Belçika Başbakanı Bart De Wever, Avrupa liderlerinin Çin’den giderek daha fazla çekindiğini ve Pekin’in ekonomik hâkimiyetini önlemek için acilen ciddi bir strateji geliştirmeleri gerektiğini söyledi.
Bart De Wever AB liderler zirvesi öncesinde, "Ekonomik dengesizlik, sayısız yeni girişimle değil, doğru bir stratejiyle ele alınmalı", diye uyardı.
De Wever, Salı günü Brüksel’de iki AB yanlısı düşünce kuruluşunun düzenlediği bir etkinlikte, “[Avrupa] yanıt vermek zorunda. Tek soru nasıl,” dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, gelecek hafta yapılacak G7 toplantısı öncesinde Çin’i koordinasyon çabalarına dahil etmeye çalıştığını duyunca hayal kırıklığına uğradığını belirtti.
“Bu iyi hoş ama biz çok fazla girişim yapıyoruz. Artık bir strateji benimsemenin zamanı. Çin çok fazla girişim yapmıyor. Onların bir stratejisi var. Ve bir strateji bizim girişimlerimizi kahvaltıda yer,” dedi.
AB liderleri 18-19 Haziran’da Brüksel’de toplanacak. Zirvenin resmi gündeminde olmasa da Çin’in merkezde olması bekleniyor. De Wever, “Buna jeo-ekonomik dengesizlikler dediler, sadece Çin’i adıyla anmamak için. Çünkü o kadar korkuyoruz ki bunu yapmaya cesaret edemiyoruz,” dedi.
Mart ayında Ursula von der Leyen’e yazdığı mektupta, Çin’in Avrupa ekonomisi üzerindeki yıkıcı etkisinin en üst siyasi düzeyde tartışılması gerektiğini vurgulamıştı. “Avrupa Konseyi düzeyinde sistemik tehdidi kabul etmeli ve sanayimizi kurtarmak için harekete geçmeliyiz,” diye yazmıştı.
Almanya’nın Çin tehdidine Belçika’dan daha fazla maruz kaldığını, çünkü sanayisini Çin’in en agresif şekilde genişlediği sektörler – otomotiv, kimya ve temiz teknoloji – üzerine kurduğunu söyledi.
ABD ve Çin’i ekonomik silahlar kullanarak dünyayı hâkimiyet altına almakla suçladı. Çin’in bunu Washington’dan daha ince yöntemlerle yaptığını ve daha “akut” bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
“Kutup yıldızı” vizyonu
De Wever, Çin’le sübvansiyon yarışına girmenin Avrupa’yı kaybettireceğini, korumacı ticaret bariyerlerinin ise fiyatları artıracağını söyledi. Bunun yerine, Mark Carney’nin Avrupa’yı “orta güçler kuşağının” parçası olarak hukukun üstünlüğünü ve küresel ticaret kurallarını savunan bir kutup yıldızı gibi konumlandırma vizyonunu benimsediğini aktardı.
AB’nin mevcut ticaret savunma araçlarını daha kararlı biçimde hızlandırması, değer zincirlerini çeşitlendirmesi, AB şirketlerinin Çin’de aynı ölçüde pazar erişimi elde etmesini sağlaması ve stratejik sektörlerde bağımlılıklarını azaltması gerektiğini söyledi. Geçen hafta Komisyon, yeni bir Çin karşıtı ticaret savunma aracı üzerinde çalıştığını duyurdu.
“Lotus”tan “imparatorluk efendisine”
De Wever, Antwerp belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemin başında ve sonunda Çinli elçilerle yaptığı iki görüşmeyi karşılaştıran esprili bir anekdot anlattı.
İlk görüşmede elçi, ilişkilerini “lotus çiçeği”ne benzeterek iltifatlar yağdırmıştı. On yıl sonra ise başka bir elçi, Antwerp limanına yatırım yapmayacaklarını, Belçikalı siyasetçilerin Çin hakkındaki söylemlerini yumuşatmadıkları takdirde tehdit etmişti.
“Bir imparatorluk karşısında bölünmüş durursanız, ne olacağını tahmin etmek çok kolay. Bu yüzden yanıt vermek zorundayız; soru nasıl,” dedi.
Euractiv