GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 45,8716 ₺ 🇪🇺EUR: 53,4759 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.400,65 ₺ BTC: 3.483.948 ₺ 🇺🇸USD: 45,8716 ₺ 🇪🇺EUR: 53,4759 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.400,65 ₺ BTC: 3.483.948 ₺ 🇺🇸USD: 45,8716 ₺ 🇪🇺EUR: 53,4759 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.400,65 ₺ BTC: 3.483.948 ₺
26 Mayıs 2026 - 21:46

info@turkglobalmedia.com

İzlanda yeniden AB tartışmalarını açıyor

İzlanda yeniden AB tartışmalarını açıyor

Avrupa
26.05.2026 18:42
TGM Haber Merkezi

İzlanda, AB üyelik müzakerelerini yeniden başlatıp başlatmama konusunda karar verecek

Bu haberi paylaş:

İzlanda’nın AB üyelik müzakerelerini yeniden başlatıp başlatmama konusunda sandığa gitmesine 100 günden az bir süre kala ada ülkesi derin biçimde bölünmüş durumda. 

Her iki cephe de yaz sonunda yapılacak referandum öncesinde kampanyalarını yeni yeni hızlandırmaya başlıyor.

AB’ye katılım müzakerelerinin yeniden başlatılmasına ilişkin ulusal referandum 29 Ağustos’ta yapılacak. Ancak birbirine sert şekilde karşıt iki siyasi blok, henüz argümanlarını tam anlamıyla ortaya koymuş değil.

“Evet” cephesinde, AB üyeliğini jeopolitik bir zorunluluk olarak gören hükümet koalisyonu bulunuyor. “Hayır” kampanyası ise bunun egemenlik kaybına, özellikle de İzlanda’nın tarım ve balıkçılık sektörleri üzerindeki kontrolünü yitirmesine yol açacağını savunuyor.

Anketler de ülke gibi ikiye bölünmüş durumda. Morgunblaðið gazetesinde yayımlanan yakın tarihli bir ankete göre halkın yüzde 52’si AB üyelik müzakerelerinin sürdürülmesinden yana, yüzde 48’i ise karşı. 

Buna karşılık iş dünyası gazetesi Viðskiptablaðið tarafından yapılan ankette, “İzlanda AB’ye katılmalı mı?” sorusuna yüzde 54 “hayır”, yüzde 46 “evet” yanıtı verildi.

University of Iceland’da Avrupa bütünleşmesi ve siyaset teorisi dersleri veren Profesör Maximilian Conrad, “Referandum mart ayında ilan edildiğinden bu yana müzakerelerin sürdürülmesine verilen kamu desteği aslında azaldı” dedi.

Conrad’a göre seçmenler, “üyelik paketinde ne olduğunu ve bunun İzlanda’ya ne kazandıracağını” öğrenmek istiyor.

Kampanyalar başlıyor

“Hayır” kampanyası, kendisine yakın gazetelerde yayımlanan çok sayıda destek yazısıyla hızlı bir başlangıç yaptı. “Evet” kampanyası ise yerel seçimlerin tamamlanmasını bekledikten sonra harekete geçmeye hazırlanıyor.

2017-2021 yılları arasında İzlanda dışişleri bakanlığı yapan Guðlaugur Þór Þórðarson, yaptığı açıklamada, “AB’nin parçası olmak çıkarımıza değil” dedi.

Muhafazakâr Independence Party yalnızca AB üyeliğine değil, üyelik ihtimalinin tartışılmasına bile kesin şekilde karşı çıkıyor.

Þórðarson’a göre AB üyeliği, İzlanda’nın önemli yasama ve yürütme yetkilerini kaybetmesine yol açacak ve AB hukukunun ulusal egemenliğin önüne geçmesine neden olacak.

Eski bakana göre İzlanda zaten mevcut anlaşmalar sayesinde AB’nin ticari avantajlarının büyük bölümünden yararlanıyor. 

Buna Çin ile ikili serbest ticaret anlaşması ve Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması (EFTA) üzerinden Hindistan gibi ülkelerle yapılan ticaret anlaşmaları da dahil.

Þórðarson özellikle tarifeler konusuna dikkat çekerek, İzlanda’nın ticaret anlaşmalarının yüzde 80’inde “sıfır gümrük tarifesi” bulunduğunu, AB anlaşmalarında ise bu oranın yalnızca yüzde 20-25 seviyesinde olduğunu savundu.

“Hayır” kampanyasının en hassas alanı ise tarım ve balıkçılık.

Þórðarson, “Geleneksel İzlanda tarımını koruma konusunda çok katıyız ve bu sayede elimizdeki birkaç bin işi koruyabiliyoruz” dedi.

“AB’nin parçası olsaydık bunların hepsi ortadan kalkardı” diyen eski bakan, AB ticaret politikasının İzlanda’nın ihtiyaçlarına uygun olmadığını ve hiçbir zaman da olmayacağını öne sürdü.

“Evet” kampanyası ne söylüyor?

“Evet” kampanyasına liderlik eden Başbakan Kristrún Frostadóttir ve üç partili koalisyon hükümeti de tarım ve balıkçılığın seçmen açısından en hassas konular olduğunu kabul ediyor.

İktidardaki Sosyal Demokrat Parti’den milletvekili ve parlamentonun dış ilişkiler komitesi üyesi Dagbjört Hákonardóttir, “İzlanda’nın özel koşulları olduğu gerçeğinden kaçamayız. Tarım ve taze hayvan ithalatı konusunda AB’nin geri kalanıyla tamamen aynı kurallar altında olamayız” dedi.

Hákonardóttir’e göre bazı alanlarda istisnalara ihtiyaç var ve mevcut düzenlemeler kuralların esnek yorumlanmasına imkân tanıyor.

Milletvekili, European Union’nun Ortak Tarım Politikası kapsamında, 1995’te Sweden ve Finland’ın üyeliğinin ardından Nordik ülkeler için özel düzenlemeler getirildiğini hatırlattı.

Bu düzenlemeler, kısa büyüme sezonları ve sert kış koşulları nedeniyle Arktik bölgeler için özel destekler sağlıyor; çiftçilerin devlet sübvansiyonlarından yararlanmasına izin veriyor ve kırsal nüfus kaybını önlemeyi hedefliyor.

“Evet” kampanyası, İzlandalı çiftçilerin de AB’nin Ortak Tarım Politikası içinde Arktik bölgelere yönelik özel muafiyetlerden yararlanabileceğini savunuyor.

Balıkçılık konusu ise “evet” cephesine göre başka bir kırmızı çizgi.

Hákonardóttir, “AB’nin bizden öğreneceği çok şey var. Çok geniş bir balıkçılık alanımız var ve bu fiilen AB’nin Ortak Balıkçılık Politikası kapsamına girecek. Ancak ne kadar balık avlayacağımıza son sözü AB değil biz söylemeliyiz” dedi.

Önceki müzakereler

Ağustos ayında çıkacak bir “evet” sonucu, 2013 yılında askıya alınan AB üyelik müzakerelerini yeniden başlatacak.

Müzakereler, önceki Sosyal Demokrat hükümet döneminde durmuştu. Hákonardóttir, yeni sürecin “yeni bir başlangıç” olarak ele alınacağını ve farklı bir müzakere stratejisi izleneceğini söyledi.

AB üyeliği konusunda sert görüş ayrılıkları bulunsa da İzlanda, dünyanın en güçlü demokrasilerinden biri olarak görülmeye devam ediyor ve hukuk devleti ile sivil özgürlükler alanında sürekli olarak en üst sıralarda yer alıyor.

 

Euractiv

Yayınlanma: 26.05.2026 18:42
Ana Sayfaya Dön