Komisyon, ilk yapay zekâ eğitim merkezi planlarının yanında “çıkarım (inference)” rolünü de değerlendiriyor.
Ursula von der Leyen, Şubat 2025’te Paris’te düzenlenen AI Action Summit’te sahneye çıktığında, Avrupa’nın yapay zekâ geliştirme kapasitesini “hızlandırma” planını ortaya koydu.
Bu planın merkezinde, Avrupa’ya çok büyük yeni yapay zekâ modellerini eğitmek için gerekli işlem gücünü getirmeyi amaçlayan dev hesaplama merkezleri olan “yapay zekâ giga fabrikaları” yer alıyordu.
Ancak AB’nin yapay zekâ yatırımı yarışına katılma amacı taşıyan bu maliyetli girişim aylardır belirsizlik içinde.
Komisyon, geçen yılın sonunda bu merkezlerin inşasına yönelik bir sonraki adımı ertelemişti. Geçen hafta bir AB sözcüsü, Euractiv’e yaptığı açıklamada hâlâ bu adımı bahar aylarında atmak için “tam kapasite çalıştıklarını” söyledi.
Bu sırada dünyanın diğer bölgelerindeki yapay zekâ sağlayıcıları tam hız ilerliyor. Yatırımcı parasıyla giderek daha güçlü veri merkezleri kuruluyor.
Bu durum, AB’nin giga fabrikalarının hayata geçtiğinde gerçekten işe yarayıp yaramayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Örneğin Meta, çiplerinin yaklaşık bir nükleer reaktör gücüne eşdeğer olan 1 gigawatt elektrik kullanacağı bir veri merkezi kurduğunu açıkladı.
Şirket ayrıca bunun beş katı kapasiteye sahip ikinci bir merkez üzerinde çalışıyor. AB ise henüz başlangıç aşamasına bile geçebilmiş değil.
Temel soru: Bu tesisler kimin için?
Komisyonun bu merkezlere ilişkin temel argümanı, Avrupa’nın ileri düzey yapay zekâ model eğitimi konusundaki konumunu güçlendirmekti.
“Temel modeller” (foundation models), genellikle başka kullanıcılar tarafından uygulama geliştirmek veya belirli ihtiyaçlara göre uyarlamak için kullanılıyor. Bu nedenle büyük model teknolojisi tüm yapay zekâ ekosistemi için kritik önem taşıyor.
- AB için sorun şu: Bu alanda hâlâ yarışta olan tek ciddi Avrupa şirketi bulunuyor. Bu şirket, Mistral AI.
- Mistral, OpenAI’nin GPT’si, Google’ın Gemini’si ya da Anthropic’in Claude’u gibi modellerle rekabet eden büyük dil modelleri geliştiriyor.
- En ileri seviyede olmasa da bazı modelleri performans sıralamalarında ilk 100 içinde yer alıyor.
Buna karşın lider yapay zekâ modelleri büyük ölçüde ABD’li teknoloji devleri veya hızla yükselen Çinli rakipler tarafından üretiliyor.
Avrupa’nın “şampiyonu” kendi yolunda
Mistral ise şu ana kadar AB’nin giga fabrika girişimine katılma konusunda açık bir ilgi göstermedi. Bu da planlanan kapasiteye ihtiyaç duymayabileceğini düşündürüyor.
Şirket bunun yerine kendi altyapısını kuruyor.
Geçtiğimiz hafta, 2027 sonuna kadar Avrupa’da 200 megawatt kapasiteli bir veri merkezi oluşturmayı planladığını açıkladı.
Ancak bu plan, AB’nin giga fabrikaları girişiminden ayrı görünüyor; finansmanı şirketin borçlanmasıyla sağlanacak.
Dışarıdan ilgi sınırlı olabilir
Kâğıt üzerinde AB’nin eğitim merkezleri yabancı iş birliklerine açık olacak. OpenAI’nin projeye ilgi duyduğu belirtiliyor.
Ancak ABD’li devleri çekmek için bu tesislerin hem teknik kapasite hem de enerji maliyetleri açısından en üst düzeyde olması gerekiyor. Mevcut durumda bu pek olası görünmüyor.
Von der Leyen projeyi ilk açıkladığında bu tesisler dünyanın en büyükleri arasında olacaktı. Ancak bugün özel sektör tarafından kurulan birçok merkez bunlardan kat kat daha güçlü hale gelmiş durumda.
Elektrik maliyetleri sorunu
AB için bir diğer zorluk, Avrupa’daki elektrik fiyatlarının ABD’ye kıyasla çok daha yüksek olması. Geçen yıl Avrupa’daki sanayi elektriği fiyatları ABD’nin yaklaşık iki katıydı.
- Analistlere göre elektrik, büyük bir yapay zekâ modelinin eğitim maliyetinin küçük bir kısmını oluşturuyor.
- Ancak toplam enerji maliyetleri yüz milyonlarca hatta milyarlarca euroya ulaşabildiği için hâlâ kritik bir faktör.
İsveç ve İspanya gibi bazı ülkelerde enerji daha ucuz olsa da, giga fabrikalarının yer seçimi siyasi faktörlere de bağlı olacak. Finansmana katkı sağlayan ülkeler, tesislerin kendi sınırlarında kurulmasını isteyebilir.
Eğitimin ötesine geçmek
Bu durum, Avrupa’da yapay zekâ altyapısına ihtiyaç olmadığı anlamına gelmiyor; ancak bu altyapının sadece eğitimle sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor.
Komisyon da artık ikinci bir kullanım alanına işaret ediyor: çıkarım (inference).
Bir sözcüye göre giga fabrikaları, hem yeni modellerin eğitilmesini hem de büyük ölçekli çıkarım işlemlerini destekleyecek.
Bu da onları, AB’nin hâlihazırda kurduğu daha küçük “yapay zekâ fabrikalarına” yaklaştırıyor.
Almanya’daki bu tür tesislerden biri, girişimlerden büyük şirketlere kadar birçok aktörle hem eğitim hem de çıkarım alanında çalıştığını belirtiyor.
AB ayrıca bu tesislerin kapasitesinin bir kısmını bilimsel araştırmalar ve savunma teknolojileri gibi alanlara ayırmayı planlıyor.
Özel sektör daha hızlı ilerliyor
Avrupa’daki özel şirketler ise daha kapsamlı bir yaklaşım benimsiyor.
Hollanda merkezli Nebius, Finlandiya’da 310 megawatt ve Fransa’nın Lille kenti yakınlarında 240 megawatt kapasiteli veri merkezleri kurmayı planladığını açıkladı. Bu rakamlar, AB’nin giga fabrikalarıyla benzer ölçekte.
Finlandiya’daki tesisin ilk aşamasının gelecek yıl devreye girmesi planlanıyor ve şirket bu merkezin “her tür yapay zekâ iş yükünü” destekleyeceğini belirtiyor.
Euractiv