Türkiye, COP31’de yapay zekâya dikkat çekecek
Türkiye, COP31’de yapay zekânın iklim üzerindeki etkilerine odaklanacak
Kasım ayında düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye, “iklim sorumluluğu taşıyan yapay zekâ” yaklaşımını teşvik etmeyi ve teknoloji şirketlerini veri merkezlerini temiz enerjiyle çalıştırmaya yönlendirmeyi öncelikleri arasına aldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’nde yapay zekânın (AI) hızla artan enerji tüketimi ve karbon ayak izi de gündeme gelecek.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, hükümetlerin yapay zekânın enerji kullanımına ilişkin kurallar belirlemesi ve teknoloji şirketlerinin faaliyetlerini temiz enerjiyle yürütmesi gerektiğini söyledi.
Kurum, New York’taki İklim Haftası (Climate Week) kapsamında düzenlenen etkinlikte pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Isınan bir dünya, altüst olmuş bir küresel enerji sistemi ve yapay zekânın yükselişine dair büyüyen endişeler; hepsi aksiyon gerektiriyor” dedi. “COP31 bu anın hakkını verecek," diye ekledi.
“Yapay zekânın artan enerji tüketimini açıkça konuşmalıyız; artık kuralları hükümetlerin koymaya başlaması gereken zamandır," diyen Bakan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şirketlerden, enerji kullanımları konusunda şeffaf olmalarını ve operasyonlarını temiz enerjiyle çalıştırmalarını bekliyoruz. Veri merkezlerinin ötesinde, 35-by-35 hedefimizle uyumlu olarak binalardan ulaştırmaya ve sanayiye kadar hayatımızın her alanındaki enerji tüketimini elektrifiye etmemiz gerekiyor. Ajandamızın arkasındaki ivme büyüyor ve COP31, dünyanın dikkatini ve enerjisini bu kritik önceliklere odaklamak için kritik bir eşik olacak."
COP31 Başkanlığı, bir Birleşmiş Milletler kuruluşuyla birlikte yapay zekânın iklim hedeflerine nasıl katkı sağlayabileceğine ilişkin bir “siyasi taahhüt” üzerinde çalışıldığını açıkladı. Taslak metnin zirve öncesinde kamuoyuna sunulması planlanıyor.
İkinci bir girişim kapsamında ise “yapay zekânın sorumlu kullanımını uygulamada göstermek” amacıyla pilot projeler tanıtılacak.
Gönüllülük esasına dayanacak olan bu taahhüt; kararların uzlaşmayla alındığı, BM öncülüğündeki zorlu iklim zirvelerine katılan yaklaşık 200 ülkenin onayını gerektirmeyecek.
Her yıl COP ev sahipleri, ülkeleri resmi müzakerelerden ayrı olarak yürütülen ve bağlayıcı olmayan bir “eylem gündemi” kapsamındaki taahhütlere destek vermeye teşvik ediyor.
Bu yıl alışılmadık bir düzenleme uygulanıyor: Avustralya, COP31 kapsamındaki resmî iklim müzakerelerini yürütürken Türkiye, zirveye Antalya’da ev sahipliği yapacak ve müzakerelerin dışında yürütülen Eylem Gündemi’nden sorumlu olacak.
Yeni elektrifikasyon hedefi
Türkiye’nin gündemindeki en önemli başlıklardan biri, yeni bir elektrifikasyon hedefi. Buna göre, 2035 yılına kadar küresel enerji talebinin elektrikle karşılanan bölümünün yüzde 35’e çıkarılması hedefleniyor.
Basitçe ifade etmek gerekirse elektrifikasyon, doğal gazla çalışan ısıtma sistemleri ve dizel araçlar gibi fosil yakıtları doğrudan kullanan teknolojilerin elektrikli alternatiflerle değiştirilmesi anlamına geliyor.
Türkiye pazartesi günü, elektrifikasyondaki ilerlemeyi ve hedefe ulaşmaya yönelik diğer girişimleri takip etmek için küresel bir mekanizma oluşturulduğunu açıkladı.
Ancak iklim değişikliğiyle mücadele edebilmek için ihtiyaç duyulan ilave elektriğin büyük ölçüde güneş ve rüzgâr gibi temiz enerji kaynaklarından üretilmesi gerekiyor.
Dünya genelinde üretilen elektriğin yaklaşık üçte biri hâlâ kömürden elde ediliyor.
Türkiye’nin “35x35” hedefi, elektriğin nihai enerji tüketimindeki payını 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarmayı öngörüyor. COP31 Başkanlığı, bu hedefin yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi ve fosil yakıtlardan uzaklaşma çabalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
Ancak bazı çevre örgütleri, hedefin fosil yakıt kullanımının azaltılmasına ilişkin daha açık bir çerçeve içermesi gerektiğini savunuyor.
Fosil yakıtların kullanımını sona erdirmeye yönelik kampanya yürüten Beyond Fossil Fuels adlı ağdan Claire Smith, “Mevcut haliyle COP31 Başkanlığı’nın taahhüdü, hükümetlerin elektrifikasyon adı altında fosil yakıt kullanımını artırmasını gizlemesine veya gerekçelendirmesine kapı aralıyor” dedi.
Ülkeler, gezegeni ısıtan fosil yakıtların kullanımını aşamalı olarak sona erdirmenin nasıl gerçekleştirileceği konusunda görüş ayrılığı yaşıyor.
Bu konudaki anlaşmazlığın, 9 Kasım’da başlayacak resmi iklim müzakerelerinde önemli bir ilerlemeyle sonuçlanması beklenmiyor.
Euro News