Kremlin işgal altındaki Ukrayna’yı nasıl yeniden şekillendiriyor
Moskova, ele geçirdiği Ukrayna topraklarında ulaşım ve ticaret altyapısını agresif biçimde genişletmek için yüz milyonlarca dolar akıtıyor.
Bu projeler, işgal altındaki bölgeleri geri dönülmez biçimde Rusya’ya entegre ederken, Kyiv ve müttefiklerinin bu toprakların iade edilmesi yönündeki taleplerini zayıflatıyor. Alev alev giden trenler, yanan raylar, siyah duman…
Ukraynalı savaşçılar tarafından çevrimiçi paylaşılan görüntüler, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında kurduğu devasa demiryolu sistemine yönelik tekrarlanan sabotaj saldırılarını belgeliyor.
Ancak bu çabalar, Moskova’nın hızlı sanayi genişlemesini durdurmak için yeterli olmaktan çok uzak.
Rusya’nın tedarik zincirlerine yönelik saldırıların etkisi sınırlı kalırken, artan Rus kontrolü muhalefet çabalarını bastırıyor.
Donetsk bölgesinde düşman hatları gerisinde faaliyet gösteren ve güvenlik gerekçesiyle askeri kod adı Orest’i kullanan bir Ukraynalı savaşçı, “Demiryolu yüzlerce kilometre uzunluğunda,” dedi. “Ne yazık ki biz her şeye gücü yeten kişiler değiliz.”
Kremlin’e göre bu işgal altındaki bölgeler “Novorossiya”yı — yani “Yeni Rusya”yı — temsil ediyor. Ve bölgede yoğun bir faaliyet söz konusu.
Moskova, batıda Ukrayna güçlerine karşı yıkıcı bir savaş yürütürken, doğu ve güneyde ele geçirdiği alanlarda ulaşım ve ticaret altyapısını geliştirmek için yıllara yayılan agresif bir yatırım programına yüz milyonlarca dolar aktarıyor. Bu durum, Reuters’ın araştırmasına göre ortaya kondu.
Bu harcama hamlesi, diğer Rus bölgelerine ayrılan kalkınma fonlarını gölgede bırakıyor ve hem asker ve askeri teçhizatın hem de tahıl ve maden kaynaklarının taşınmasını kolaylaştırıyor.
Aynı zamanda bu projeler, Moskova’nın uzun vadeli hedefine — başta Donbas olmak üzere ele geçirilen bölgeleri Rusya’ya entegre etmeye — hizmet ediyor.
Donbas’ın kaderi ise ABD destekli barış görüşmelerinin merkezinde yer alıyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Büyük ölçekli bir sosyo-ekonomik kalkınma programı başlatıldı; bu, özünde atalarımıza ait tarihî Rus topraklarını yeniden canlandırma programıdır,” dedi.
Reuters’ın araştırması, işgal altındaki Ukrayna’da yaşanan dönüşüme dair ilk kapsamlı tabloyu sunuyor.
Bu inceleme; binlerce uydu görüntüsünün analizi, Rusya’ya ait resmi ihale belgeleri, kamuya açık açıklamalar, ihracat ve taşımacılık verileri ile 30’dan fazla Ukraynalı yetkili ve eski bölge sakiniyle yapılan görüşmelere dayanıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Rusya’nın işgal altındaki bölgelerdeki altyapı yatırımlarını değerlendirirken Kırım örneğini vererek, bu yatırımların “bir vitrin” olduğunu ve bölge halkına fayda sağlamadığını söyledi.
“Modern bir tatil beldesine benzemiyor,” - “Her şey askerileştirilmiş.” dedi.
Zelenski’nin ofisi Reuters’ın bulgularına ilişkin yorum talebine yanıt vermedi. Beyaz Saray’dan bir yetkili ise ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı sona erdirmek için yoğun çaba harcadığını belirtti.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Reuters’a yaptığı açıklamada dört bölgenin Rusya Federasyonu’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu ve “Rusya’nın öznesi” sayıldığını söyledi: “Bu, ülkenin anayasasında yazılıdır.”
“Novorossiya Demiryolları” adı verilen sistemde çalışmalar hızla sürüyor.
Bu kapsamda 2023’te başlatılan ve 525 kilometre uzunluğunda olması planlanan hat, Donbas’ı oluşturan Donetsk ve Luhansk ile Zaporizhzhia ve Herson bölgelerini kapsayacak.
Öte yandan “Novorossiya Otoyolu”, ele geçirilen bölgeler boyunca ilerleyerek 1.400 kilometrelik “Azov Halkası” süper otoyolunun bir parçası olarak bu bölgeleri Rusya ve stratejik öneme sahip Kırım’a bağlayacak.
Savaşın ilk yıllarında büyük ölçüde atıl kalan işgal altındaki Ukrayna limanları da Rus bayrağı altında yeniden açıldı.
Azak Denizi kıyısındaki Mariupol’da çekilen uydu görüntüleri, limanda futbol sahası uzunluğunda yeni bir tesisin inşa edildiğini ve ihracata hazır kömür yığınlarını ortaya koyuyor.
Reuters’ın analizine göre 2022-2025 yılları arasında işgal altındaki dört bölgede ve bunların bağlandığı Rusya topraklarında 2.500 kilometreden fazla demiryolu ve kara yolu ya yeni inşa edildi ya da yenilendi.
Washington merkezli Hird Savaş Bilimleri Enstitüsü'ne göre bu yatırımların ölçeği ve uzun vadeli niteliği, Kremlin’in bu toprakları herhangi bir barış anlaşması kapsamında iade etme niyetinde olmadığını gösteriyor.
Hird, “Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna’da sanayi ve ekonomiye yoğun yatırım yapması, hem işgalden kâr elde etmesini sağlıyor hem de Ukrayna’yı ekonomik olarak Rusya’ya bağlı hale getiriyor,” dedi.
Bu durum, Ukrayna ve Avrupa müttefikleri için olumsuz bir tablo çiziyor. Bu ülkeler, Moskova’nın ele geçirdiği toprakları geri vermesi gerektiğini savunurken, ABD’nin Donbas’ın tamamen Kyiv tarafından bırakılması yönündeki önerilerini de reddediyor.
Moskova ayrıca işgal altındaki bölgelerdeki madenler ve tarım arazileri gibi değerli varlıkları satışa çıkardı.
Bunlar arasında Ukrayna’nın en büyük altın rezervlerinden birinin işletme hakkı da bulunuyor ve bu hak 2025 Nisan’ında bir Rus şirket tarafından satın alındı.
Putin, 30 Eylül’de yaptığı konuşmada bu bölgeler için vizyonunu yineleyerek, son üç yılda 6.350 kilometre yol inşa ettiklerini belirtti ve “tarihî Rus topraklarını yeniden canlandırdıklarını” ifade etti.
Rusya şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık beşte birini kontrol ediyor ve Donetsk, Luhansk, Zaporizhzhia ve Herson bölgelerinin tamamını kendi toprağı olarak ilan etmiş durumda.
Bu ilhak, Ukrayna ve Batılı müttefikleri tarafından yasa dışı bir toprak gaspı olarak değerlendiriliyor.
Yeni inşa edilen yollar ve demiryolları, Kırım Köprüsü’ne alternatif lojistik hatlar oluşturarak Rusya’nın asker, yakıt ve ekipman taşımacılığını kolaylaştırıyor.
Daha önce bu köprü, Rusya’nın Kırım’a ve oradan Ukrayna’ya ulaşımındaki tek ana hat konumundaydı ve Ukrayna saldırıları nedeniyle sık sık kesintiye uğruyordu.
Rusya, 2024-2026 döneminde işgal altındaki dört bölgenin kalkınması için yaklaşık 11,8 milyar dolar ayırdı. Bu rakam, diğer birçok Rus bölgesine ayrılan toplam kaynağın yaklaşık üç katı.
Ukrayna askeri istihbaratından Vadym Skibitskyi, Rusya’nın temel önceliğinin lojistik altyapıyı güçlendirmek olduğunu belirterek, “Ruslar için en kritik unsur altyapı, özellikle de ulaşım altyapısıdır,” dedi.
Uydu görüntüleri yeni demiryolunu ortaya koyuyor
2023’ten bu yana Rusya, işgal altındaki bölgelerdeki demiryolu ağına yaklaşık 425 milyon dolar harcadı. Projenin merkezinde, güney Rusya’yı işgal altındaki bölgeler üzerinden Kırım’a bağlayacak ana hat bulunuyor.
Uydu görüntüleri, Donetsk bölgesinde 60 kilometrelik yeni bir hattın kademeli olarak inşa edildiğini gösteriyor.
Bir Ukraynalı istihbarat yetkilisi, bu tür hatların cephe hattından daha uzakta inşa edilerek saldırılardan korunmaya çalışıldığını belirtti.
Ukraynalı yetkili: “Kırım gibi ama daha hızlı”
Karayolu projeleri de yüz milyonlarca dolarlık yatırımla sürüyor. Novorossiya Otoyolu’nun toplam 630 kilometre uzunluğunda olması planlanıyor.
Uydu görüntüleri köprülerin onarımı, yolların genişletilmesi ve çevre düzenlemelerini açıkça gösteriyor.
Ukrayna’nın Kırım temsilcisi Olha Kuryshko’ya göre Rusya’nın bu bölgelerde yürüttüğü kalkınma politikası, 2014’te ilhak edilen Kırım’daki uygulamaların daha hızlı bir versiyonu. “Ruslar yeni işgal edilen bölgelerde üç yılda, Kırım’da 10 yılda yaptıkları kadar iş yaptı,” dedi.
Kremlin Ukrayna limanlarını kullanıyor
Rusya, Azak Denizi’ndeki Mariupol ve Berdyansk limanlarını da uluslararası gemilere açtı. Limanlar genişletiliyor ve derinleştiriliyor. 2023’ten bu yana bu projeler için 13 milyon dolardan fazla ihale açıldı.
2024’te bu limanlarda gemi hareketi görülmezken, 2025’te Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelere giden kargo gemileri tespit edildi. Ayrıca işgal altındaki bölgelerden kömür ihracatı da yapılıyor.
Doğu Ukrayna’da altın madeni
Rusya, işgal altındaki bölgelerdeki doğal kaynaklar üzerinde de kontrolünü artırıyor.
Luhansk’taki Bobrykivske altın madeninin işletme hakkı 9,7 milyon dolara satıldı. Bu madenin yaklaşık 1,64 ton altın rezervine sahip olduğu tahmin ediliyor.
Uzmanlara göre bu kaynakların kullanılması, savaş ve yaptırımlar nedeniyle zorlanan Rus ekonomisine önemli katkı sağlayabilir.
Hird, “Bu durum, işgalin Rusya için ekonomik olarak kârlı hale gelmesine yol açabilir,” dedi.
Reuters