünyanın en büyük yapay zekâ süper bilgisayarını barındıran veri merkezine termal kamera ile baktı ve gözle görülemeyen bir gezegen tehdidini ortaya çıkardı.

Kirlilik kontrol sistemlerinden yoksun olan bu gazla çalışan türbinler, Tennessee gökyüzüne görünmez zehirli dumanlar salıyordu.
Wilson, yıllardır metan gazı sızıntılarını belgeleyen eski bir petrol ve gaz işçisiydi. xAI’nin Colossus veri merkezinin, büyük bir enerji santralinden daha fazla sera gazı yaydığını tahmin ediyor ve “Sadece inanılmaz bir kirlilik miktarı” diye konuştu.
Aynı hafta, bu tesisin en çok konuşulan ürünü, Musk’ın kontrolden çıkmış yapay zekâ sohbet botu Grok, “Güney Afrika’da beyaz soykırım yaşandığı” gibi alakasız komplo teorilerini haber akışında yaymıştı. Bu gönderiler hızla silinse de Grok geçmişte Hitler’i övmüş, aşırı sağ görüşleri desteklemiş ve yanlış iddialar üretmişti.
Wilson, bu durumun “berbat bir israf” olduğunu söyledi ve “Bunun ne işe yaradığını anlamıyorum” diyerek AI’nın yol açtığı sosyal ve çevresel olumsuzluklara dikkat çekti.
Uzmanlar Ne Diyor?
Bazı bilim insanları, yapay zekânın karbon salınımı ve enerji tüketimi ile temiz ekonomiye geçişi zorlaştırabileceğini düşünerek endişelerini dile getiriyorlar.

Veri merkezleri, şu anda küresel elektrik tüketiminin yalnızca yaklaşık %1’ini kullanırken, bu payın önümüzdeki yıllarda çok daha yukarı çıkabileceği belirtiliyor.
Örneğin İrlanda’da veri merkezleri ülke elektriğinin beşte birini tüketiyor ve birkaç yıl içinde bu oranın üçte birine ulaşması bekleniyor; bu durum, şebekenin kapasitesini aşan hızlı genişleme nedeniyle 2021’de yeni bağlantılara kısıtlama getirilmesine yol açmıştı.
Bloomberg NEF’e göre ABD’de 2035’e kadar veri merkezi enerji talebinin iki katından fazla artacağı, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) ise bu on yılın sonuna kadar zengin ülkelerdeki elektrik talebi artışının en az %20’sinin veri merkezlerinden kaynaklanacağını tahmin ettiği belirtiliyor.
Mevcut talebin bir kısmı yenilenebilir enerji alım anlaşmaları ile karşılanıyor; bazı teknoloji firmaları bu tesisleri nükleer veya temiz enerji ile güçlendirmek için anlaşmalar yapıyor. Ancak kısa vadede fosil yakıtların hâlâ baskın olacağı öngörülüyor.
Kirlilik ve Enerji Tüketimi Tartışması
AI’nin enerji ayak izi, özellikle büyük modellerin eğitimi ve çalıştırılması sırasında ciddi bir yük oluşturuyor. Basit bir metin sorgusu bile tahmini 0,2–3 watt-saat enerji tüketebiliyor; bu rakam daha karmaşık “derin araştırma” veya video üretimi gibi işlemlerde önemli ölçüde artıyor.

Bu rakamlar uçakla seyahat etme, et tüketme veya araba kullanma gibi faaliyetlerle kıyaslandığında küçük görünebilir; ancak AI’ye olan talebin ölçeği hem veri merkezlerinin enerji ihtiyacını hem de dolaylı karbon etkilerini büyütüyor.
Hugging Face iklim lideri Sasha Luccioni, büyük teknoloji şirketlerinin enerji kullanımı konusunda yeterince şeffaf olmadığını belirtiyor. “Enerji kullanımını doğru bilen bir stratejimiz yok gibi görünüyor; sorun yokmuş gibi davranıyoruz” dedi.
Yapay Zekâ İklime Faydalı Olabilir mi?
Bir yandan IEA ve diğer uzmanlar, AI uygulamalarının emisyonları azaltma potansiyeline dikkat çekiyorlar. Bu teknolojinin güneş ve rüzgâr enerjisi gibi temiz teknolojilerin entegrasyonunu kolaylaştırabileceği, daha verimli pilleri ve sürdürülebilir gıda sistemlerini geliştirebileceği öne sürülüyor.
Londra Ekonomi Okulu ve Systemiq araştırmacıları da AI’nin temiz enerji ve bağlantılı çözümlerde emisyonu önemli ölçüde düşürebileceğini ifade ediyorlar; ancak bu faydaların belirsizliklerle dolu olduğunu ve “rebound” etkilerinin avantajları azaltabileceğini belirtiyorlar.
Örneğin Google, veri merkezlerinde soğutma sistemlerini AI ile optimize ederek enerji tüketimini %40 azaltabildiğini bildirirken, İspanya’nın Iberdrola firması rüzgâr türbinlerini optimize ederek verimliliği %25 artırdığını söylüyor.
Tehdit mi, Çözüm mü?
Uzmanlar, AI’nin iklim üzerindeki net etkisinin hem pozitif hem negatif yönleri olduğunu belirtiyorlar: enerji tüketimi ve fosil yakıt bağlantılı genişleme ciddi risk oluştururken, AI’nin karbon azaltım potansiyeli de mevcut.
Tartışmalar, daha fazla şeffaflık, düzenleme ve sürdürülebilir tasarım ilkeleri üzerine odaklanıyor.
Kısa Yorum
AI’nin çevresel etkileri yalnızca enerji tüketimi ile sınırlı değil; aynı zamanda su kullanımı ve fosil yakıt altyapısına bağlı talep artışı gibi geniş kapsamlı etkiler de göz önünde bulunduruluyor.
Uzmanlar, bu etkileri dengelemek için AI geliştirme süreçlerinde sürdürülebilirlik ilkelerini vurguluyorlar.
The Guardian