AB Parlamentosu Başkanı'ndan Almanya'ya çağrı
ABD’nin ilaç fiyatlandırması anlaşmazlığında Almanya’yı anlaşma yapmaya çağırdı
Roberta Metsola, ilaçlar konusunda “imkânsız” bir yarıştan kaçınmak için Washington ile Berlin arasında anlaşmaya varılması gerektiğini söyledi.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, ilaç fiyatlandırması konusundaki ticaret anlaşmazlığını çözmek için Almanya’nın Trump yönetimiyle bir anlaşma yapmaya çalışması gerektiğini belirtti.
Metsola, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında New York’ta düzenlenen etkinliklerin oturum aralarında verdiği özel röportajda, “Doğrudan konuşmaz ve bir anlaşmaya — anlaşma yapma sanatına — varmazsanız, sonuçların üstesinden gelmek daha zor olabilir. Dolayısıyla benim herkese tavsiyem şu olur: Sadece bunu gerçekleştirmeye çalışın” dedi.
ABD Ticaret Temsilciliği Ofisi, Almanya’nın ilaç fiyatlandırma politikalarını hâlihazırda soruşturuyor ve ülkeyi ilaç ürünleri için “ısrarla düşük ödeme yapmakla” suçluyor. Bu hafta Washington’da gerçekleştirilen bir duruşmada tanıkların açık çoğunluğu bu iddiayı destekledi. Soruşturma, nihayetinde Trump’ın Alman ihracatına yeni gümrük vergileri uygulaması için hukuki dayanak oluşturabilir.
Metsola, Washington ile Berlin arasında bir uzlaşma sağlanarak “ilaçlar konusunda imkânsız bir yarıştan” kaçınılması gerektiğini savundu. Avrupa’nın “ilaç sektöründe hâlâ lider olabileceğini” söyleyen Metsola, ancak bloğun “sadece fiyatlandırma konusunda değil, klinik araştırmalar ve yeni ürünlerin piyasaya sunulması açısından da çok daha çevik hale gelmesi” gerektiğini belirtti.
Merkez sağdaki Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) mensubu olan ve 2013’ten bu yana Avrupa Parlamentosu üyesi olarak görev yapan Metsola, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı’na benzer bir makamda bulunuyor.
Anlaşma anlaşmadır
Metsola, Trump yönetimiyle karşı karşıya gelmek yerine müzakere yapılmasını savunurken, ABD hükümetine de açık bir uyarı gönderdi. Metsola, Alman mallarına uygulanacak herhangi bir gümrük vergisi artışının, Başkan Donald Trump ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in geçen yıl İskoçya’nın Turnberry kentindeki Trump’a ait golf tesisinde vardığı anlaşmayla belirlenen yüzde 15’lik gümrük vergisi tavanını potansiyel olarak ihlal edebileceğini söyledi.
Metsola, Avrupa Parlamentosu’nun ticaret anlaşmasına eklenmesini sağladığı bir askıya alma maddesine dikkat çekerek, Trump yönetiminin AB üyesi ülkeleri tek tek hedef alması halinde “hukuki sonuçlar” doğabileceği uyarısında bulundu.
“Üzerinde oy kullandığımız anlaşma bunu zaten öngörüyordu” dedi.
Metsola, bu uyarısını ABD’nin çelik ve alüminyum türevlerine uyguladığı gümrük vergileri konusunda da yineledi. Turnberry anlaşması uyarınca ABD'nin, yüksek çelik ve alüminyum türevi tarifelerini yıl sonuna kadar Turnberry'de üzerinde anlaşmaya varılan yüzde 15'lik gümrük vergisi tavanıyla uyumlu hale getirmesi gerekiyor.
Metsola, ABD tarafının anlaşmaya uymamasının “askıya alma maddesini tetikleyecek bir alarm” olacağını söyledi.

Dijital egemenlik
Malta asıllı siyasetçi, salı günü Genel Kurul kapsamındaki bir etkinlikte yaptığı konuşmada yapay zekâ için “güvenlik sınırları” oluşturulması çağrısında bulundu. Konu, önde gelen Amerikan yapay zekâ şirketlerinin yöneticilerinin en ileri teknolojilerin bazılarının geliştirilmesinin yavaşlatılması çağrısında bulunmasının ardından Washington’da da gündemin önemli başlıklarından biri haline gelmiş durumda.
Yapay zekânın düzenlenmesinin Avrupa'nın ABD ve Çin'le rekabeti kaybetmesi riskini taşıyıp taşımadığı sorulan Metsola, şöyle konuştu:
“Yarışın AB ile ABD arasında olmadığına hâlâ inanıyorum. Yarış demokratik yapay zekâ ile otoriter yapay zekâ arasında. AB ve Amerika bu yarışta birlikte hareket etmek zorunda.”
Metsola aynı zamanda AB’nin dijital egemenliğine ilişkin şüpheleri de reddetti.
“ABD teknolojisine bağımlıyız. Ancak ABD teknolojisi de AB pazarına bağımlı. Teknoloji liderleri Avrupa’ya gelip ‘Ortak bir pazar istiyoruz’ dediğinde, bence konuşmalarımızda gözden kaçırdığımız nokta bu.”
Avrupa Parlamentosu’ndaki farklı siyasi gruplardan milletvekilleri, AB’nin temel düzenlemelerinden Yapay Zekâ Yasası’nın (AI Act) kapsamını genişleterek, en gelişmiş modelleri küresel güvenliği tehdit eden ABD’li teknoloji devlerinin sorumluluğunu da kapsamasını istiyor.
Metsola bu girişimi destekler görünüyordu.
“Kendi yapay zekâ modellerinin liderlerinin dikkatli olunması gerektiğini söylediklerini ve kendilerinin de güvenlik sınırları çağrısı yaptıklarını dinlemeliyiz” dedi.
Metsola, AB’nin Dijital Hizmetler Yasası’nın (Digital Services Act) gelecekte oluşturulabilecek bir sorumluluk mekanizması için potansiyel bir “platform” olabileceğini söyledi.
Üçgen ticaret
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bu hafta Washington’da Trump ile görüşürken, AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič de Çin’e gitmeye hazırlanıyor.
AB, ekim ortasına kadar Pekin ile Avrupalı şirketler için daha iyi pazar erişimi, Çin hükümetinin ticaret dengesizlikleri ve aşırı kapasite konusunda adım atması ve kritik ham maddeler konusunda daha fazla öngörülebilirlik sağlayacak bir anlaşmaya varmak istiyor.
Metsola, AB-Çin ilişkileri konusunda “Sadece tüketici bir kıta haline gelmeyi göze alamayız” diye ısrar etti.
AB’nin Pekin ile “dürüst”, “güçlü” ve “özgüvenli” bir diyalog yürütmesi gerektiğini belirtti.
Metsola, bloğun 2026'nın başında Trump’ın Grönland’ı ilhak etme tehditleri etrafında yaşanan krizde de benzer şekilde güçlü ve özgüvenli bir tutum sergilediğini, ayrıca von der Leyen’in geçen hafta Kanada’yı ortak üye olmaya davet etmesi sırasında da aynı yaklaşımın benimsendiğini söyledi.
Ancak Kanada Başbakanı Mark Carney ve ülkesiyle güçlü ilişkilere rağmen ikili anlaşmaların önemli unsurları hâlâ belirsizliğini koruyor.
Metsola, Avrupa Birliği ile Kanada arasındaki on yıllık CETA serbest ticaret anlaşmasını henüz onaylamamış olan 10 AB ülkesine anlaşmayı artık onaylamaları çağrısında bulundu.
AB ve Kanada liderlerinin ekim ayında Montreal’de bir zirve gerçekleştirmesi bekleniyor. Her iki taraf da burada bir Dijital Ticaret Anlaşması imzalamayı hedefliyor.
Metsola, anlaşmada yapay zekâya ilişkin özel hükümlerin bulunmamasına yönelik endişeleri reddetti.
“Yapay zekâ konusunda ayrı bölümlerin bulunması fikri, geçmişte internete ilişkin ayrı bölümler oluşturulmasına benzer olurdu” dedi. Metsola, teknolojinin ekonomik faaliyetlerin her alanına nüfuz edeceğini savundu.
Son dönemde Metsola’nın merkez sağ EPP grubu, yasaların kabul edilmesi için defalarca sağcı grupların desteğine başvurdu. Bu durum Sosyalistler ve Yeşiller tarafından sert biçimde eleştirildi.
Metsola, EPP’nin Almanya’nın AfD’si ve Fransa’nın Rassemblement National’ı gibi aşırı sağ partilerle gelecekte ittifak kurmasını dışlayıp dışlamadığı sorusuna doğrudan yanıt vermedi.
“Ben gerçek anlamda bir merkez siyasetçisiyim” dedi.
“Çoğunlukların merkezden dışarıya doğru oluşturulması gerektiğine her zaman inandım. Bu, Konsey ile müzakere ederken size daha güçlü bir yetki sağlar.”
Metsola, gelecekte “farklı çoğunluklara bağlı olacak” oylamalar yapılacağını söyledi.
“Ben başkanım, tüm üyeleri temsil ediyorum. Ben sadece öngörülebilirlik ve istikrar istiyorum.”
Metsola’nın 2027'nin başında Avrupa Parlamentosu başkanı olarak üst üste üçüncü dönem için aday olması bekleniyor. Ancak kendisi bu durumu POLITICO’ya doğrulamadı.
Avrupa Komisyonu başkanlığı için ileride aday olma konusunda herhangi bir hedefinin bulunup bulunmadığı sorulan Metsola, şöyle yanıt verdi:
“Bu parlamentoya başkanlık etmek hayatımın onuru ve hayatımın sorumluluğu. Kolay değil. Bu nedenle ben buna odaklanıyorum.”
Politico