GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,3934 ₺ 🇪🇺EUR: 54,0541 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.613,00 ₺ BTC: 3.074.020 ₺ 🇺🇸USD: 47,3934 ₺ 🇪🇺EUR: 54,0541 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.613,00 ₺ BTC: 3.074.020 ₺ 🇺🇸USD: 47,3934 ₺ 🇪🇺EUR: 54,0541 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.613,00 ₺ BTC: 3.074.020 ₺
27 Temmuz 2026 - 22:15

info@turkglobalmedia.com

İzlanda Muhalefet Liderinden Avrupa'ya Mesaj

İzlanda Muhalefet Liderinden Avrupa'ya Mesaj

Avrupa
27.07.2026 21:19
TGM Haber Merkezi

"Referandumumuza Müdahale Etmeyin"

Bu haberi paylaş:

İzlanda'nın en büyük muhalefet partisinin lideri Guðrún Hafsteinsdóttir, Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmamasına ilişkin 29 Ağustos'ta yapılacak referandum öncesinde Avrupalı siyasetçilere çağrıda bulunarak, ülkenin demokratik sürecine müdahale edilmemesini istedi.

Merkez sağ çizgideki Bağımsızlık Partisi'nin genel başkanı ve milletvekili Hafsteinsdóttir, POLITICO'ya yaptığı açıklamada referandum kararının tamamen İzlanda halkına ait olması gerektiğini söyledi.

"Ağustos ayında verilecek bu kararın tamamen İzlanda ulusuna bırakılması son derece önemlidir. İnsanlar, İzlandalıların bu süreci herhangi bir dış etki olmadan yaşamalarına izin vermelidir."

"Bağımsızlık İzlandalılar İçin Duygusal Bir Mesele"

AB üyeliğine karşı çıkan Hafsteinsdóttir, konunun yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ulusal kimlikle ilgili olduğunu vurguladı.

"Bağımsızlık İzlandalılar için duygusal bir konudur. Yaklaşık 1.200 yıllık tarihimizin yalnızca son 100 yılında bağımsız bir devlet olduk."

İzlanda'da 29 Ağustos'ta yapılacak referandumda seçmenler, Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmamasına karar verecek.

Erken oy verme işlemleri ise pazartesi günü başlayacak.

Referandum, İzlanda'nın doğrudan AB'ye katılıp katılmayacağını belirlemeyecek. Müzakerelerin yeniden başlamasına "evet" çıkması halinde, olası bir üyelik anlaşmasının yürürlüğe girebilmesi için ileride ikinci bir halk oylaması daha yapılması gerekecek.

Sonuç Başabaş Görünüyor

Kamuoyu yoklamaları, müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin oylamanın oldukça çekişmeli geçeceğine işaret ediyor.

Buna karşın, AB üyeliğinin kendisine yönelik muhalefetin hâlâ daha güçlü olduğu belirtiliyor.

Hafsteinsdóttir de referandumun çok yakın sonuçlanacağını düşünüyor.

"Müzakerelerin yeniden başlaması konusunda toplum neredeyse eşit şekilde ikiye bölünmüş durumda. Referandum çok başa baş geçecek."

Referandum Hükümetin Seçim Vaadiydi

Referandum, Başbakan Kristrún Frostadóttir liderliğindeki üç partili koalisyon hükümetinin seçim vaatlerinden biriydi.

2024 sonunda göreve gelen ve üç kadın lider tarafından yönetildiği için "Valkyrie Hükümeti" olarak anılan koalisyonda AB üyeliğini destekleyen bir parti de bulunuyor.

Başbakan Frostadóttir, referandumun amacının uzun yıllardır ülke gündemini meşgul eden AB tartışmasını kesin olarak netleştirmek olduğunu ifade etmişti.

Brüksel'den Olumlu Mesajlar Geldi

Referandum öncesinde Avrupa Birliği'nden gelen açıklamalar ise üyelik müzakerelerinin yeniden başlamasına sıcak bakıldığını gösteriyor.

Fransız Avrupa Parlamentosu milletvekili ve Renew Europe Grubu Başkanı Valérie Hayer, haziran ayında İzlanda'yı ziyaret ederek AB'nin genişleme sürecini kolaylaştırması gerektiğini savundu.

AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, İzlanda halkının bu yönde karar vermesi halinde Birliğin hazır olacağını söyledi.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ise Reykjavík yönetiminin müzakereleri yeniden başlatmakla "kaybedecek hiçbir şeyi olmadığını" dile getirdi.

AB Yeni Genişleme Dalgasını Hızlandırmak İstiyor

Brüksel son dönemde genişleme politikasını yeniden jeopolitik bir araç olarak öne çıkarıyor.

AB;

  • Ukrayna,
  • Moldova,
  • Batı Balkan ülkeleri

ile üyelik süreçlerini hızlandırmaya çalışırken, Washington ile yaşanan gerilimler ve Çin'in artan küresel etkisi karşısında Avrupa'nın hâlâ yeni üyeler için cazibe merkezi olduğunu göstermeyi hedefliyor.

İzlanda'nın Durumu Diğer Adaylardan Farklı

Yaklaşık 400 bin nüfuslu İzlanda, mevcut aday ülkelerden farklı bir konumda bulunuyor.

Ülke zaten;

  • Avrupa Ekonomik Alanı (EEA),
  • Schengen Bölgesi

üyeliği sayesinde AB ile oldukça entegre durumda.

Dış ticaretinin büyük bölümü de Avrupa Birliği ile gerçekleştiriliyor.

İzlanda, 2008 küresel finans krizinin ardından bankacılık sisteminin çökmesi üzerine 2009 yılında AB üyeliğine başvurmuş, ancak ekonomi toparlandıktan ve özellikle balıkçılık hakları konusunda Brüksel ile anlaşmazlık yaşandıktan sonra 2013 yılında müzakereleri askıya almıştı.

"Dostluk Üyelik Gerektirmez"

Hafsteinsdóttir, Brüksel'e mesajının açık olduğunu söyledi.

"İzlanda Avrupa'nın yakın bir dostudur ve güçlü iş birliğini sürdürmek istiyoruz. Ancak dostluk üyelik gerektirmez. Avrupa Birliği, İzlanda'nın Birlik dışında da güvenilir bir Avrupa ortağı olabileceğine saygı göstermelidir."

"Zaten Avrupa ile Her Gün İş Birliği Yapıyoruz"

Bağımsızlık Partisi, mevcut ilişkilerin İzlanda'ya üyelik olmadan da birçok avantaj sağladığını savunuyor.

Hafsteinsdóttir bu görüşünü şöyle dile getirdi:

"Dünyadaki yerimiz belli. Biz bir Avrupa demokrasisiyiz. Referandumun konusu Avrupa ile iş birliği yapıp yapmayacağımız değil; çünkü bunu zaten her gün yapıyoruz."

Egemenlik Tartışması

AB karşıtlarının en önemli argümanı ise ulusal egemenlik.

Hafsteinsdóttir'e göre üyelik halinde İzlanda;

  • balıkçılık,
  • tarım,
  • ekonomi politikaları

gibi ülkenin temel alanlarında karar alma yetkisinin bir bölümünü Brüksel'e devretmek zorunda kalacak.

"Soru şu: İzlanda balıkçılık, tarım ve ekonomi politikalarındaki temel kararları Avrupa Birliği'ne devretmeli mi? Ben bunun İzlanda'nın çıkarına olmadığına inanıyorum."

Arktik Güvenliği Tartışmaları da Etkili

Son dönemde Kuzey Kutbu bölgesinde artan güvenlik tartışmaları da referandum sürecini etkiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı satın alma yönündeki açıklamaları ve bir konuşmasında Grönland yerine yanlışlıkla "İzlanda" demesi, küçük Arktik ülkelerinin güvenlik politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

AB yanlıları bunun Avrupa ile daha güçlü entegrasyonu gerekli kıldığını savunurken, Hafsteinsdóttir tam tersini düşünüyor.

Ona göre güçlü uluslararası ittifaklar kurulmalı ancak ulusal karar alma yetkisinden vazgeçilmemeli.

NATO Vurgusu

Daimi ordusu bulunmayan İzlanda güvenliğini büyük ölçüde NATO ve müttefiklerine dayandırıyor.

Hafsteinsdóttir, ülkesinin geçmişte Avrupa Birliği üyesi olmadan da ulusal çıkarlarını koruyabildiğini hatırlattı.

"Biz yalnızca bir savaş verdik; o da 1970'lerde Birleşik Krallık ile yaşanan Morina (Cod) Savaşlarıydı."

Balıkçılık hakları nedeniyle yaşanan bu kriz sonunda İzlanda'nın istediği sonucu elde ettiğini belirten Hafsteinsdóttir sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz küçük bir devletiz ve küçük devletlerin güçlü ittifaklara ihtiyacı vardır. Ama aynı zamanda kendi koşullarımıza uygun kararları kendimiz verebilme yeteneğini de korumamız gerekir."

 

Politico

Yayınlanma: 27.07.2026 21:19
Ana Sayfaya Dön