Aşırı sağcı lider, 2027 cumhurbaşkanlığı seçiminden men edilmesine yol açan kararı bozdurmak için mücadele etse de, kaderini kabullenmiş görünüyor.
Marine Le Pen’in son dönemde yaptığı kamuoyu açıklamaları, Fransa’nın bir sonraki cumhurbaşkanı olmasının önündeki beş yıllık seçim yasağını kaldırma çabasına olan inancını kaybetmeye başladığına işaret ediyor.
Le Pen, Ocak ayından bu yana 2027 seçiminden men edilmesine yol açan zimmete para geçirme mahkûmiyetine karşı temyiz başvurusunda bulunduğu altın varaklı Paris mahkemesinin önünde salı günü gazetecilere aptığı son açıklamada;
“Bir mahkeme salonuna girdiğimde asla iyi bir sürpriz beklemem,” dedi. Ancak Le Pen, şunu da ekledi: “Ben inançlı biriyim. Hâlâ mucizelere inanıyorum.”
Bu karamsar ton, süreci siyasi saiklerle düzenlenmiş bir operasyon olarak niteleyip mücadele sözü veren bir liderden gelmesi bakımından dikkat çekici.
Le Pen, kendisi ve birlikte yargılandığı isimler Avrupa Parlamentosu fonlarından 4 milyon avroyu kötüye kullanmaktan suçlu bulunduktan sonra, geçen yıl “Oyları Geri Al” tarzı bir miting bile düzenlemişti.
Ancak aylar geçtikçe Le Pen giderek daha fazla kaderine razı olmuş görünüyor; özellikle de partisi Ulusal Birlik (National Rally) tarihî bir popülerlik artışı yaşarken, Fransa cumhurbaşkanlığına giden yolun elinden kayıp gittiğini kabul ediyor.
Yine de bu karamsarlığın, daha hafif bir karar elde etmek için daha fazla pişmanlık sergilemeye yönelik stratejisinin bir parçası olması da ihtimal dâhilinde.
Her ne olursa olsun, Le Pen bu temyiz sürecini Élysée Sarayı’na aday olabilmek için son şansı olarak sundu ve kamuoyuna açık şekilde, 30 yaşındaki veliahtı Jordan Bardella lehine geri çekilmek zorunda kalabileceğini kabul etti.
Salı günü savcıların açıkladığı ceza talepleri ilk anda onun şüphelerini doğrular nitelikteydi.
Savcılar, Le Pen’e verilen beş yıllık siyasi yasak kararının korunmasını talep etti; ancak beklenmedik bir şekilde, bu yasağın derhal uygulanmasına karşı çıktılar.
Mahkemenin bu yönde karar vermesi halinde, Le Pen için küçük bir umut ışığı doğabilir. Ancak bu, hukuken karmaşık ve siyasi açıdan riskli bir dönüş yolu ve Le Pen’in kendisinin bile bu ihtimale pek umut bağlamadığı görülüyor.
Derhal uygulama meselesi nedir?
Fransız ceza hukukunda, bir sanık daha üst bir mahkemeye temyiz başvurusu yaptığında cezalar genellikle askıya alınır.
Le Pen’in ilk cezasının bu kadar büyük tepki çekmesinin nedenlerinden biri de savcıların — ve hâkimlerin bunu kabul etmesinin — suçların ağırlığı nedeniyle, temyiz edilip edilmediğine bakılmaksızın kamu görevine aday olma yasağının derhal uygulanması gerektiğini savunmalarıydı.
Ancak temyiz sürecinde savcılık, Le Pen’in hemen cezalandırılmaması hâlinde yeni suçlar işleyebileceğine dair yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle derhal uygulama talebinde bulunmadı.
Peki, Le Pen cumhurbaşkanı adayı olabilir mi?
Teoride, temyiz mahkemesi Le Pen’in 2027’de aday olmasını engelleyen ancak derhal uygulama içermeyen bir karar verirse, Le Pen daha üst bir mahkemeye yeniden başvurabilir. Bu da yasağın geçici olarak askıya alınması anlamına gelir.
Ardından, adalet sisteminin yavaş işlemesini umarak meselenin bir sonraki seçim sonrasına kalmasını beklemesi gerekir.
Ancak durum net değil. Bazı Fransız hukukçular, yeni bir temyizin seçim yasağını gerçekten kaldırıp kaldırmayacağı konusunda görüş ayrılığı yaşıyor.
Le Pen, nihai kararını mevcut temyiz sürecinde verilecek hükümden sonra açıklayacağını söyledi.
Ayrıca, Ulusal Birlik’in cumhurbaşkanlığı kampanyasını son ana kadar adayın kim olacağı belirsiz bir şekilde yürütme riskini almamak için, seçim yasağı onanırsa yarıştan çekileceğini de ifade etti.
Bu da aşırı sağ partisini siyasal marjinlerden ana akıma taşımaya adanmış bir kariyer için onur kırıcı bir son anlamına gelebilir.
Savcıların talep ettiği gibi derhal uygulama içermeyen bir yasak kararının bu yaklaşımını değiştirip değiştirmeyeceği net değil; ancak savcıların talebinden sonra Fransız yayıncısı TF1-LCI’ye yaptığı açıklamalar, böyle bir durumda da adaylıktan çekileceğine işaret ediyordu.
Le Pen, “Savcıların talepleri doğrultusunda bir karar çıkarsa, aday olamayacağım,” dedi.
Le Pen şimdi ya beraat etmeyi — ki bu pek olası görünmüyor — ya da davaya bakan üç hâkimli heyetin seçim yasağını azaltmasını ya da tamamen kaldırmasını umut etmek zorunda. Hâkimler, savcılığın taleplerine uymak zorunda değil.
Bu süreç ne zaman sonuçlanacak?
Davaya bakan hâkimlerin yaz gelmeden bir karar açıklaması bekleniyor.
Olası bir sonraki temyizi ele alacak olan Yargıtay (Cour de Cassation) ise, mümkün olması hâlinde davayı inceleyip 2027 seçimlerinden önce nihai bir karar vermeyi hedeflediğini açıkladı.
Politico