ABD Başkanı Donald Trump bir kez daha suikast girişiminden kurtuldu.
Bu durumu, siyasi olarak kendi lehine kullanabilir mi?
ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik son saldırı girişimi haberi kamuoyuna yansıdığında, Trump'ın kendisinin açıklama yapması uzun sürmedi.
Silah seslerinin duyulmasından yaklaşık yarım saat sonra, smokin ve papyonuyla serin kanlı görünmeye çalışarak, akşam yemeğinin devam etmesini istedi.
Ajanslara göre Trump, korkusuz bir tonla "Gösteri devam etsin" dedi.
ABD televizyonu CBS'ye verdiği röportajda da güvenlik görevlileri tarafından güvenli bir odaya götürülürken "dimdik yürüdüğünü" özellikle vurguladı.
ABD Başkanı, akşam düzenlenen basın toplantısında ise daha devlet adamı tonunda konuştu: "Bu akşam yaşananlar karşısında tüm Amerikalıları, farklılıklarımızı barışçıl yollarla çözmek için içtenlikle çaba göstermeye çağırıyorum."
Beyaz Saray muhabirleri için düzenlenen geleneksel gala yemeğinde Cumartesi akşamı ağır silahlı bir kişi, güvenlik noktasını aşarak içeri girmiş ve güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilmişti.
Silah sesleri duyulmuş, Başkan güvenli bir yere götürülmüştü.
Soruşturma kaynaklarına göre şüpheli, Trump ve bazı ABD hükümet üyelerini öldürmeyi planlıyordu. Trump, saldırganı "aşırı rahatsız bir adam" olarak nitelendirdi.
Pazartesi günü hâkim karşısına çıkan şüpheliye "ABD Başkanı'na suikast girişimi"nin yanı sıra "ağır suç işleme niyetiyle ağır silah taşıma" ve "şiddet içeren suç sırasında ateşli silah kullanma" suçlamaları yöneltiliyor.
Daha önce de saldırıların hedefi olmuştu
Trump, son yıllarda birden fazla kez suikast girişimlerinin hedefi oldu.
Temmuz 2024'te Pennsylvania eyaletinde düzenlenen bir seçim mitinginde vurulmuş, bir kurşun kulağını sıyırmıştı. Olayda bir kişi hayatını kaybetmiş, iki kişi yaralanmış, saldırgan ise öldürülmüştü.
Muhalifleri, o dönemde Trump'ın bu olayı siyasi olarak kendi lehine kullanmayı başardığını öne sürdü.
Gizli servis elemanları tarafından çevrelenmiş ve yüzü kan içindeyken yumruğunu havaya kaldırması ise destekçileri tarafından ikonik bir an olarak görüldü.
Bu görüntü dünya çapında yayıldı ve İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma ünlü bayrak dikme fotoğrafıyla karşılaştırıldı.

Rakibi Demokrat Partili Joe Biden'a karşı yürüttüğü seçim kampanyasında Trump'ın destek oranları belirgin şekilde arttı. Siyasi gözlemciler ise bunu, kısmen Trump'ın saldırıya verdiği güçlü tepkiye bağladı.
Trump kendi markasını güçlendirmeye mi çalışıyor?
Bu kez Trump'ın kullanabileceği ikonik görüntüler ortaya çıkmadı. Ancak ABD Başkanı, her an durumu kontrol altında tuttuğunu gösterdi ve kendisini özellikle korkusuz bir lider olarak sundu.
İngiliz gazetesi The Telegraph, "Başkanın politikaları hakkında ne düşünülürse düşünülsün, tehlike karşısındaki dayanıklılığı örnek niteliğinde" diye yazdı.
İspanyol gazetesi El Mundo ise "Siyasi tepki, sağduyu gerektirir. Trump, en azından olayın hemen ardından uzlaştırıcı bir ton benimsedi" değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlara göre bu tesadüf değil.
Köln Üniversitesi Uluslararası Politika ve Dış Politika Kürsüsü'nden Thomas Jäger yaptığı açıklamada, "Trump bir marka insanıdır" diyor ve bu bağlamda her olayı, "kendi markasını güçlendirmek için" kullanmak isteyeceğini belirtiyor.
Jäger'e göre, basın yemeğinde yaşanan olayın ardından ortaya çıkan tablo şöyleydi: "Güçlü lider, kurban ve balo salonu.
Trump, ateş altında olan güçlü bir Başkan olarak neredeyse yeniden kurban oluyordu ve bu yüzden de balo salonuna ihtiyaç duyuyor."
Jäger, "2024'te olduğu gibi Trump'a derhal, haber anlatısı üzerinde kontrol sağlayan görüntüler üretildi" diyor.
Trump'ın hemen basının karşısına çıkması da olayın tasvirini bizzat yaparak, kontrolü tümüyle elinde tutmak istediğini gösteriyor.
Trump balo salonu istiyor
Trump'ın, Beyaz Saray'ın doğu kanadı yerine yaptırmak istediği ve eleştirilere neden olan balo salonu, iç politikadaki sorunlara rağmen, suikast girişimi sonrası söyleminin merkezinde yer alıyor.
Trump, Beyaz Saray'da askerî açıdan yüksek güvenlikli bir balo salonu olsaydı bu olayın yaşanmayacağını savundu.

ABD'de anıt koruma uzmanları, Beyaz Saray'daki bu projeye karşı hukukî süreç yürütüyor.
Adalet Bakanlığı Pazar günü yaptığı açıklamada, davacı taraftan davayı geri çekmesini istedi ve bunu bir önceki akşam yaşanan silahlı olayla gerekçelendirdi.
Açıklamada, "Açtığınız dava başkanın, ailesinin ve çalışanlarının hayatını ciddi tehlikeye atıyor" denildi.
Trump'ın olası stratejisinin sınırları
- Jäger, "Bu stratejinin sınırları, MAGA hareketinin bunu ne ölçüde takip edeceğine bağlı" diyor ve ekliyor: "Hareket desteklediği sürece strateji de başarılı olur.
- Ancak özellikle kendi tabanından gelen çok sayıda komplo teorisi, bunun 2024'te Butler'daki saldırıdan sonra olduğundan daha zor olacağını gösteriyor."
Bir süredir Trump'ın kendi destekçileri arasında bile geçmişteki suikast girişimlerinin yorumlanmasına dair komplo teorileri dolaşıyor.
Özellikle tartışmalı eski Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene, 2024'te Pennsylvania'da yaşanan Butler saldırısının gerçekliği konusunda, X platformu üzerinden şüphelerini dile getirmişti.
ABD dergisi The Atlantic yazarı David Frum ise 2025 sonbaharında sağcı aktivist Charlie Kirk'ün öldürülmesinin, Trump müttefikleri tarafından medya, sivil toplum kuruluşları ve eleştirmenlere karşı kullanılmasının ne kadar farklı bir tepki olduğunu hatırlatıyor.
Ancak bu kez benzer bir tırmanma yaşanmadı. Trump, şüpheliyi "tek başına hareket eden bir kişi" olarak tanımladı ve olayı daha geniş bir komplo ya da düşman anlatısına yerleştirmekten kaçındı.
Öte yandan birçok siyasetçi Trump'ın balo salonu talebine destek verdi.
Trump'ın kısa süre önce Adalet Bakanlığı görevinden aldığı Pam Bondi, "Başkan ve konuklarını korumak için balo salonunu mutlaka tamamlamalıyız" dedi.
DW