GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 46,9484 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.550,90 ₺ BTC: 3.007.061 ₺ 🇺🇸USD: 46,9484 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.550,90 ₺ BTC: 3.007.061 ₺ 🇺🇸USD: 46,9484 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.550,90 ₺ BTC: 3.007.061 ₺
12 Temmuz 2026 - 21:16

info@turkglobalmedia.com

Beyin tümörüne karşı aşı geliştirildi: Sonuçlar umut verici

Beyin tümörüne karşı aşı geliştirildi: Sonuçlar umut verici

Sağlık
12.07.2026 19:56
TGM Haber Merkezi

Beyin tümörlerine karşı yeni bir aşı geliştirildi.

Bu haberi paylaş:

Bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı harekete geçiren aşının test sonuçları umut vadediyor.

Beyin tümörlerinin tedavisi zor. Ameliyat edilebilen tümörler bile cerrahi müdahaleyle nadiren tümüyle çıkarılabiliyor. Hastalara standart olarak kemoterapi ve radyoterapi uygulanıyor. 

Agresif tümörleri bulunan kişiler, tanı konulduktan sonra buna rağmen çoğu zaman en fazla beş yıl yaşıyor.

Alman Kanser Araştırma Merkezi, Mannheim Üniversite Tıp Merkezi, Heidelberg Üniversite Hastanesi ve başka araştırma kurumlarından bilim insanlarının yürüttüğü bir çalışmada, 33 hastaya bu tedavilere ek olarak yeni geliştirilen bir aşı uygulandı.

Araştırma ekibi, sekiz yıllık uzun dönem takibin sonuçlarını Nature bilim dergisinde yayımladı. Temkinli iyimserlik için neden var: Araştırmaya katılanların yüzde 66'sı sekiz yıl sonra hâlâ hayattaydı. Katılımcıların yüzde 42'sinde ise bu süre boyunca tümör yeniden büyümedi.

Çalışmanın baş yazarlarından Michael Platten, hastaların önemli bir bölümünde tümörün bu kadar uzun süre yeniden ortaya çıkmamasının kendisini şaşırttığını söylüyor.

Platten, Mannheim Üniversitesi Nöroloji Kliniği'nin direktörü ve Alman Kanser Araştırma Merkezi'nde bir araştırma bölümünün başkanı.

Bir hasta, radyoterapi hazırlığı sırasında tedavi masasında yatıyor. Baş ve boyun bölgesi sabitleyici bir maske ile tutuluyor
Beyin tümörlerinde standart tedavi genellikle ameliyat, kemoterapi ve radyoterapiden oluşuyor. Yeni geliştirilen tedavi edici aşı ise bu sürece ek olarak bağışıklık sistemini tümör hücrelerine karşı harekete geçirmeyi ve hastalığın yeniden ilerlemesini geciktirmeyi hedefliyor. Fotoğraf: privat

Tümör aşısı kanseri önlemiyor

Kızamık, kabakulak ya da koronavirüste olduğu gibi aşılar daha çok belirli bir hastalığa yakalanmayı önleyen veya bağışıklık sistemini eğiterek hastalığın daha hafif geçirilmesini sağlayan koruyucu bir uygulama olarak biliniyor. Bunlara "önleyici aşılar" deniyor.

"Tedavi edici aşıların" hedefi ise bağışıklık sistemini harekete geçirerek bir tümörü yok etmek. Platten ve ekibinin geliştirdiği tedavide kullanılan kanser aşısı, yalnızca belirli beyin tümörlerinde görülen bir gen mutasyonunu hedef alıyor.

Bağışıklık sistemi mücadeleyi öğreniyor

Araştırmaya katılan 33 kişinin tamamında bir tür beyin tümörü olan astrositom vardı. Astrositomlar, beyin ve omuriliği kapsayan merkezi sinir sisteminin en sık rastlanan tümörlerinden biri.

İyi huyludan son derece agresife kadar dört dereceye ayrılıyor. Üçüncü ve dördüncü derece astrositomlarda, araştırmacıların aşıyla hedef aldığı belirli bir gen mutasyonu bulunuyor. Gen değişikliği tümörün daha hızlı büyümesini tetikliyor. Aşı, bağışıklık sistemini bu hızlanmadan sorumlu yapı ile mücadele etmeye hazırlıyor.

Almanya'daki araştırmada denenen yeni aşı, bağışıklık sistemini iki yoldan harekete geçirdi: Bozulmuş hücrelerle doğrudan savaşan T hücreleri ile tümöre karşı antikor üreten B hücreleri oluştu.

Platten, hedefin "tümörün yeniden ortaya çıkmasını önlemek" olduğunu söylüyor.

Vücut içindeki kanserli hücreleri temsil eden üç boyutlu bir illüstrasyon. Düzensiz yüzeyli hücre kümelerinin çevresinde küçük parçacıklar yer alıyor
Tedavi edici aşı, kansere yakalanmayı önlemekten çok bağışıklık sistemini tümör hücrelerini tanımaya ve onlara karşı yanıt vermeye hazırlıyor. Araştırmacıların hedefi, tedavi sonrası tümörün yeniden büyümesini mümkün olduğunca geciktirmek. Fotoğraf: Ersin Arslan/Zoonar/picture alliance

Bonn Üniversite Hastanesi Nöroonkoloji Direktörü Ulrich Herrlinger araştırmada yer almadı. Ancak meslektaşlarının çalışmasının kanser hastaları için gerçek bir fırsat sunduğunu düşünüyor.

Herrlinger, yüksek dereceli astrositomların "yeniden ortaya çıkma, büyümeyi sürdürme ve sonunda hastalığın tedavi edilemez hale gelme ihtimalinin neredeyse yüzde 100" olduğunu söylüyor. Araştırmacılar bu tümörlerin neden oluştuğunu ise henüz bilmiyor. Kanser araştırmacısı, "Neden tam da bu kişinin hastalandığını kimse bilmiyor" diyor.

Bu nedenle meslektaşı Michael Platten'in araştırması ona umut veriyor:

"Bağışıklık sistemini kalıcı olarak aktif tutmayı başarabilseydik bu, tümörü uzun vadede baskılayabilme umudunu da beraberinde getirirdi."

Kapsamlı araştırmalar 2027'de başlayacak

Çalışmanın yazarı Platten gibi Herrlinger de verilerin temkinli yorumlanması gerektiği uyarısında bulunuyor: "33 hastayla kesin yargılara varılamaz." Herrlinger'e göre sıradaki adım, kontrollü ve rastgele katılımlı kapsamlı bir araştırma olmalı.

Bu çalışma için hazırlıklar sürüyor. Platten, 200'den fazla hastanın katılacağı projenin Mart 2027'de başlayacağını söylüyor:

"Bugünkü koşullarda, araştırmadan gerçekten güvenilir sonuçlar elde etmemiz için dokuz yıllık bir süreden söz ediyoruz."

Aşının gerçekte ne kadar etkili olduğu ve hatırlatma dozlarının bağışıklık yanıtını daha da güçlendirip güçlendiremeyeceği ancak o zaman anlaşılacak. Buna rağmen Platten, mevcut araştırmanın sonuçları karşısında temkinli iyimserliğin yersiz olmadığını düşünüyor; ihtiyatı elden bırakmadan umutlu olunabileceğini vurguluyor.

 

DW

Yayınlanma: 12.07.2026 19:56
Ana Sayfaya Dön