GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 45,6621 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.371,42 ₺ BTC: 3.495.156 ₺ 🇺🇸USD: 45,6621 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.371,42 ₺ BTC: 3.495.156 ₺ 🇺🇸USD: 45,6621 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.371,42 ₺ BTC: 3.495.156 ₺
20 Mayıs 2026 - 07:45

info@turkglobalmedia.com

Geleceği Bekleyenlerin Değil, Geleceği Tasarlayanların Milli İradesi: 19 Mayıs

Geleceği Bekleyenlerin Değil, Geleceği Tasarlayanların Milli İradesi: 19 Mayıs

Köşe Yazıları
19.05.2026 18:33
TGM Haber Merkezi

Prof. Dr. Cem GÜZELOĞLU, “19 Mayıs’ın taşıdığı anlamı ve Ulusal bilinç düzeyindeki vizyoner katkısını” TGM için kaleme aldı… Keyifli okumalar…

Bu haberi paylaş:

19 Mayıs, milletlerin kaderini değiştiren tarihsel dönüm noktalarının yalnızca geçmişe ait olmadığını gösteren bugünü ve yarını inşa eden dinamik bir aksiyon planı olduğunu gösteren en somut iradedir. 

Çünkü bazı günler vardır; üzerinden yıllar geçse de taşıdığı ruh, toplumların yönünü belirlemeye devam eder.

Samsun’da başlayan irade, yalnızca bir kurtuluş hareketinin değil, aynı zamanda çağdaşlaşma, bağımsız düşünce ve ortak gelecek idealinin sarsılmaz temelini oluşturmuştur.

Bugün Türkiye’nin önündeki en büyük meselelerden biri, değişen dünyanın gerçeklerini doğru okuyabilen ve bu değişime yön verebilen yüksek bir toplumsal kapasite oluşturabilmektir. 

Teknolojinin, bilimin, kültürün ve ekonominin baş döndürücü bir hızla dönüşüm yaşadığı bir çağda; güçlü ülkeler yalnızca doğal kaynaklarıyla değil, zihni hür, irfanı hür ve vizyonu küresel ölçekte yarışan yetişmiş insan gücüyle öne çıkmaktadır. 

Bu nedenle gençlik, sadece bir demografi veya nüfus politikası konusu değil, doğrudan milli egemenliğin sarsılmaz bir güvencesidir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe duyduğu güven, dönemsel bir motivasyon söylemi değil; stratejik bir devlet vizyonuydu. 

O vizyon, küllerinden doğan bir milletin coğrafyaya sığmayan istiklal karakterini, bir sonraki neslin dehasına emanet etme bilinciydi. 

Çünkü gençlik, toplumların yenilenme enerjisidir. 

Sorgulayan, üreten, araştıran ve çözüm geliştiren nesiller yetiştiremeyen toplumların küresel rekabette güçlü kalabilmesi mümkün değildir.

Ancak günümüzde gençliği yalnızca sınav başarıları, diplomalar ya da istatistiklerle değerlendirmek yeterli değildir. Gençlerin düşünce üretebildiği, sanatla temas kurabildiği, bilimsel araştırmaya erişebildiği, teknoloji geliştirebildiği ve kendisini özgürce ifade edebildiği bir iklim oluşturmak zorundayız. 

Çünkü kalkınma yalnızca ekonomik büyüme değildir; aynı zamanda kültürel, bilimsel ve insani gelişmişliktir.

Üniversiteler bu dönüşümün tam merkezinde yer almak durumundadır. Akademi; fildişi kulelerinden sıyrılarak, sosyal ve teknolojik inovasyonun merkez üssü haline gelmeli; yerel kalkınmanın, şehir vizyonunun ve toplumsal sıçrayışın lokomotifi olmalıdır. 

Bilim ile toplumsal sorumluluk arasındaki bağ güçlendikçe, ülkelerin geleceğe dair özgüveni de sarsılmaz bir güce ulaşacaktır.

Bugün ihtiyaç duyulan şey; gençlere yalnızca umut vermek değil, aynı zamanda küresel vizyonlarını hayata geçirebilecekleri imkânları sunabilmektir. 

Fikir geliştirenin desteklendiği, liyakatin korunduğu, emeğin değer gördüğü bir sistem; toplumsal güvenin de temelini oluşturacaktır. 

Çünkü gençler, kendilerine inanılan toplumlarda büyük işler başarır.

19 Mayıs’ın taşıdığı anlam tam da burada yeniden tezahür etmektedir: Geleceği bekleyen değil, geleceği tasarlayan bir toplumsal irade… Bilimi merkeze alan, kültürü ihmal etmeyen, üretimi teşvik eden ve ortak aklı büyüten bir yaklaşım… Türkiye’nin ikinci yüzyılı, geçmişin mukaddes mirasını çağın dijital ve bilimsel kodlarıyla eşleştirebilen bu yüksek iradeyle inşa edilecektir.

Bugün bizlere düşen görev; geçmişin hatırasını sadece törenlerle yaşatmak değil, o mücadele ruhunu çağın ihtiyaçlarına uyarlayabilmektir. 

Gençliğe güvenen, eğitimi en stratejik mesele olarak gören, sanatı ve düşünceyi kalkınmanın ayrılmaz bir parçası kabul eden toplumlar; sadece bugünü değil, yarını da kazanacaktır.

19 Mayıs’ın ortaya koyduğu tarihsel bilinç, Türkiye’nin geleceğine dair en önemli pusulalardan biri olmaya devam etmektedir. 

Çünkü güçlü bir gelecek, ancak kendine güvenen gençler ve onları sarsılmaz bir iradeyle destekleyen güçlü kurumlarla mümkündür.

 

Prof.Dr. Cem GÜZELOĞLU

Ege Üniversitesi GSTMF Öğretim Üyesi

Yayınlanma: 19.05.2026 18:33
Ana Sayfaya Dön