AB, yeni üyeler için daha sıkı önlemleri görüşmeye başladı
Sınav sırasında ilk Karadağ var
AB ülkeleri, Karadağ'ın yeni genişleme kuralları için ilk sınav ülkesi olmasıyla birlikte, gelecekteki üyelere yönelik 15 yıllık denetim süresi ve oy haklarının askıya alınması gibi önerilen güvenceler konusunda görüş ayrılığı yaşıyor.
AB ülkeleri, yeni üye devletlere daha sıkı güvenceler getirilmesini öngören taslak yasal düzenlemeleri ilk kez görüştü. Karadağ'ın ilk uygulama örneği olması beklenen düzenlemeler arasında, üye ülkelerin oy kullanma haklarının ellerinden alınmasına imkân tanıyabilecek bir madde de bulunuyor.
Avrupa Komisyonu, AB'nin yeni üyeler kabul etmeye hazırlanmasına yönelik daha kapsamlı bir stratejinin parçası olarak söz konusu güvenceleri önerdi. Üyelik sürecinde önde giden Karadağ, yeni tedbirlerin katılım anlaşmasına dahil edileceği ilk ülke olacak.
Görüşmeler öncesinde paylaşılan bir yönlendirme notunda, “Bu bağlamda Konseyin kendi görüşlerini oluşturması ve güvence hükümlerine ilişkin ön değerlendirmelerde bulunması önem taşıyor. Bu, söz konusu tedbirlerin orantılı olmasını, uygulanmaları için açık gerekçeler belirlenmesini ve uygulama sürelerinin netleştirilmesini de kapsıyor,” ifadelerine yer verildi.
AB büyükelçilerinden, Komisyonun taslak yasal metnine ilişkin görüş bildirmeleri istendi. Ancak üye ülkeler, daha önceki tartışmalarda da görülen çizgiler doğrultusunda farklı görüşler ortaya koydu.
İtalya ve Avusturya'nın da aralarında bulunduğu, “Batı Balkanlar Dostları” olarak bilinen grup, genişlemeyi zorlaştırabilecek aşırı katı güvencelere karşı uyarıda bulundu.
Hollanda ve Fransa gibi ülkeler ise hukukun üstünlüğüne bağlılık konusunda daha güçlü güvenceler verilmesini savundu.
Düzenlemenin kesin ifadeleri üzerindeki çalışmalar teknik düzeyde sürecek. AB büyükelçilerinin konuyu kasım ayında yeniden görüşmesi bekleniyor.
Oy hakları tehlikede
Taslağın en önemli yeniliğini, AB'nin temel değerlerini veya samimi iş birliği ilkesini ciddi biçimde ihlal eden yeni üyelere karşı harekete geçilmesine olanak tanıyacak kurumsal güvence maddesi oluşturuyor.
En ciddi vakalarda bu önlemler, ilgili ülkenin oy kullanma haklarının askıya alınmasını da kapsayabilecek.
Tartışmaların büyük bölümü, geçici sayılabilmesi için denetim süresinin ne kadar olması gerektiği üzerinde yoğunlaştı. Ülkeler, Komisyonun önerdiği 15 yıllık üst sınır konusunda görüş ayrılığına düştü.
Taslak metne göre, güvence mekanizmasının devreye sokulmasının ardından yeni üye devlete görüşlerini sunması için en az iki hafta süre tanınacak.
Ancak bu hüküm yalnızca üyelik sonrasında uygulanabilecek. Buna karşın söz konusu madde, ülke AB'ye resmen katılmadan önce de devreye sokulabilecek.
Önerilen yapı, Avrupa Komisyonu'na aşırı yetki verdiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu modele göre Komisyonun önerisi, üye ülkelerin nitelikli çoğunluğu tarafından reddedilmediği veya değiştirilmediği takdirde iki hafta içinde kabul edilmiş sayılacak.
Büyükelçiler ayrıca maddenin ne tür önlemleri devreye sokabileceğini ve Avrupa'nın temel değerlerinin ciddi biçimde ihlal edilmesini düzenleyen AB Antlaşması'nın 7. maddesiyle nasıl birlikte işleyeceğini de sordu.
Üyelik öncesinde denetim
Avrupa Komisyonu, katılım anlaşmasının imzalanması ile ülkenin AB'ye fiilen katılması arasındaki dönemi kapsayacak genel bir denetim maddesi de önerdi.
Taslak metin, denetimin uygulamada nasıl yürütüleceğini ortaya koyuyor. Buna göre süreç; düzenli raporları, diğer AB ülkelerinin karşılıklı değerlendirmelerini ve gerektiğinde gönderilecek erken uyarı mektuplarını kapsayacak. Raporların hangi sıklıkta hazırlanacağı ve hangi konulara odaklanacağı ise henüz belirlenmedi.
Son çare olarak Komisyon, ülkenin üyelik koşullarını zamanında yerine getiremeyeceğine ilişkin açık kanıt bulunması hâlinde üyeliğin ertelenmesini önerdi.
Benzer bir hüküm, Romanya ve Bulgaristan'ın AB'ye katılım anlaşmalarında da yer almıştı. O dönemde erteleme kararı, kural olarak oy birliği gerektiriyordu.
Bu kez erteleme kararının nasıl alınacağı henüz netleşmedi. Ancak taslak belge, Komisyonun tavsiyesi üzerine üye ülkelerin nitelikli çoğunluğuyla karar alınabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
Erteleme süresinin hangi koşullarda “orantılı” kabul edileceği de belirsizliğini koruyor.
Ek güvenceler
Komisyon ayrıca, Batı Balkan ülkeleri arasında sıkça yaşandığı gibi, aday ülkelerle yaşanan ikili anlaşmazlıklar nedeniyle genişleme kararlarına veto konulmaması yönünde bir taahhüt içeren tamamlayıcı düzenlemeler önerdi.
Komisyon, bu taahhüdün taslak hukuk metnindeki güvence hükümleri yerine katılım anlaşmasına eşlik eden bir deklarasyonda yer almasını öngörüyor.
Yargı iş birliği alanında taslak, ciddi ihlal durumlarında diğer üye devletleri etkileyen bazı karar ve hükümlerinin, daha geniş yargı işbirliğini aksatmadan geçici olarak askıya alınmasına izin veriyor.
Schengen serbest dolaşım bölgesine katılmak için ise hukukun üstünlüğüne, yolsuzlukla mücadele kurallarına ve organize suçla mücadele tedbirlerine uyumun sürdürülmesini, ayrıca etkin işleyen bir adalet sistemini güvence altına alacak ek koşullar öngörülüyor.
Hukuk metni, AB’ye en son katılan ülke olan Hırvatistan’ın katılım anlaşmasında yer alan, ciddi ekonomik güçlükler ve iç pazar kurallarının ihlaliyle ilgili güvence hükümlerini de aynen aktarıyor.
Ancak Komisyon, Hırvatistan için üç yıl ile sınırlanan bu mekanizmaların devreye sokulabileceği dönemin uzatılmasını, sürenin ne kadar olacağını belirtmeden öneriyor ve üye devletlere nitelikli çoğunlukla bu süreyi daha da uzatma imkânı tanıyor.
Euro News