Berlin ile Paris arasındaki ilişkiler zayıflarken, Almanya Şansölyesi İtalya Başbakanı’nı kilit bir müttefik olarak konumlandırıyor.
Avrupa’nın geleneksel Fransız-Alman motoru teklerken, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, AB’yi yönlendirmede eş pilotu olarak giderek daha fazla sert sağcı İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile birlikte hareket etmeye yöneliyor.
İki lider, filizlenen ittifaklarını güçlendirmek amacıyla Cuma günü Roma’daki görkemli Villa Doria Pamphilj’de düzenlenecek bir zirvede bir araya gelmeye hazırlanıyor.
Her ikisi de ABD Başkanı Donald Trump ile gerilimi düşürmek isteyen sağcı Atlantikçiler. Ve her ikisinin de Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la ilgili rahatsızlıkları var.
Geçmişte Almanya, AB için yol haritalarını çizmek üzere kritik anlarda geleneksel olarak Fransa’ya yönelirdi. Bu nedenle Merz’in ticaret, sanayi ve ABD ile ilişkiler gibi temel Avrupa önceliklerini ilerletme çabasında şimdi Meloni ile hizalanması dikkat çekici.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, yaptığı açıklamada, “Berlin ile Roma yakın çalıştığında bu bir alışkanlıktan değil, bir inançtan kaynaklanır; çünkü Avrupa’nın geleceği, özgürlüğü ve dünyayı şekillendirme gücü buna bağlıdır,” dedi.
Merz’in Meloni’ye yönelmesinin arkasında kısmen Fransa’ya duyulan rahatsızlık yatıyor. Berlin, Paris’in Almanların uzun süredir sanayi ihracatını artırmak amacıyla istediği Güney Amerika ile Mercosur ticaret anlaşmasını baltalamaya çalışmasından rahatsız.
Almanya ayrıca Fransızlarla yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle 100 milyar avroluk ortak savaş uçağı programından çekilmeyi de değerlendiriyor.
Bu arka plan düşünüldüğünde Roma ile hizalanmanın güçlü bir mantığı var.
Cuma günkü zirvede Merz ve Meloni’nin savunma alanında iş birliğine imza atması bekleniyor. Bunun tam olarak neyi kapsadığı net değil, ancak Almanya’nın Rheinmetall’i ile İtalya’nın Leonardo’su hâlihazırda tanklar ve diğer askeri araçları üretmek üzere ortak bir girişime sahip.
İtalyan hükümetine göre toplantılar, iki ülkeden 21 üst düzey bakanın katılımıyla gerçekleşecek ve yaklaşık 10 anlaşmanın imzalanması bekleniyor.
Belki de en iddialı adım olarak İtalya ve Almanya, 12 Şubat’taki Avrupa Konseyi zirvesi için AB sanayisini canlandırmaya ve ihracatı artırmaya yönelik yeni bir yol haritası hazırlamak üzere ortak bir tutum belgesi kaleme alıyor.
Berlin ve Roma kendilerini “Avrupa’nın iki ana sanayi ülkesi” olarak tanımlıyor ve Mercosur anlaşmasındaki gecikmeleri kınıyor.
Bu dil Paris’te rahatsızlık yaratacaktır.
Uzun soluklu bir ortaklık mı?
Meloni’nin partisi İtalya’nın Kardeşleri’nden bir milletvekili ve parlamentodaki İtalyan-Alman dostluk grubunun başkanı olan Giangiacomo Calovini’ye göre, Macron’un gelecek yılki Fransız seçimlerinin ardından Avrupa sahnesinden çekilecek olması göz önüne alındığında Merz-Meloni ittifakı mantıklı.
“İki ülkemizin de istikrarlı hükümetleri var, özellikle Fransa ile kıyaslandığında,” diyen Calovini, “Meloni ve Merz’in muhtemelen önlerinde birlikte çalışabilecekleri uzun bir yol var,” ifadelerini kullandı.
Trump ile ilişkilerin korunması her iki lider için de kritik ve hem Merz hem de Meloni transatlantik krizlerden kaçınmaya çalıştı. Bu süreçte dışişleri bakanları Wadephul ve Antonio Tajani de devreye girerek destek verdi.
Eski İtalya Berlin ve AB Büyükelçisi Pietro Benassi, “Giorgia Meloni ve Friedrich Merz, Başkan Trump ile diyaloğa en açık Avrupa kanadını temsil etti,” dedi. “Amerikan başkanının yön verdiği biraz sürreal hızlanma, İtalya ile Almanya arasındaki yakınlaşmayı, İtalya-Fransa ya da Fransa-Almanya yakınlaşmasından daha fazla teyit ediyor.”
Roma ve Berlin’in temkinli yaklaşımının aksine Calovini, Macron’u Trump’a karşı “çelişkili” davranmakla suçladı. “ABD’ye meydan okumak isteyen kişi gibi davranıyor ama sonra Trump’ın nezaketsizce yayımladığı mesajlar gönderip onu akşam yemeğine davet ediyor,” diye eleştirdi.
İyi bir kimya
Berlin’deki yetkililer artık özel sohbetlerde Meloni ile artan iş birliğini övgüyle anıyor ve Roma ile ilişkinin güvenilir olduğunu söylüyor. İsmini vermek istemeyen üst düzey bir Alman yetkili, “İtalya güvenilir,” dedi. Bu, Berlin’de son dönemde Fransız muhataplar için sık kullanılan bir sıfat değil.
Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nden ve uzun süredir Alman-İtalyan ilişkilerine odaklanan kıdemli milletvekili Axel Schäfer ise, “Fransa daha sözlü, ama İtalya çok daha pragmatik,” dedi.
Bir İtalyan yetkili de Merz ile Meloni arasındaki kişisel “iyi kimyayı” övdü. Bu durum, Meloni ile sık sık çatışan Macron arasındaki gergin ilişkiyle belirgin bir tezat oluşturuyor.
Yakınlaşma çabalarında Merz ve Meloni zaman zaman abartıya da kaçtı. Merz, geçen yıl şansölye olarak Roma’ya yaptığı ilk ziyarette, “iki ülkemiz arasında neredeyse tüm Avrupa politika konularında tam bir mutabakat var,” demişti.
Meloni de aynı şekilde karşılık vermişti: “İtalya ile Almanya arasındaki ilişkilere şüphe düşürmek kesinlikle imkânsız.”
Çıkar evliliği
Ancak bu biraz abartılı. İki lider arasında ciddi görüş ayrılıkları da var.
Meloni, Merz’in öncülük ettiği ve sonunda başarısız olan, dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna’ya askeri yardım için kullanılması planına destek vermedi.
Ayrıca Mercosur ticaret anlaşmasına da, nihayetinde desteklemeden önce İtalyan çiftçiler için taviz koparmak amacıyla geçici olarak mesafeli durdu.
Daha da önemlisi, kamu maliyesi söz konusu olduğunda Roma ile Berlin’in zor ortaklar olması muhtemel. İtalya uzun süredir daha gevşek Avrupa mali politikalarını savunuyor ve bu noktada Fransa’nın doğal müttefiki konumunda.
Almanya ise harcamalar konusunda kıtanın “demir disiplincisi” oldu. Buna rağmen burada da bir yakınlaşma görülüyor: Meloni İtalya’nın harcamalarını kısarken, Merz altyapı ve savunmaya yönelik borçla finanse edilen tarihi bir harcama artışına başkanlık ediyor.
Özünde, Merz ile Meloni arasındaki büyüyen ittifakın büyük kısmı, kendi iç siyasi hayatta kalma mücadelelerinin bir ürünü. Meloni, milliyetçi İtalya’nın Kardeşleri Partisi’ni özellikle dış politika alanında merkeze çekti.
Aynı zamanda Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişi, Merz’i göç konusunda muhafazakâr partisini belirgin biçimde sağa kaydırmaya zorladı.
Bu ideolojik yakınlaşma, ilişkilerin ısınmasına imkân tanıdı. Avrupa’ya gelen sığınmacı sayısını ciddi biçimde azaltmak, düzenlemeleri gevşetmek, ticareti artırmak ve Macron’a karşı bir denge oluşturmak isteyen Merz için Meloni giderek daha önemli bir figür hâline geldi.
Yine de eski üst düzey İtalyan diplomat ve NATO temsilcisi Stefano Stefanini, bu ilişkinin her zaman sınırları olacağını söyledi.
“Bu çok taktiksel,” dedi. “Koordine edilmiş bir strateji yok. Meloni ve Merz’in aynı tarafta buluştuğu bir dizi konu var.”
Stefanini ayrıca özellikle askeri projelerdeki harcama taahhütlerinin, Roma’nın yeniden Fransa ile daha doğal bir ittifak kuracağı alanlardan biri olacağını belirtti.
“Savunma harcamalarında İtalya ve Fransa daha yakın, çünkü Almanya kendi başına harcama yapabilecek mali kapasiteye sahipken, İtalya ve Fransa AB’den mümkün olduğunca fazla mali destek almak zorunda,” dedi.
Bu farklılıklara rağmen Meloni, Merz’e yakınlaşmak için fırsatı değerlendirdi.
Fransa-İtalya ilişkileri uzmanı ve Roma’daki Luiss Üniversitesi ile Paris’teki Sciences Po’da ders veren Marc Lazar, “Meloni, Fransa-Almanya ilişkisinde bir gerilim olduğunu gördü ve bu boşluktan yararlanarak Almanya’ya yaklaşabileceğini anladı,” dedi.
Politico