Merkez sol başbakanın zaferi, merkezci lider Lars Løkke Rasmussen’in kilit rol oynayabileceği zorlu koalisyon görüşmelerine zemin hazırlayacak.
Başbakan Mette Frederiksen’in liderliğindeki Sosyal Demokratların, bir asırdan fazla süredir en kötü sonuçlarını almalarına rağmen Danimarka seçimlerini kazanma yolunda olduğu, salı gecesi yayımlanan bir çıkış anketiyle ortaya kondu.
Kamu yayıncısı DR tarafından yayımlanan çıkış anketine göre Sosyal Demokratların, parlamenter seçimlerde yalnızca yüzde 19,2 oy almasına rağmen en fazla oyu alarak birinci parti olması bekleniyor.
Bu oran, partinin 1900’lerin başından bu yana elde ettiği en düşük sonuç olarak kaydedildi.
Nihai sonuçların gece yarısından sonra açıklanması bekleniyor; bu da haftalar, hatta aylar sürebilecek zorlu koalisyon görüşmelerinin önünü açacak.
Geçen yılki yerel seçimlerde yaşanan tarihi yenilginin ardından Frederiksen, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etme girişimleri sayesinde siyasi bir can simidi buldu.
Bu durum ülkede “bayrak etrafında kenetlenme” etkisi yarattı ve Danimarkalı lider erken seçim çağrısı yaparak bundan faydalanmaya çalıştı.
Frederiksen’in başlıca sağ kanat rakibi, Troels Lund Poulsen liderliğindeki Venstre Partisi, oyların yalnızca yüzde 9,3’ünü aldı.
Liberal İttifak’ın lideri Alex Vanopslagh ise yüzde 10,5 ile sağ kanadın en öne çıkan figürü olarak belirdi.
Çıkış anketine göre Sosyalist Halk Partisi’nin (Green Left) ise yüzde 11,4 ile ikinci sırada yer alması bekleniyor.
Danimarka, Frederiksen liderliğindeki sol eğilimli “kırmızı blok” ile Poulsen liderliğindeki sağ eğilimli “mavi blok” arasında dengeli bir şekilde bölünmüş durumda.
Mevcut Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen’in merkezci Moderates Partisi’nin ise çıkış anketine göre yüzde 8,2 oy alarak koalisyon görüşmelerinde son sözü söylemesi bekleniyor.
Kırmızı blokta yer alan Sosyalist Halk Partisi, Kızıl-Yeşil İttifak ve Danimarka Sosyal Liberal Partisi, 2022 parlamento seçimlerine kıyasla daha iyi sonuçlar elde etti.
Bir sonraki hükümetin, geleneksel sağ-sol ayrımını aşarak Sosyal Demokratlar, merkez sağ Venstre ve merkezci Moderates’i bir araya getiren mevcut koalisyonun aynısı olması pek olası görünmüyor.
Blokların çoğunluk sağlayamaması nedeniyle Rasmussen koalisyon görüşmelerinde “kilit isim” olarak öne çıkıyor. Seçimden bir gün önce kendisini, Kral Frederik X tarafından görevlendirilmiş bir “kraliyet arabulucusu” olarak tanımlayarak bu rolü benimsedi.
Trump’ın Grönland çıkışlarının yanı sıra seçim kampanyası; Frederiksen’in tartışmalı servet vergisi önerisi, hassas yeraltı suyu bölgelerinde pestisit yasağı, savunma harcamalarının artırılması, nükleer enerji yasağının kaldırılması, hayvan refahı ve bir dini bayramın yeniden yürürlüğe konulması gibi konular etrafında şekillendi.
Kampanya tartışmalardan da uzak değildi. Liberal İttifak lideri Vanopslagh, parti liderliği döneminde kokain kullandığını kabul etti.
Bu durum bazı Danimarkalıların onu başbakanlık görevi için uygun görmemesine yol açtı.
Politico