AB, Çin’e karşı tutumunu sertleştiriyor
AB, Šefčovič’in Pekin ziyareti öncesinde Çin’e karşı tutumunu sertleştiriyor
Avrupa Parlamentosu’ndaki politika yapıcılar, Birliğin Çin’le ilişkilerinde yalnızca ticaret dengesizliğine odaklanmaması gerektiğini savunuyor.
Avrupa Parlamentosu’ndaki farklı siyasi gruplardan politika yapıcılar, Avrupa Birliği’nin Çin ile ilişkilerinde ticaretin ötesine geçen daha güçlü bir yaklaşım üzerinde giderek daha fazla uzlaşıyor.
Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi tarafından hazırlanan AB-Çin siyasi ilişkilerine ilişkin rapor, Çin’i yalnızca ekonomik bir rakip olarak değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliğini zayıflatan jeopolitik bir aktör olarak değerlendiriyor.
Avrupa Parlamentosu, raporu çarşamba günü oylayacak. Oylama, AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič’in perşembe günü Pekin’e gerçekleştireceği ziyaretin hemen öncesine denk geliyor.
Šefčovič’in Pekin’de Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile bir araya gelmesi bekleniyor.
Bu gelişme, AB’nin Çin politikasında ekonomik ve ticari anlaşmazlıkların yanı sıra jeopolitik rekabet, Avrupa’nın güvenliği ve Çin’in Avrupa üzerindeki etkisinin de daha belirgin biçimde gündeme taşındığını gösteriyor.
Milletvekilleri, Pekin’in Sincan’daki Uygur azınlığına yönelik uygulamalarını da gündeme getirdi. Çin’in Uygurları sistematik biçimde kamplara ve cezaevlerine gönderdiği ve zulme maruz bıraktığı ifade edildi.
Avrupa Parlamentosu, 2024 tarihli bir kararında bu uygulamaları doğrudan soykırım olarak nitelendirmekten kaçınmış, ancak bunların “insanlığa karşı suçlar” teşkil ettiğini belirtmişti.
Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) milletvekili Michael Gahler gibi bazı parlamenterler ise Pekin’in, Çin’in kendi topraklarının bir parçası olarak gördüğü Tayvan üzerindeki baskısını ve müdahalesini gündeme taşıdı. Çin’in, Ukrayna’ya karşı savaşını sürdüren Rusya ekonomisinin ayakta kalmasına verdiği destek de tartışmada önemli yer tuttu.
Konular farklı başlıklara yayılsa da Avrupa Parlamentosu üyeleri salı günkü tartışmayı, AB ile Çin arasındaki ilişkilerin eşitlikten uzak yapısını eleştirmek için kullandı. Vautmans’a göre bu durum, Birliğin Çin konusunda giderek daha ortak bir tutuma yöneldiğini gösteriyor.
Vautmans, tartışmanın ardından yaptığı açıklamada şöyle dedi:
“Bu artık yalnızca Avrupa Parlamentosu’nun ya da tek bir siyasi grubun tutumu değil. Avrupa’nın Çin konusunda daha tutarlı bir politikaya ihtiyaç duyduğuna ilişkin farkındalık giderek artıyor: Diyaloğa ve iş birliğine açık, ancak gerektiğinde kendi çıkarlarını savunmaya çok daha istekli bir politika.”
Politico