Ancak demokratikleşmeden mi kabul edilecek?
Arnavutluk’un Avrupa Birliği’ne üyelik süreci 2025’te büyük bir hızla ilerledi; uzun süredir aday ülkeler arasında bu kadar hızlı bir gelişme nadir görülüyor.
Ancak bu ivme, demokratikleşme gibi temel reformlarla yeterince paralel gitmiyor gibi görünüyor.
Tiran — Arnavutluk’un AB üyelik süreci “hızlı hat” modunda devam ediyor. Ancak ne yazık ki bu hızlı ilerleme evde demokratikleşmenin derinleşmesiyle eşleşmiş gibi görünmüyor.
2025 yılında Arnavutluk, Avrupa Birliği’ne üyelik müzakerelerinde nadir görülen bir hızla ilerledi. Müzakere grupları (chapter) ardı ardına açıldı, hükümetlerarası konferanslar hızla takip edildi ve reformların teslim süreleri gittikçe kısaldı.
Bu ivme siyasi açıdan önemli olsa da, sadece hız demokratik bir başarı sayılmaz. Yeni yıl başlarken ortaya çıkan temel soru, Arnavutluk’un AB’ye doğru hızlandırılmış ilerlemesinin evde demokratik derinleşmeyle örtüşüp örtüşmediği ya da bunun sadece prosedürel bir hızlanma olup olmadığıdır — yani yasalar hızlı ilerlerken; şeffaflık, hesap verebilirlik, vatandaş gözetimi ve medya özgürlüğü gibi kilit demokratik ilkelerin geride kalıp kalmadığıdır.
2025 boyunca medya özgürlüğü, seçimler, dijital haklar ve sivil toplum gözetimi gibi alanlarda bu gerilim açıkça görüldü. Bunlar birbirinden ayrı meseleler değil; Arnavutluk’un AB üyeliğine doğru hızla ilerleyişinin demokratik içerikle ne kadar uyumlu olduğunu gösteren farklı belirtiler.
AB üyeliği ve hızlandırılmış müzakereler Arnavutluk için güçlü bir reform tetikleyicisi olmaya devam ediyor. Ancak tam anlamıyla başarılı bir dönüşüm için hızın demokratikleşme ile birlikte gitmesi gerekiyor.
Bağımsız medya, sivil toplum ve akademi gibi kurumların denetim yürütme, eksiklikleri açığa çıkarma ve kamu hesap verebilirliğini sürdürme kapasitesi, özellikle 2025’te daralan zaman çerçeveleri ve yüzeysel kamu danışma süreçleriyle sabote edildi.
Teoride Arnavutluk birçok yasal ve düzenleyici uyumu gerçekleştirmiş olsa da, bu reformların pratikte nasıl uygulandığı hâlâ bir endişe konusu. Şeffaflık açık biçimde hayata geçirilmediğinde, gecikmiş yanıtlar ve seçici bilgi erişimi gibi sorunlar daha da belirginleşiyor.
Benzer şekilde, dijital yönetişim alanında hızlı ilerleme yaşanırken bu sistemlerin vatandaşların anlaması, sorgulaması ve denetlemesi için gerekli mekanizmalar geride kalıyor. Bu da demokratik gözetimi zorlaştırıyor.
Arnavutluk’un AB’ye hızlı ilerleme kapasitesi yüksek; ancak gerçek reformun ölçüsü sadece mevzuat değil, aynı zamanda şeffaflık, hesap verebilirlik ve denetim olanaklarının pratikte işler hâle gelmesi ile belirlenmelidir.
Balkan Insight