GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,6190 ₺ 🇪🇺EUR: 54,9451 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.644,48 ₺ BTC: 3.084.512 ₺ 🇺🇸USD: 47,6190 ₺ 🇪🇺EUR: 54,9451 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.644,48 ₺ BTC: 3.084.512 ₺ 🇺🇸USD: 47,6190 ₺ 🇪🇺EUR: 54,9451 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.644,48 ₺ BTC: 3.084.512 ₺
05 Ağustos 2026 - 23:59

info@turkglobalmedia.com

Avrupa, Sınırsız Temiz Enerji Yarışında

Avrupa, Sınırsız Temiz Enerji Yarışında

Enerji
05.08.2026 15:29
TGM Haber Merkezi

Avrupa, Fransız Füzyon Teknolojisine Yöneliyor

Bu haberi paylaş:

ABD ve Çin, bu nihai temiz enerji teknolojisine Avrupa Birliği'nin iki katından fazla yatırım yapıyor.

Fransa'nın güneyindeki Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör (ITER) sahasının merkezine yürümek, gelecekle yüz yüze gelmek gibi hissettiriyor.

Kuruluma hazırlanmakta olan devasa makine parçalarının bulunduğu montaj salonundan geçtikten ve beyaz plastik örtülerden oluşan adeta labirenti andıran koridorları aştıktan sonra, inşaat çukurunun tam ortasında yükselen reaktör çekirdeği iskelelerin arasından birdenbire görünür hale geliyor.

Burada, bin tondan daha ağır modüller ve dev D şeklindeki elektromıknatısları içeren parçalar büyük bir titizlikle yerlerine yerleştiriliyor. Amaç, Marsilya'nın yaklaşık bir saat kuzeyindeki Fransız kırsalında inşası süren bu tesisi tamamlamak.

Önümüzdeki yıllarda burada yer alacak dev süperiletken mıknatıs halkasının, 150 milyon santigrat dereceye kadar ısıtılmış plazmayı güvenli biçimde hapsederek hidrojenin ağır izotoplarını kaynaştırması ve muazzam miktarda enerji açığa çıkarması hedefleniyor.

Bu sistem ilk kez 1950'lerde, başta Nobel Barış Ödülü sahibi Andrei Sakharov olmak üzere Sovyet bilim insanları tarafından tasarlanmıştı.

Ancak bugün burada inşa edilen makinenin, füzyon enerjisinin sırlarını ilk çözen sistem olacağı kesin değil.

Bir Amerikan girişimi, 2028 yılı gibi erken bir tarihte nükleer füzyondan elde edilen elektriği satmaya başlayacağını iddia ediyor. Çin'in Burning Plasma Experimental Superconducting Tokamak (BEST) reaktörü ise yaklaşık 2030 yılı civarında elektrik üretimini göstermeyi hedefliyor.

Amerikan, Çinli ve hatta Avrupalı girişimler, önümüzdeki on yıl içinde elektrik şebekesine bağlanabileceklerini vaat ederek milyarlarca avroluk girişim sermayesi toplarken, Brüksel nükleer araştırma bütçesinin aslan payını ITER'e aktarmaya devam ediyor.

Avrupa Komisyonu'nun en üst düzey nükleer politika yetkilisi Jan Panek, ocak ayında Avrupa Parlamentosu üyelerine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"ITER'deki varlığımızın füzyon faaliyetlerimizin merkezini oluşturmaya devam etmesi gerektiğine inanıyoruz."

Ancak reaktörün, defalarca yaşanan gecikmeler nedeniyle 2039'dan önce tam kapasiteyle çalışması beklenmiyor.

Bu durum, Avrupa Birliği'nin ABD ve Çin karşısında neredeyse sınırsız temiz enerji yarışında son sıraya düşmesine yol açabilir mi?

ITER Direktörü ve elektromekanik mühendisi Pietro Barabaschi, Fransa'da inşa ettikleri makinenin füzyon enerjisine ulaşmanın "en sağlam yolu" olduğuna inanıyor. Ona göre girişim sermayesi yatırımcıları çok daha büyük riskler alıyor.

"Daha fazla risk almak, bunun işe yaramayabileceği anlamına gelir."

Sorun

Hidrojenin ağır izotoplarının füzyonu ilk kez 1930'lu yıllarda gösterildi.

1950'lere gelindiğinde ilk termonükleer bombalar test edilmeye başlanmıştı.

Ancak kontrollü füzyon reaksiyonundan sürekli enerji üretilebilmesi, yaklaşık bir yüzyıldır bilim insanları ve mühendislerin çözmeye çalıştığı en büyük sorunlardan biri olmaya devam ediyor.

Asıl mesele yalnızca Güneş'in merkezinden yaklaşık 10 kat daha yüksek sıcaklıkları kontrol altında tutmak değil.

Asıl başarı, sisteme verilen enerjiden daha fazlasını elde edebilmek.

ITER'in yaklaşımı, Sovyetler Birliği'nde geliştirilen ve "tokamak" adı verilen simit biçimli reaktör içerisinde son derece güçlü manyetik alanlar kullanarak aşırı sıcak plazmayı vakum ortamında askıda tutmak.

Ancak konseptin uygulanabilirliğini test etmek için bugüne kadar tasarlanmış en büyük makineye ev sahipliği yapmasına rağmen Avrupa Birliği, füzyon sektörüne yapılan yatırım büyüklüğü açısından dünyanın diğer bölgelerinin gerisinde bulunuyor.

Üstelik ITER teknik olarak yalnızca Avrupa'nın projesi de değil.

AB maliyetin yaklaşık yarısını karşılasa da proje;

  • Çin,
  • Avrupa Birliği,
  • Hindistan,
  • Japonya,
  • Güney Kore,
  • Rusya
  • ve Amerika Birleşik Devletleri'nin ortak girişimi olarak yürütülüyor.

Ayrıca proje artık özel sektörle veri paylaşımı da yapıyor.

İyimserlik ve şüphecilik

Avrupa Komisyonu'nun Fusion for Energy (F4E) ajansının hazırladığı son araştırmaya göre Avrupa, büyük ölçüde ITER sayesinde araştırma kapasitesi bakımından ABD ile aynı seviyede bulunuyor.

Buna karşın;

  • Avrupa'nın yatırım miktarı ABD ve Çin'in yarısından daha az,
  • füzyon patentlerinde ise rakiplerinin gerisinde kalıyor.

2022-2025 döneminde Avrupa özel sektörünün füzyona yaptığı yatırım 340 milyon avro seviyesinde kaldı.

Bu;

  • Çin yatırımlarının dörtte biri,
  • ABD'de kullanılan 2,4 milyar avroluk girişim sermayesinin ise yalnızca yedide biri anlamına geliyor.

Amerikan şirketi Helion Energy, Microsoft'a 2028 yılından itibaren elektrik satmaya başlamayı planlıyor ve bunu dünyanın ilk füzyon enerjisi satın alma anlaşması olarak tanımlıyor.

En fazla finansman sağlayan özel girişim olan Commonwealth Fusion Systems ise "2030'lu yılların başında" şebeke ölçekli ilk füzyon santralini devreye alacağını söylüyor.

Avrupa'nın da özel sektör girişimleri bulunuyor.

Bunların en güçlü finansmana sahip olanı Almanya'nın Münih kentindeki Proxima Fusion.

Temmuz 2026 itibarıyla yarım milyar avronun üzerinde yatırım toplayan şirket, ticari ölçekli reaktörünü ancak 2030'lu yılların sonlarında devreye almayı planlıyor.

Bugüne kadar hiç kimse laboratuvar ortamı dışında uzun süreli net enerji kazancı sağlayan bir füzyon reaksiyonu gerçekleştiremediği için, birçok uzmana göre bu hedef bile oldukça iyimser görünüyor.

ITER Direktörü Barabaschi de Euractiv'e verdiği röportajda siyasetçileri, bazı şirketlerin iddialı pazarlama söylemlerine temkinli yaklaşmaları konusunda açıkça uyardı.

Farklı yaklaşımlar

ITER'in küresel yarıştaki önemi, kime sorduğunuza göre değişiyor.

ABD merkezli Fusion Industry Association (FIA) adına konuşan Olga Bakardzhieva şöyle diyor:

"Bu altyapıdan kesinlikle fayda sağlayacağımız yönünde ortak bir görüş yok. Bence bu bile çok şey anlatıyor."

Avrupa Füzyon Birliği (EFA) adına konuşan Proxima Fusion kurucu ortağı Lucio Milanese ise farklı düşünüyor.

"ITER son derece değerli bir araştırma altyapısıdır ve Avrupa'da çok güçlü bir tedarik zinciri oluşmasını sağlamıştır."

Ancak bunun özellikle manyetik hapsedilmiş füzyon teknolojisini kullanan şirketler için daha değerli olduğunu belirtiyor.

Bilgi en büyük güç

Barabaschi'ye göre ITER, küresel yarışın merkezinde yer almaya devam ediyor.

"Dünyanın hiçbir yerinde bu büyüklükte ve bu karmaşıklıkta bir tokamağın montajını göremezsiniz."

Bunun en önemli kanıtı ise özel sektör şirketlerinin projedeki verilere erişmek istemesi.

Bu nedenle ITER, 2024 yılında Private Sector Fusion Engagement (PSFE) adlı bilgi paylaşım programını başlattı.

Hem Amerikan hem de Avrupa füzyon lobileri geleceğin enerji santrallerini devlet laboratuvarlarının değil, özel sektörün inşa edeceğini düşünüyor.

Ancak bunun kamu desteği olmadan gerçekleşmesini de beklemiyorlar.

Kamu mu, özel sektör mü?

EFA'ya göre ITER devam etmeli.

Ancak Avrupa aynı zamanda ticari füzyon ekosistemini çok daha güçlü biçimde desteklemeli.

Lucio Milanese, 2034'e kadar sürecek yeni AB bütçesi tamamlanmadan önce füzyon araştırma bütçesinin özel sektörün ticarileştirme çalışmalarını destekleyecek şekilde yeniden dengelenmesini öneriyor.

Ona göre ITER'in tokamak reaktörü tamamlandığında özel sektörün milyarlarca avroluk yatırımlara ihtiyacı olacak.

2035-2042 bütçesi hazırlanırken ise kamu kaynaklarının büyük bölümünün ilk ticari füzyon santrallerini kuracak özel sektör yatırımlarını desteklemesi gerektiğini savunuyor.

ABD merkezli FIA ise daha da ileri gidiyor.

Kuruluş, Fusion for Energy kurumunun yasal yetkilerinin değiştirilmesini ve kamu-özel ortaklıklarına daha fazla kaynak aktarılmasını istiyor.

Bakardzhieva'ya göre mevcut sistemde bütçenin büyük kısmı yalnızca temel araştırmalara gidiyor.

FIA, Euractiv'e verdiği röportajdan birkaç gün sonra yayımladığı politika belgesinde ayrıca Avrupa Füzyon Fonukurulmasını talep etti.

Kuruluş, Euratom bütçesinin daha büyük bölümünün ticarileştirme faaliyetlerine ayrılması ve ITER dışındaki teknolojilerin de desteklenmesi gerektiğini savundu.

Milyonlar mı, milyarlar mı?

Avrupa Komisyonu, ITER dışındaki füzyon projelerini desteklemek amacıyla ilk küçük adımı mart ayında attı.

2026 ve 2027 yıllarında laboratuvarlardan elektrik şebekesine geçişi hızlandırmak amacıyla 222 milyon avroluk yatırımaçıklanırken, füzyon teknolojisi küçük modüler reaktörlerle (SMR) birlikte InvestEU programı kapsamına da alındı.

Almanya ise çok daha iddialı davranıyor.

Ülke, 2029 yılına kadar füzyon araştırmalarına ayrılan kaynağı 2 milyar avronun üzerine çıkararak "dünyanın ilk füzyon enerji santralini Almanya'da kurmanın önünü açmayı" hedefliyor.

Bununla birlikte bu rakam bile;

  • ABD merkezli Commonwealth Fusion Systems'ın tek başına topladığı yaklaşık 2,5 milyar avronun altında,
  • Çin'in NEO Fusion şirketinin kamu ve özel yatırımcılardan sağladığı 1,9 milyar avroya ise ancak yaklaşıyor.

Brüksel ve Avrupalı yatırımcıların küresel yarışta geri kalmamak için ulaşması gereken finansman büyüklüğü muhtemelen bu seviyelerde olacak.

Ya da ITER Direktörü Barabaschi'nin dediği gibi, bu milyarlarca avro da Avrupa'nın hidrojen teknolojilerine yatırdığı yaklaşık 20 milyar avro gibi beklenen sonucu vermeden harcanmış olacak.

Avrupa Komisyonu'nun ilk Füzyon Stratejisi belgesini eylül ayı sonuna kadar yayımlaması bekleniyor.

Ancak Brüksel'i yakından takip eden gözlemcilere göre, Provence'taki ITER tokamağı gibi bu strateji de gecikmeye aday görünüyor.

 

Euractiv

Yayınlanma: 05.08.2026 15:29
Ana Sayfaya Dön