ClientEarth adlı sivil toplum kuruluşu, tartışmalı bir pestisit onayına ilişkin belgeleri görmek istemiş, ancak AB yürütme organı bunu reddetmişti.
Bir AB mahkemesi, Avrupa Komisyonu’nun bu belgeleri STK’ya sağlaması gerektiğine hükmetti
Bu karar, kurumun şeffaflık mücadelelerinde yaşadığı son geri adım oldu.
Genel Mahkeme, Çarşamba günü Lüksemburg’da verdiği kararda, 2021’de Komisyon’un arı ve balıklar için zararlı olduğu bilinen sipermetrin maddesinin onay yenilemesine ilişkin talep edilen bilgileri vermeyi reddetmesine karşı çıkan ClientEarth lehine hüküm verdi.
STK, AB ülkelerinin kapalı kapılar ardındaki toplantılarda dile getirdiği görüşleri görmek istemişti. Komisyon ise bunun, kendisi ile üye ülkeler arasındaki güveni — dolayısıyla karar alma sürecini — “zora sokabileceğini” savunmuştu.
Karar, AB’de karar alma süreçlerinin denetlenmesine dair daha geniş etkiler doğurabilir ve Komisyon’un üye ülkelerin pozisyonlarını gizli tutma kapasitesinin sınırlarına işaret edebilir.
Aynı zamanda, kurumların bilgi açıklamanın iç tartışmaları bozabileceğini savunduğu durumlarda şeffaflık kurallarının ne kadar ileri gidebileceğini test eden davalar zincirine bir yenisini ekliyor.
AB düzeyinde, ülke temsilcileri ve Komisyon, kimyasalları düzenli olarak “komitoloji” olarak bilinen bir prosedür kapsamında kapalı komite toplantılarında onaylıyor.
Sağlık ve çevre kurallarını şekillendirmede güçlü ancak çoğu zaman şeffaf olmayan rolü nedeniyle bu sistemin Brüksel’de daha fazla açıklık yönünde yeni baskılarla karşılaşması bekleniyor.
Komisyon, “Bilgilerin açıklanması [...] Komite’nin işleyişini sarsacak ve zaten zor ve uzun olan karar alma sürecini ek dış baskılara maruz bırakacaktır” savunmasını yaptı.
Ancak mahkeme, karar alma sürecinin ciddi biçimde zarar görmesi riskinin “makul şekilde öngörülebilir ve yalnızca varsayımsal olmaması gerektiğini” belirtti.
Başka bir ifadeyle mahkeme, belgelerin paylaşılmasının süreci nasıl tehlikeye atabileceğini açıklama sorumluluğunun Komisyon’a ait olduğuna hükmetti.
Karar, çevreci STK için tam bir zafer niteliği taşımadı; mahkeme, sanayi tarafından mantar ilacı mancozeb yasağına karşı açılan paralel AB davalarına ilişkin bazı dosyaların gizli tutulmasına Komisyon’un devam edebileceğine izin verdi.
Buna rağmen ClientEarth kararı “şeffaflık ve doğa için dönüm noktası niteliğinde bir zafer” olarak nitelendirdi. STK’nın avukatı Anne Friel, “Bugünkü karar, hesap verebilirlik ve arılar gibi hayati tozlaştırıcılar dahil doğanın daha iyi korunması için önemli bir adımdır” dedi.
Çarşamba günkü karar, Genel Mahkeme’nin Komisyon’un belgelere erişim konusunda yeterince açık davranmadığına hükmettiği kararlar zincirinin son halkası oldu.
Mayıs 2025’te mahkeme, Albert Bourla ile Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen arasında Covid salgınının zirvesinde yapılan kısa mesaj yazışmalarına erişimin engellenmesinin yanlış olduğuna karar vermişti.
2024 yılında ise Genel Mahkeme, Covid aşı sözleşmeleri yayımlanırken belgelerin büyük bölümlerinin sansürlenmesi nedeniyle Komisyon’un yeterince şeffaf davranmadığını tespit etmişti.
Komisyon şu anda bu karara karşı AB’nin en üst mahkemesinde itiraz sürecini sürdürüyor.
Komisyon, yorum talebine hemen yanıt vermedi. Kurumun, kararı iki ay on gün içinde bir üst merci olan Avrupa Birliği Adalet Divanı’na taşıma hakkı bulunuyor.
Politico