Yaklaşık 2.500 haber üzerinde yapılan analiz, bunların yaklaşık dörtte üçünün küresel ısınmaya hiç değinmediğini ortaya koydu.
Analizlere göre, Haziran ayında Birleşik Krallık'ı etkileyen ve rekor sıcaklıkların görüldüğü sıcak hava dalgasına ilişkin yayımlanan haberlerin büyük çoğunluğunda iklim krizine hiç değinilmedi.
Haziran ayındaki aşırı sıcaklarla ilgili olarak, yılın bu dönemi için rekor sayılan 37°C'nin üzerindeki sıcaklıkların görüldüğü dönemde, Birleşik Krallık'ın dokuz büyük ulusal günlük medya kuruluşunda yaklaşık 2.500 haberyayımlandı.
Ancak bunların yaklaşık %72'sinde, yani neredeyse dörtte üçünde, küresel ısınma veya iklim değişikliğiyle ilgili herhangi bir ifadeye yer verilmedi. Bu sonuçlar, Energy and Climate Intelligence Unit (ECIU)tarafından yapılan analizde ortaya konuldu.
İncelenen haberlerin daha da az bir kısmı, sıcak hava dalgasını iklim krizini önlemeye yönelik hükümet politikalarıyla ilişkilendirdi. Sıcak hava dalgasına ilişkin haberlerin 20'de birinden daha azında "net sıfır (net zero)" hedefine atıfta bulunuldu.
Haziran ayındaki sıcak hava dalgası, yılın ikinci aşırı sıcak dönemi oldu. Daha önce Mayıs ayında sıcaklıklar 35°C'ye ulaşarak o aya ait önceki rekoru kırmıştı. Geçen hafta üçüncü bir sıcak hava dalgası yaşandı ve bunun en az bu haftanın bir bölümünde daha devam etmesi bekleniyor.
Pazartesi günü Imperial College London tarafından yayımlanan araştırmaya göre, Mayıs ve Haziran aylarında Birleşik Krallık'ta yaklaşık 2.700 kişi aşırı sıcak nedeniyle hayatını kaybetti.
Bunların yaklaşık 1.100'ünün, iklim krizinin sıcaklıkları artırıcı etkisi olmasaydı yaşamını yitirmeyeceği belirtildi.
Bilim insanları, fosil yakıtların yakılması ve tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştırılması gibi insan faaliyetlerinin sıcak hava olaylarını daha da şiddetlendirdiği uyarısında bulundu.
Yapılan bir ilişkilendirme (attribution) çalışması, iklim sistemine insan müdahalesi olmadan bu denli aşırı hava olaylarının meydana gelmesinin mümkün olmayacağınıortaya koydu.
Reading Üniversitesi İklim Bilimi Profesörü Ed Hawkins, kamuoyunun iklim krizini daha iyi anlayabilmesi için medyanın bu konuyu daha etkili biçimde açıklaması gerektiğini söyledi.
Hawkins şu ifadeleri kullandı:
"Aşırı sıcak hava dalgaları yaşandığında, İngiliz halkının takip ettiği medya organlarında, başta fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının bu sıcak hava dalgalarını normalde olacağından daha sıcak hâle getirdiği konusunda bilgilendirilmesi kritik önem taşıyor."
Analiz, 22 Haziran Pazartesi ile 28 Haziran Pazar tarihleri arasında Birleşik Krallık'ın önde gelen ulusal medya kuruluşlarında yayımlanan haberleri inceledi.
Araştırmada, "extreme heat" (aşırı sıcak) veya "heatwave" (sıcak hava dalgası) ifadelerini içeren haberlerin aynı zamanda "climate change" (iklim değişikliği), "climate" (iklim) ya da "global warming" (küresel ısınma) gibi kavramlara yer verip vermediği incelendi. Ayrıca bu haberlerde "net zero"ifadesinin kullanılıp kullanılmadığı da analiz edildi.
ECIU, Factiva medya veri tabanını kullanarak 22-28 Haziran tarihleri arasında Express, Financial Times, Guardian, Independent, Mail, Mirror, Sun, Telegraph ve Times gazetelerinin basılı ve çevrim içi yayınlarını değerlendirdi.
İklim ile sıcak hava olayları arasındaki bağlantıyı kurma konusunda Financial Times ilk sırada yer aldı. Gazetenin bu dönemde yayımladığı 78 haberin 50'si, yani yaklaşık üçte ikisi, aşırı sıcakları iklim değişikliğiyle ilişkilendirdi.
İkinci sırada The Guardian yer aldı. Gazetenin sıcak hava dalgasıyla ilgili 131 haberinden 64'ü, yani yaklaşık yarısı, iklim krizine atıfta bulundu.
İncelenen yayınlar arasında en fazla haber yayımlayan gazete The Independent oldu. Gazete bu dönemde 783 sıcak hava dalgası haberi yayımladı ve bunların 304'ünde, yani yaklaşık %39'unda, iklim değişikliğinden söz edildi.
Daily Mail'in 300'den fazla sıcak hava dalgası haberinin yaklaşık beşte biri küresel ısınmaya değinirken, Expressgazetesindeki 400'den fazla haberin yalnızca sekizde biri iklim bağlantısı kurdu.
Mirror da 300'ün üzerinde sıcak hava dalgası haberi yayımladı ancak bunların sadece %9'unda iklim değişikliğine yer verildi.
Listenin son sırasında ise The Sun yer aldı. İncelenen dönemde gazetenin yayımladığı 69 sıcak hava dalgası haberinin yalnızca %6'sı iklim değişikliğiyle bağlantı kurdu.
Bazı yayın organlarında haber sayılarının çok yüksek olmasının nedeni, çok sayıda canlı blog (live blog) ve mevcut çevrim içi haberlerde yapılan küçük güncellemelerdi. Canlı bloglar analizden çıkarıldığında, iklim referansı içeren haberlerin oranı hemen hemen aynı kaldı. Tek istisna The Independent oldu; bu gazetede oran yaklaşık %34'e geriledi.
ECIU düşünce kuruluşunun Uluslararası İlişkiler Direktörü Gareth Redmond-King şunları söyledi:
"Son dönemde yaşanan üç ayrı aşırı sıcak hava dalgasıyla iklim değişikliği arasındaki bağlantı tartışmasızdır."
Redmond-King sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yakın dönemde yaşanan sıcak hava dalgaları bir belirtiyse, iklim değişikliği hastalığın kendisi, net sıfır ise tedavisidir. Halkın bu bağlantıya ilişkin farkındalığı bu kadar düşükken, toplumun daha iyi anlayabilmesi için bu üç kavram arasındaki bağın kurulması hayati önem taşıyor."
The Guardian sözcüsü ise şu açıklamayı yaptı:
"The Guardian, aşırı hava olayları ile iklim krizi arasındaki bağlantıyı haberleştirme konusunda öncü konumdadır. Haberlerimiz küresel ısınmayı acil ve bilimsel bir gerçeklik olarak ele almaktadır.
Kamuoyunun iklim krizini ve gerekli çözümleri anlayabilmesi için açık ve doğru gazetecilik büyük önem taşımaktadır. Guardian, yalnızca 2026 yılı içinde bile 'iklim krizi' veya 'iklim acil durumu' ifadelerini içeren yüzlerce haber yayımlamıştır.
Analizde yer alan diğer medya kuruluşlarına da görüşleri soruldu ancak haber hazırlanırken herhangi bir açıklama yapılmadı.
The Guardian