GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 43,4783 ₺ 🇪🇺EUR: 51,5464 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.066,71 ₺ BTC: 2.798.591 ₺ 🇺🇸USD: 43,4783 ₺ 🇪🇺EUR: 51,5464 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.066,71 ₺ BTC: 2.798.591 ₺ 🇺🇸USD: 43,4783 ₺ 🇪🇺EUR: 51,5464 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.066,71 ₺ BTC: 2.798.591 ₺
06 Şubat 2026 - 02:35

info@turkglobalmedia.com

Trump’ın seçim kurallarını değiştirme planları, Kasım ara seçimleri öncesinde alarm zillerini çaldırıyor

Trump’ın seçim kurallarını değiştirme planları, Kasım ara seçimleri öncesinde alarm zillerini çaldırıyor

Trump
05.02.2026 15:45
TGM Haber Merkezi

Başkan, ABD seçimlerini “ulusallaştırmak” için Cumhuriyetçi Parti’ye eyaletlerin yetkilerini ellerinden alma çağrısında bulundu.

Bu haberi paylaş:

2020’deki yenilgisini hâlâ kabul etmeyen Cumhuriyetçi Donald Trump, Kongre’nin kontrolünün belirleneceği ara seçimler öncesinde, seçimlerin denetimini eyaletlerin elinden almak için destekçilerini harekete geçirmeye çağırıyor.

Donald Trump pazartesi günü, giderek daha açık hale gelen otoriter söylemini bir adım daha ileri taşıyarak, Kasım ayındaki ara seçimleri etkilemek amacıyla ABD seçimlerini “ulusallaştırmak” için Cumhuriyetçi Parti’ye eyaletlerin yetkilerini ellerinden alma çağrısında bulundu. 

Cumhuriyetçiler Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu kaybetme riskiyle karşı karşıya ve Trump açısından görev süresinin ikinci yarısının başarısı ya da başarısızlığı bu seçimlere bağlı.

Trump’ın Cumhuriyetçilere yönelik bu çağrısı, daha önce “hiç yapılmaması gerektiğini” söylediği yasama seçimlerine ilişkin gerçek niyetleri konusunda Washington’da ciddi endişelere yol açtı.

Bu açıklamalar, “manosphere” olarak adlandırılan çevre ile MAGA hareketinin önde gelen isimlerinden Dan Bongino’nun sunduğu bir podcast’te yapıldı. Kısa bir süre FBI başkan yardımcılığı görevinde bulunan Bongino, yakın zamanda eski pozisyonuna geri dönmüştü.

Trump, göç konusuna ayırdığı uzun tiratlarından birinin ortasında şunları söyledi:
“Cumhuriyetçiler ‘Biz devralmak istiyoruz’ demeli. Oy verme işini devralmalıyız, en azından birçok yerde — 15 yerde. Cumhuriyetçiler oylamayı ulusallaştırmalı.”

Trump’ın hangi yerleri kastettiğini belirtmediği bu öneri, ABD Anayasası’nın I. Maddesi’nin IV. Bölümü ile açıkça çelişiyor. 

Anayasa’ya göre ABD’de seçimler eyalet yasalarıyla düzenlenir; merkezi olmayan bu sistemde, ülkenin binlerce seçim bölgesinde her iki partiden yetkililer sorumluluk taşır. 

Trump’ın sözleri, kendisinin ve MAGA hareketinin, ABD seçimlerinin yaygın sahtekârlıkla yozlaştığı yönündeki asılsız takıntısı çerçevesinde değerlendirilmelidir.

“Büyük yalan”

Aradan beş yılı aşkın süre geçmesine rağmen Trump, Joe Biden’a açık biçimde kaybettiği 2020 seçimlerinin Demokratlar tarafından çalındığını, hiçbir kanıt sunmadan iddia etmeyi sürdürüyor. “Büyük yalan” olarak anılan bu söylem, Trump ve müttefiklerinin sürekli tekrarladığı iddialara inanan bir kalabalığın Kongre Binası’nı basmasıyla doruk noktasına ulaştı.

Seçim kurallarını değiştirme kampanyası kapsamında Trump, geçen mart ayında ülke genelinde seçmen kimliği zorunluluğu getiren (halen 14 eyalette bu şart bulunmuyor) ve seçim gününden sonra ulaşan — posta damgası daha önce olsa bile — oy pusulalarının sayılmasını engellemeyi amaçlayan bir başkanlık kararnamesi imzaladı. 

Bu kararname, ülke genelindeki federal yargıçların direnişiyle karşılaştı.

Trump salı günü Oval Ofis’te düzenlenen bir basın toplantısında, “Bir Demokrat’la seçmen kimliği konusunda tartıştığınızda… Seçmen kimliği istediklerini söylerken çok utanıyorlar,” dedi. “Bunu istemeyen birinin tek nedeni hile yapmak istemesidir. Seçimlerimiz son derece sahtekâr,” diye ekledi.

Geçen hafta FBI ajanları, Georgia eyaletinde Atlanta’yı da kapsayan Fulton County’deki bir oy sayım merkezine arama emriyle baskın düzenledi. Bu bölge Biden’ın zaferinde kilit rol oynamış ve Arizona ile Wisconsin’le birlikte Trump’ın seçim sonuçlarını manipüle etmeye çalıştığı merkezlerden biri olmuştu. 

Ajanlar binlerce oy pusulasına el koydu. Georgia’da o dönemde seçmen sahtekârlığı yapıldığı iddiası, onlarca dava açmış ancak hiçbir somut sonuç elde edememiş yerel MAGA aktivistlerinin ısrarları sayesinde hâlâ gündemde tutuluyor. 

Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın bizzat müdahil olduğu bu benzeri görülmemiş operasyonun ardından, The New York Times’ın özel haberine göre Trump’ın ajanları şahsen arayarak çalışmalarından ötürü teşekkür ettiği ortaya çıktı.

Trump yönetimi, eyaletlerden seçmen kayıt verilerini paylaşmalarını talep etti. Anayasa’nın I. Maddesi’ni gerekçe göstererek bu talebe uymayı reddeden en az 24 eyalet, şimdi Beyaz Saray’ın açacağı hukuki süreçleri bekliyor. 

Geçen hafta Adalet Bakanı Pam Bondi, son haftalarda iki Amerikalının federal görevliler tarafından öldürüldüğü sert bir göçmen karşıtı operasyonun yaşandığı Minnesota’daki yetkililerden, 3.000 ajanın konuşlandırılmasının sona erdirilmesi için bu bilgilerin paylaşılmasını talep etti.

MAGA hareketinin bir diğer saplantısı da, belgesiz göçmenlerin ezici çoğunlukla Demokrat Parti’ye oy verdiği iddiası. 

Oysa yeni gelen göçmenlerin genellikle siyasi süreçlere dâhil olmadığı ve sınır dışı edilme riski doğuracak bir seçim suçunu işlemelerinin pek olası görünmediği bir yana, resmi bir soruşturma Georgia’da son seçimde kullanılan sekiz milyon oyun yalnızca 20’sinin vatandaş olmayan kişiler tarafından verildiğini ortaya koydu.

İstatistiklerin ortaya koyduğu kanıtlara rağmen Trump, Bongino’yla yaptığı söyleşide “tarihin en büyük sınır dışı operasyonunu” başlatma aciliyetini seçim sisteminin sağlığıyla ilişkilendirmekte ısrar etti. 

Podcast’te, “Bu insanlar [belgesiz göçmenler] oy vermeleri için ülkemize getirildi ve yasa dışı şekilde oy kullanıyorlar,” - “Cumhuriyetçilerin bu konuda daha sert olmaması inanılmaz. Eğer Cumhuriyetçiler onları göndermezse, bir daha asla seçim kazanamazsınız.” dedi. 

Trump’ın son açıklamaları, yakın zamanda yaptığı diğer çıkışlarla da örtüşüyor. The New York Times’a verdiği bir röportajda, 2020’de oy sandıklarına el koymak ve sadık görevlilere oyları saydırmak için Ulusal Muhafızları kullanmamış olmaktan pişmanlık duyduğunu söylemişti.

Reuters’a yaptığı bir başka açıklamada ise Kasım ayında “aslında hiç seçim yapmamamız gerektiğini” öne sürdü (Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’e göre Trump “sadece şaka yapıyordu”).

Trump ayrıca, iktidara dönüşünden bu yana düşmanlarına karşı planladığı intikamın bir parçası olarak, 2020 seçimlerini yönetenlere hukuki yaptırımlar uygulanacağını da vaat etti. 

Bunun yanında, başkanlığı kaybetmesine yol açtığını iddia ettiği sözde sahtekârlıkta Çin, CIA, FBI, İtalya, Dubai ve İsviçre’nin rol oynadığına dair komplo teorilerini yaymayı sürdürdü.

 

 

El Pais

Yayınlanma: 05.02.2026 15:45
Ana Sayfaya Dön

İlgili Haberler

Benzer konularda diğer haberlerimiz