GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,5464 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.213.726 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,5464 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.213.726 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,5464 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.213.726 ₺
08 Nisan 2026 - 02:31

info@turkglobalmedia.com

Herkes yapay zekâ ile kod yazabilir

Herkes yapay zekâ ile kod yazabilir

Teknoloji
07.04.2026 23:56
TGM Haber Merkezi

Ama bunun gizli bir maliyeti olabilir.

Bu haberi paylaş:

Uygulamalar ve platformlar, hem acemi hem de deneyimli yazılımcıların daha kolay ve daha fazla kod üretmesini sağlıyor. 

Ancak bu durum kalite ve güvenlik açısından önemli ödünleşmeleri beraberinde getiriyor.

Herkes yapay zekâ kullanarak kod yazabilir. Ancak bunun gizli bir maliyeti olabilir.

Geçtiğimiz yıl boyunca yapay zekâ sistemleri o kadar gelişti ki, artık önemli bir kodlama ya da bilgisayar bilimi deneyimi olmayan kullanıcılar bile bir sohbet botuna talimat vererek web siteleri veya uygulamalar oluşturabiliyor. 

Ancak talimatları büyük miktarda koda dönüştürebilen bu güçlü sistemlerin yükselişiyle birlikte, uzmanlar ve yazılım mühendisleri ikiye bölünmüş durumda: 

Bu teknoloji hatalarla dolu, şişirilmiş yazılımların patlamasına mı yol açacak, yoksa kodu insanlardan daha hızlı ve etkili inceleyerek güvenliği mi güçlendirecek?

Kod kalitesini geliştirmeye yardımcı olan CodeRabbit şirketinde yapay zekâ başkanı olan David Loker şöyle diyor: 

“Yapay zekâ sistemleri bizim yaptığımız gibi yazım hataları yapmaz. Ancak genel olarak çok sayıda hata yaparlar; özellikle kodun okunabilirliği ve sürdürülebilirliği konusunda.”

Kodlama uzun zamandır hem bir sanat hem de bir bilim olarak görülüyor. 20. yüzyılın ortalarında delikli kartlarla yapılan kodlama günlerinden bu yana, bilgisayar talimatlarını iletmek bilgisayar bilimciler için zarafet ve verimlilik meselesi olmuştur.

Ancak günümüzün önde gelen yapay zekâ şirketlerinde, kodlamanın büyük kısmı artık doğrudan yapay zekâ sistemleri tarafından gerçekleştiriliyor. 

İnsan yazılım mühendisleri ise daha çok koçlar ya da üst düzey mimarlar gibi çalışıyor. 

Anthropic şirketinde Claude Code’un başındaki Boris Cherny, X platformunda yaptığı paylaşımda, en az Aralık ayından bu yana kodlarının yüzde 100’ünün yapay zekâ tarafından yazıldığını söyledi. “Artık küçük düzenlemeleri bile elle yapmıyorum,” dedi.

“Vibe coding” olarak da adlandırılan yapay zekâ destekli kodlama, daha önce hiç kod yazmamış kişilerin yaratıcılıklarını ortaya koymasına olanak tanırken, deneyimli mühendislerin de yazdıkları kod miktarını ciddi ölçüde artırmasını sağlıyor.

Loker, yaptığı açıklamada, “Tüm bunların ilk itici gücü geliştirici verimliliğiydi. Amaç, özellik üretimini hızlandırmak, hızlı geliştirme yapmak ve ürünleri piyasaya sürmekti,” dedi.

Yapay zekâ kodlama sistemleri Kasım ayından bu yana önemli ölçüde gelişmiş olsa da, deneyimli insan geliştiriciler kadar tüm kod depolarını (repository) anlayamıyorlar. 

Örneğin Loker’a göre, bu sistemler mevcut bir işlevi fark edemeyip aynı fonksiyonu tekrar tekrar farklı yerlerde oluşturabiliyor.

“Bu da genişleyen bir probleme yol açıyor. Bir yerde güncelleme yapıp diğerinde yapmazsanız, farklı iş mantıkları ortaya çıkıyor ve ne olduğunu anlamakta zorlanıyorsunuz,” dedi.

Yapay zekâ sistemleri kod üretimini hızlandırırken, uzmanlar bunun “AI slop” (düşük kaliteli yapay zekâ çıktısı) dalgasının yeni kurbanı olup olmayacağını sorguluyor. 

Bu kavram, 2024 yılında yapay zekânın düşük kaliteli içerikleri hızla üretmeye başlamasıyla ortaya çıkmıştı.

Bir yandan yapay zekâ sistemleri çok miktarda, kullanılabilir ancak kusurlu kod üretirken; diğer yandan bu sistemler kendi kodlarını inceleme ve güvenlik açıklarını bulma konusunda da hızla gelişiyor.

Örneğin Ocak ayı sonunda, yapay zekâ kaynaklı düşük kaliteli kod akını, geliştirici Daniel Stenberg’i popüler bir yazılımda hata bulma projesini sonlandırmaya zorladı. 

Stenberg blogunda, “Bitmek bilmeyen bu düşük kaliteli gönderiler hem ciddi bir zihinsel yük oluşturuyor hem de çürütülmesi uzun zaman alıyor. Bu tamamen zaman ve enerji kaybı,” diye yazdı.

Ancak daha sonra bu akının “düşük kaliteli içerik tsunamisinden daha çok güvenlik raporu tsunamisine dönüştüğünü” ve birçok raporun oldukça kaliteli olduğunu söyledi.

Şirketler artık miktarın artmasının kaliteyi artırmadığını fark ediyor. Siber güvenlik firması Corridor’un CEO’su Jack Cable’a göre durum çoğu zaman tam tersi.

“Bir model satır satır daha iyi kod yazsa bile, eğer bir insandan 20 kat fazla kod üretiyorsa, incelenmesi gereken kod miktarı da ciddi şekilde artar,” dedi.

Cable, yapay zekâ kodlama araçlarının “karmaşıklık patlaması” yarattığını belirterek şunları ekledi: “Yazılımda bildiğimiz bir şey varsa, o da karmaşıklık arttıkça saldırı yüzeyinin ve güvenlik açıklarının da arttığıdır.”

Ocak ayında girişimci Matt Schlicht, yapay zekâ ile “Moltbook” adlı bir sosyal ağ geliştirdiğini açıkladı. 

Ancak güvenlik araştırmacıları kısa sürede ciddi açıklar tespit etti. Bu açıkların yapay zekâ tarafından yazılan koddan kaynaklandığı değerlendirildi.

Araştırmacı Jamieson O’Reilly, yapay zekâ kodlama araçlarının deneyimsiz kullanıcıların güvenlik bilgisi olmadan geniş kitlelere ulaşmasına neden olarak risk oluşturduğunu belirtti: 

“İnsanlar yapay zekânın en iyi güvenlik standartlarına göre kod yazacağını düşünüyor. Ama bu doğru değil.”

Illinois Üniversitesi’nden Daniel Kang da bu görüşe katılıyor: “Kod miktarı arttıkça, güvenlik açıklarının sayısı da artacak. Çünkü güvenlik bilgisi olmayan insanlar daha fazla kod üretecek.”

Georgia Tech araştırmacıları bu durumu ölçmek için “Vibe Security Radar” adlı bir sistem geliştirdi ve son aylarda yapay zekâ kaynaklı 70’ten fazla kritik açık tespit etti.

CodeRabbit’ın Aralık raporuna göre, yapay zekâ tarafından üretilen kod, insan koduna göre %70 daha fazla hata içeriyor ve bu hatalar daha ciddi.

Açık kaynak projeler de bu durumdan etkileniyor. 

Mozilla’nın Firefox’u veya Linux gibi projeler, topluluk katkılarına dayanıyor.

Ancak yapay zekâ sayesinde bu sistemler düşük kaliteli kod önerileriyle dolmuş durumda.

Loker, “Konuştuğumuz birçok geliştirici düşük kaliteli içeriklerle boğulmuş durumda,” dedi.

Bu durum GitHub gibi platformları da stratejilerini yeniden düşünmeye zorluyor. 

Platformdaki aktivitenin 2026’da 2025’e göre 14 kat artması bekleniyor.

Buna rağmen bazı uzmanlara göre çözüm yine yapay zekâ olabilir. Kod inceleme araçlarının giderek daha fazla yapay zekâ ile desteklenmesi bekleniyor.

  • Cherny, yapay zekânın hızla gelişerek bu sorunları çözeceğini düşünüyor: “Model daha iyi kod yazmayı ve hataları düzeltmeyi öğrenecek.”
  • Ancak Kang daha karamsar: “Bu durum patlayacak. Ne zaman ve nasıl olacağı ise asıl endişe konusu.”

 

NBC News

Yayınlanma: 07.04.2026 23:56
Ana Sayfaya Dön

İlgili Haberler

Benzer konularda diğer haberlerimiz