Ancak bazı kullanıcılar için oyunlaştırma özellikleri risk taşıyor
Yeşil "devam et" anlamına gelir, kırmızı ise "dur" demektir. İyi performans gösterenlere kupalar ya da konfeti animasyonları sunulur; geride kalanlara ise daha iyi performans göstermeleri için hatırlatmalar gönderilir.
Bu parlak renkli kullanıcı etkileşim yöntemleri uzun zaman önce akıllı telefon oyunlarından çıkarak çevrim içi alışverişten spor bahislerine ve sınıf ortamlarına kadar pek çok alana yayıldı.
Bu nedenle MyFitnessPal ve Noom gibi birçok beslenme takip uygulamasının da kullanıcıların uygulamaya geri dönmesini sağlamak amacıyla oyunlaştırma özelliklerini kullanması şaşırtıcı değil.
Beslenme takip uygulamalarının kullanım gerekçesi
Araştırmayı yürüten Anderberg, bu uygulamaların kesinlikle önemli bir kullanım alanı olduğunu söyledi.
Araştırması kapsamında görüştüğü sağlık profesyonelleri, uygulamaların özellikle kalp hastalığı ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişiler için yemek planlama aracı olarak oldukça faydalı olabileceğini belirtti. Fiziksel aktivite uygulamaları da insanlara hareket etmelerini hatırlatıyor.
Birçok kullanıcı, özellikle seri kullanım (streak) bildirimleri gibi özellikleri motive edici bulduklarını ve uygulamalardan memnun olduklarını ifade ediyor.
ABD'nin Georgia eyaletindeki Woodstock kentinde İngilizce profesörü olarak görev yapan Angela Drury, CrossFit'e başladığı dönemde protein, yağ, karbonhidrat ve kalori alımını takip edebilmek için 10 yıldan uzun süre önce MyFitnessPal kullanmaya başladığını söyledi.
Daha sonra Weight Watchers, Lose It ve son olarak sigortasının karşıladığı, kan tahlilleri ile diyetisyenle haftalık görüşmeleri de içeren Nourish uygulamasını kullandı.
Ancak beslenme uygulamalarının sayısı artarken bazı araştırmacılar, oyunlaştırma özelliklerinin bazı kişiler için faydadan çok zarar verebileceği konusunda uyarıyor.
Avustralya'nın Adelaide kentindeki Flinders Üniversitesi'nde dijital diyet davranışları üzerine çalışan psikolog Isabella Anderberg, kalori takibinin beden algısı bozukluğu ve yeme bozukluklarıyla ilişkili davranışları güçlendirebileceğini söyledi.
"Bu uygulamaları kullanan herkesin zarar göreceğini söyleyemeyiz. Ancak riski artırabilecek bazı etkenler kesinlikle var."
Anderberg sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu nedenle dikkatli yaklaşılmalı."
Drury ise uygulamaların fitness hedeflerinden sapmamasına yardımcı olduğunu ve yemeyi düşündüğü yiyeceklerin fotoğraflarını yüklediğinde bazen yüksek kalorili seçeneklerden uzak durmasını sağladığını söyledi.
Yemek kayıtlarını düzenli girdiği için bir rozet kazandığında kendisini iyi hissettiğini belirten Drury, öğle yemeğini kaydetmediğini hatırlatan bildirimlerin ise tam tersine olumsuz etki yarattığını ifade etti.
"O zaman uygulama beni azarlıyormuş gibi hissediyordum."
Uygulamanın size söylediklerine karşı temkinli olun
Beslenme uygulamalarının çoğu benzer şekilde çalışıyor.
Kullanıcılar boy, kilo, yaş ve diğer bilgilerini girdikten sonra bir hedef belirliyor.
Ardından uygulama, bu hedefe ulaşabilmek için kaç kalori veya ne kadar makro besin tüketilmesi gerektiğini hesaplıyor. Kullanıcıların uygulamayı kullanmaya devam etmesini sağlamak amacıyla rozetler, seri kullanım ödülleri, puanlar ve bildirimler gibi oyunlaştırma unsurları kullanılıyor.
Birçok beslenme takip uygulaması ücretsiz olsa da ücret karşılığında sunulan premium sürümleri de bulunuyor.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ve diğer sağlık kuruluşları, ihtiyaç duyulan günlük kalori miktarının yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivite düzeyi gibi faktörlere bağlı olduğunu belirtiyor.
CDC, bireylerin günlük kalori ihtiyacını hesaplayabilmeleri için bir hesaplama aracı da sunuyor.
Eleştirmenler ise uygulamalardaki besin veri tabanlarının çoğu zaman doğru olmadığını, porsiyon miktarları ile kalori değerlerinin büyük farklılıklar gösterebildiğini söylüyor.
Seattle'daki Evidence-Based Treatment Centers'ın yeme bozuklukları direktörü ve davranış psikoloğu Courtney Simpson, bazı uygulamaların yetişkinler için son derece düşük kalori hedefleri önerdiğini belirtti.
Bunun yalnızca sağlıksız olmadığını, aynı zamanda insanları başarısızlığa sürüklediğini söyledi.
Simpson'a göre oyunlaştırma özellikleri kullanıcıları gerçekçi olmayan hedeflere tekrar tekrar yönlendiriyor ve bu durum suçluluk duygusu oluşturarak tıkınırcasına yeme gibi kişilerin değiştirmeye çalıştıkları davranışlara katkıda bulunabiliyor.
"Sorun oyunlaştırmanın kendisi değil."
Simpson şöyle devam etti:
"Sorun, neyi teşvik ettiği. Teşvik ettiği şey gerçekten kişiye fayda sağlayacak mı?"
Vücudunuzu dinleyin
Anderberg, zaten "zayıf olmak daha iyidir" düşüncesine sahip kişilerin bu uygulamaları yanlış kullanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu söyledi.
Bu kişiler için kalori ve makro besin takibi zamanla takıntıya dönüşebiliyor ve günlük hedeflere ulaşılamadığında daha fazla olumsuz duygu ortaya çıkabiliyor.
Anderberg, kullanıcıların uygulamaların söylediklerine körü körüne güvenmek yerine kendi sezgilerine kulak vermelerini önerdi.
Dinlenmeye ihtiyaç hissediyorsanız, bir sakatlığınızı iyileştirmeniz gerekiyorsa ya da canınız lezzetli bir yiyecek yemek istiyorsa bunu yapmanız gerektiğini söyledi.
"Bir bakıma vücudumuzun verdiği sinyalleri okuyabilme yeteneğimizi kaybediyoruz."
Simpson ise genel sağlık göstergesi olarak yalnızca kiloya odaklanmanın hem doğru olmadığını hem de insanların kilo verip yeniden kilo alma ihtimalini artırdığını belirtti.
Bu tür sürekli kilo alıp verme döngülerinin zaman içinde daha kötü sağlık sonuçlarıyla ilişkili olduğunu söyledi.
"Gerçekten kalıcı bir değişim istiyorsanız, uzun vadede sizin için uygulanabilir ve sürdürülebilir davranışları benimsemeniz gerekir."
Drury ise yeme bozukluğuna yatkın kişiler için bu uygulamaların zararlı olabileceğini kabul etti.
Bununla birlikte kendisi açısından en önemli noktanın gerçekçi hedefler belirlemek ve vücudunu dinlemek olduğunu söyledi.
"Sonunda şunu öğrendim: Kendinizi aç bırakarak olmak istediğiniz vücut şekline ulaşamazsınız."
AP News