GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,6190 ₺ 🇪🇺EUR: 54,6448 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.644,48 ₺ BTC: 3.056.290 ₺ 🇺🇸USD: 47,6190 ₺ 🇪🇺EUR: 54,6448 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.644,48 ₺ BTC: 3.056.290 ₺ 🇺🇸USD: 47,6190 ₺ 🇪🇺EUR: 54,6448 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.644,48 ₺ BTC: 3.056.290 ₺
05 Ağustos 2026 - 00:06

info@turkglobalmedia.com

Alman Siyasetçilerden Kanser Ayrımcılığına Karşı Çağrı

Alman Siyasetçilerden Kanser Ayrımcılığına Karşı Çağrı

Sağlık
04.08.2026 16:11
TGM Haber Merkezi

"Kanseri Atlatanların Gelecekte Ayrımcılığa Karşı Korunması Gerekiyor"

Bu haberi paylaş:

Savunucular, kanseri atlatan kişilerin banka kredileri, çocuk evlat edinme ve sigorta gibi alanlarda ayrımcılığa uğradığını belirtiyor.

Kanseri atlatmış Alman siyasetçiler, uzun yıllardır hastalıktan tamamen kurtulmuş kişilerin banka kredileri, çocuk evlat edinme ve sigorta gibi alanlarda maruz kaldıklarını söyledikleri yaygın ayrımcılığa karşı korunmalarını amaçlayan önerilere öncülük etti.

"Unutulma hakkı" (Right to be Forgotten - RTBF) olarak bilinen politika, Almanya'da sayılarının yaklaşık 5,5 milyonolduğu tahmin edilen ve doktorları tarafından tamamen iyileştiği onaylanan eski kanser hastalarının en temel talepleri arasında yer alıyor.

Almanya'daki koalisyon hükümetinin küçük ortağı olan Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) hazırladığı öneride, "Kanseri tıbben yenmiş hiç kimse; sigorta, kredi veya iş hukuku gibi yaşamın herhangi bir alanında kalıcı olarak dezavantajlı duruma düşürülmemelidir." ifadeleri yer aldı.

Öneriye göre, tıbben gerekli görülen süre sınırları – genel olarak beş yıl – dolduktan sonra, "daha önce geçirilmiş bir kanser teşhisinin açıklanması artık talep edilemeyecek."

Önerinin mimarlarından biri, SPD Parlamento Grubu'nun dış politika sözcüsü Adis Ahmetović oldu. Ahmetović, 30 yaşındayken lenfoma teşhisi aldığını kamuoyuyla paylaşmıştı. 

Bugün 33 yaşında olan siyasetçi, Ekim 2024'ten bu yana tümörsüz yaşamını sürdürüyor ve tıbben 2029 yılında tamamen kanserden kurtulmuş kabul edilebilecek.

Ahmetović, söz konusu düzenlemenin etik açıdan haklı olmasının yanı sıra "devlete tek kuruş maliyet getirmeyeceğini" savunuyor.

Ahmetović'e, meme kanserini atlatan ve Baltık kıyısındaki Mecklenburg-Vorpommern Eyaleti Başbakanı olan partilisi Manuela Schwesig de destek verdi.

Schwesig, Almanya'nın eski kanser hastalarının hayata yeniden başlamasını zorlaştıran engeller konusunda Avrupa Birliği ülkeleri arasında geri kalan ülkelerden biri olduğunu söyledi.

Funke Medya Grubu'na konuşan Schwesig, "Diğer ülkelerde yeniden normal şekilde plan yapma hakkınız var; ev satın alabiliyor, aile kurabiliyorsunuz." dedi.

"Diğer Avrupa ülkeleri bu sorunu çoktan çözdü. Bunun için bir yasaya ihtiyacımız var; gönüllü taahhütler yeterli değil."

SPD Eş Genel Başkanı ve Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil de tasarıya destek verdi. Klingbeil, 2014 yılında dil kanseri teşhisi almış ve hastalığı yenmişti.

"Kanseri yenen herkes yeniden sosyal ve ekonomik açıdan özgürce geleceğe bakabilmelidir." dedi.

Almanya'da RTBF düzenlemesinin hayata geçirilmesini isteyen bir imza kampanyası ise 55 binden fazla imza topladı. Kampanya, iki buçuk yaşındayken kanser teşhisi konulan bir çocuğun babası Tobias Burggraf tarafından başlatıldı.

Burggraf, amaçlarını "İyileşmeden sonra hayat başlamalı; yeni engeller değil." sözleriyle özetledi.

SPD'nin hazırladığı önerinin "kampanyalarının temel hedeflerini karşıladığını" belirten Burggraf, düzenlemeyi "doğru ve çok gecikmiş bir adım" olarak nitelendirdi.

SPD Parlamento Grubu, hasta hakları alanında faaliyet gösteren bir kuruluşun araştırmasına atıfta bulunarak, tıbben kanseri atlattığı kabul edilen kişilerin %77'sinin özel sigorta yaptırırken ayrımcılıkla karşılaştığını belirtti.

Buna karşılık Alman Sigortacılar Birliği (GDV), kanser hastalarının durumuna ilişkin sabit süre sınırları belirlenmesine karşı çıktı.

Birlik, hayat ve maluliyet sigortası sunan özel şirketlerin poliçelerin herkes için ulaşılabilir kalabilmesi adına bilimsel değerlendirmeler ve tıbbi görüşler doğrultusunda hastaların gelecekteki risklerini değerlendirebilmesi gerektiğini savundu.

Lars Klingbeil

GDV Genel Müdürü Jörg Asmussen, "Başarılı tedaviden sonra bile hastalık nüksedebilir, tedavinin uzun vadeli etkileri görülebilir veya kalıcı sağlık sorunları devam edebilir." dedi.

Asmussen ayrıca, "Özellikle farklı kanser türleri olmak üzere başka hastalıklara yakalanma riski de artmış olabilir." ifadelerini kullandı.

Heidelberg'deki Alman Kanser Araştırma Merkezi'nden Susanne Weg-Remers ise bazı kanser hastalarında farklı organlarda yeni tümörler görülebildiğini, ancak bu riskin genel nüfusa kıyasla anlamlı ölçüde daha yüksek olmadığını söyledi.

Almanya'da her iki erkekten biri ile iki ila üç kadından birinin yaşamının bir döneminde kötü huylu tümör geliştireceğini hatırlatan Weg-Remers, Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Eğer kanseri bu şekilde bir gerekçe olarak kullanırsanız, o zaman hiç kimseye sigorta satmamanız ya da kredi vermemeniz gerekir."

Hasta hakları savunucuları, gelecekteki sağlık durumuna ilişkin otomatik varsayımların özellikle genç yaşta kanseri atlatan kişiler açısından büyük haksızlık oluşturduğunu belirtiyor.

Alman Genç Yetişkin Kanser Vakfı'nın verilerine göre Almanya'da her yıl 18-39 yaş arasındaki yaklaşık 16 bin 500 kişiile 2 bin 100 çocuk kanser teşhisi alıyor. Ancak tıptaki gelişmeler sayesinde bu iki grubun %80'inden fazlası tamamen iyileşebiliyor.

Kanser konusunda bilgi ve eğitim sağlayan Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği (ESMO) ise Avrupa genelinde kanseri atlatan kişilerin finansal hizmetlere erişimi konusunda en az beş yıllık remisyon süresini esas alan ortak ve adil bir standart oluşturulmasını savunuyor.

Dernek, Avrupa Birliği'ndeki mevcut farklı yasal düzenlemelerin "gerekçesiz ayrımcılığa" yol açtığını belirtti.

ESMO'ya göre yalnızca 11 AB üye ülkesi, kanseri atlatan kişileri finansal ayrımcılığa karşı koruyan özel yasal düzenlemeleri yürürlüğe koymuş durumda. Geriye kalan 16 ülkede ise benzer korumalar bulunmuyor.

Dernek, "Bunun sonucu olarak finansal hizmetlere erişim, kanseri atlatan kişinin hangi ülkede yaşadığına büyük ölçüde bağlı olmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya'nın hâlen iç hukukuna aktarmaya çalıştığı bir AB Direktifi ise tedavinin sona ermesinden sonra 15 yıla kadarçeşitli kısıtlamalara izin verirken, kredi ve sigorta alanında yalnızca sınırlı koruma sağlıyor.

Birleşik Krallık'ta bağlayıcı bir "unutulma hakkı" yasası bulunmuyor. İrlanda ise 2026 yılında özellikle konut kredisi başvurularında eşit şartlar sağlamayı amaçlayan bir yasa kabul ederken, Birleşik Krallık'ta uygulama büyük ölçüde gönüllü esaslara dayanıyor.

 

The Guardian

Yayınlanma: 04.08.2026 16:11
Ana Sayfaya Dön