Avrupa, ilaç sektöründeki uzun süredir devam eden kırılganlıkların giderilmesine yönelik partiler üstü tavır gösteriyor.
Avrupa Birliği genelinde sağlık sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olarak, Avrupa Parlamentosu bugün Strazburg’daki genel kurul oturumunda Kritik İlaçlar Yasası (Critical Medicines Act – CMA) konusundaki tutumunu kabul etti.
Oylama, temel ilaçlarda süregelen arz sıkıntılarını ele almayı amaçlayan bu iddialı düzenlemenin nihai hâline kavuşturulması için AB Konseyi ile yapılacak müzakerelerin önünü açan kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Kritik İlaçlar Yasası, son yıllarda tekrar tekrar yaşanan arz sıkıntılarıyla karşı karşıya kalan antibiyotikler, insülin, aşılar ve kronik hastalık tedavileri dâhil olmak üzere kritik ilaçların bulunabilirliğini, tedarik güvenliğini ve dayanıklılığını artırmayı hedefliyor.
AB’de bildirilen ilaç kıtlıklarının yarısından fazlasının üretim sorunları ve tedarik zinciri kırılganlıklarından kaynaklanması, kapsamlı bir yapısal reforma duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor.
Parlamento, tutumunu 503 lehte oy, 57 aleyhte oy ve 108 çekimser oy ile net bir çoğunlukla kabul etti. Bu sonuç, Avrupa ilaç sektöründeki uzun süredir devam eden kırılganlıkların giderilmesine yönelik partiler üstü desteği yansıtıyor.
Avrupa Parlamentosu üyeleri, temel ilaçların üretim ve tedarikinin güvence altına alınmasının yalnızca bir halk sağlığı meselesi değil, aynı zamanda AB’nin stratejik özerkliği ve krizlere hazırlık kapasitesi açısından da hayati bir gereklilik olduğunu vurguladı.
Parlamentonun kabul ettiği metin kapsamında, AB’nin dış tedarikçilere olan bağımlılığını azaltmayı ve yerli üretimi güçlendirmeyi amaçlayan bir dizi temel önlem öngörülüyor.
Stratejik projeler bağlamında, AB içinde sanayiye yönelik Stratejik Projelerin belirlenmesi ve bu projelerin finansmana daha kolay erişim, hızlandırılmış izin süreçleri ve kritik ilaçlar ile temel bileşenlerinin üretimini genişletmeye veya modernize etmeye yönelik teşviklerden yararlanması öneriliyor.
AB merkezli üretim ve tedarik alanında ise, kamu alımlarına ilişkin kuralların AB içinde önemli üretim kapasitesine sahip tedarikçileri kayıracak şekilde reforme edilmesi ve pazarlık gücünü artırmak ile tedarik öngörülebilirliğini güçlendirmek amacıyla ortak satın alma mekanizmalarının teşvik edilmesi öngörülüyor.
Parlamentonun tutumu ayrıca, kritik ilaçlar için ulusal stoklar ve acil durum rezervlerinin yönetimine yönelik koordineli bir AB mekanizmasıkurulmasını ve Avrupa Komisyonu’nun kıtlık dönemlerinde yeniden dağıtımı kolaylaştırma yetkisiyle donatılmasını talep ediyor.
Avrupa Parlamentosu üyeleri, kamu ihalelerinde fiyatın artık tek belirleyici kriter olmaması gerektiğini, bunun yerine tedarik güvenliği, sürdürülebilirlik ve tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesini önceleyen ölçütlerin esas alınmasını savunuyor.
Yasa destekçileri, COVID-19 pandemisi ve son dönemde yaşanan diğer krizlerin, özellikle etkin farmasötik bileşenler açısından yoğunlaşmış küresel tedarik zincirlerine ve ilaç ithalatına aşırı bağımlılığın yarattığı riskleri açıkça ortaya koyduğunu vurguluyor.
Kritik İlaçlar Yasası, AB’nin daha geniş kapsamlı ilaç stratejisini tamamlamayı ve Avrupa Sağlık Birliği hedefi doğrultusunda tüm üye devletlerde hastaların temel ilaçlara güvenilir erişimini sağlamayı amaçlıyor.
Raportör Tomislav Sokol (EPP, Hırvatistan), Parlamento’nun tutumunun “Avrupa’nın sağlık güvenliği açısından belirleyici bir an” olduğunu belirterek, AB ilaç sektöründe rekabetçiliğin ve dayanıklılığın artırılması gerektiğini vurguladı. Sokol şu ifadeleri kullandı:
“Somut sonuçlar ortaya koyduk. Bilgi paylaşımını geliştirerek, hazırlık süreçlerini uyumlaştırarak ve ortak müdahaleleri güçlendirerek kıtlıkları daha erken öngörebilir ve birlikte yönetebiliriz. Böylece her üye devletteki hastalar adil erişime sahip olur. Bu reform, Avrupa’yı daha dayanıklı ve daha özerk bir ilaç tedarik yoluna sokuyor.”
Sokol ayrıca şunları ekledi:
“Kamu alımlarında açık ve güçlendirilmiş bir ilke oluşturduk: İlaç ihalelerinde fiyat artık tek kriter olamaz. Tedarik güvenliği, üretim zincirlerinin dayanıklılığı ve Avrupa Birliği içindeki üretim kapasitesi mutlaka dikkate alınmalıdır.
Bu ‘Avrupa’dan Al’ yaklaşımı, kamu alımlarının güvenilir tedarikçileri desteklemesini, AB merkezli ilaç üretimini güçlendirmesini ve Avrupa genelinde hastalar için uzun vadeli tedarik güvenliğine katkı sağlamasını garanti eder.”
Sokol’a göre, “İlaç sektörü Avrupa Birliği için stratejik öneme sahiptir. Avrupa, rekabet gücünü artırmalı ve hasta güvenliğini sağlamak için ilaç endüstrimizi güçlendirerek Birlik içinde üretimi artırmalıdır.”
Avrupa Parlamentosu’nun tutumunu belirlemesiyle birlikte, Kritik İlaçlar Yasası şimdi üçlü müzakere (trilogue)aşamasına giriyor.
Parlamento, Konsey ve Komisyon arasında yürütülecek bu gayriresmî görüşmelerde kurumsal önceliklerin uzlaştırılması ve nihai yasal metin üzerinde anlaşmaya varılması hedefleniyor.
Sürecin başarıyla tamamlanması hâlinde, Yasa AB’nin ilaç tedarikine yaklaşımını köklü biçimde değiştirebilir ve Birliği gelecekteki sağlık krizlerine karşı daha güçlü hâle getirebilir.
eu24news