GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 49,2611 ₺ 🇪🇺EUR: 55,2486 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.873,61 ₺ ₿BTC: 4.067.719 ₺ 🇺🇸USD: 49,2611 ₺ 🇪🇺EUR: 55,2486 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.873,61 ₺ ₿BTC: 4.067.719 ₺ 🇺🇸USD: 49,2611 ₺ 🇪🇺EUR: 55,2486 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.873,61 ₺ ₿BTC: 4.067.719 ₺
10 Ekim 2026 - 02:18

info@turkglobalmedia.com

Köşe Yazıları

Oyunları Bozan Akıl: Cihat YAYCI’nın Bitmeyen Vatan Nöbeti

09.10.2026 20:24
TGM Haber Merkezi
3,130 okunma
Oyunları Bozan Akıl: Cihat YAYCI’nın Bitmeyen Vatan Nöbeti

Araştırmacı Yazar ve Strateji Uzmanı, Ahmet DEMİRCİ, İlk köşe yazısında "Mavi Vatan Doktrinin Mimarı Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat YAYCI'nın Milli Kimlik, Stratejik Vizyonu ve Diplomatik Süreçlerdeki katkıları ile TÜRK DEGS'in Faaliyetlerini" TGM için kaleme aldı… Keyifli okumalar…

Bu haberi paylaş:

Türkiye’nin son yıllarda jeopolitik arenada, denizlerde ve uluslararası güvenlik konseptinde attığı stratejik adımlarda, devletimizin köklü kurumsal aklı ve kararlılığı en temel unsurdur. 

Ancak bu büyük vizyonun uluslararası hukuk ve bilimsel altyapıyla hayata geçmesinde, akıl, ilim ve alın teriyle en büyük katkıyı veren isimlerin başında Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı gelmektedir.

Karşımızda sıradan bir diplomatik süreç yok; Yunanistan, İsrail, Fransa ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) tarafından örülen, Türkiye’yi kendi kıyılarına hapsetmeyi amaçlayan açık bir kuşatmayla karşı karşıyayız. Atılan bu adımlar, işte bu çok uluslu çemberi yaran, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarını ve denizlerindeki toprak tapusunu koruyan hamlelerdir.

Gündelik siyasetin ötesinde, vatandaşlar olarak haklı bir soru sorarız: “Uluslararası alandaki bu büyük mücadelelerin benim mutfağıma, benim bütçeme, ailemin geleceğine somut olarak ne faydası var?” 

Devletlerin kalıcı kaderini ve refahını, resmi koridorlarda üretilen teorileri halkın hayatına doğrudan etki eden somut kazanımlara dönüştüren vizyoner adımlar belirler.

Gelin, devletimizin kararlılığı ve Cihat Yaycı Amiral'in bilimsel katkılarıyla ülkemize, yani hepimizin ortak geleceğine kazandırılan o somut kazanımlara yakından bakalım:

 

Deniz Topraklarımızın Gasp Edilmesini Önledi (Seville Haritası Oyunu)

Avrupa Birliği’ni de arkasına alan Yunanistan ve GKRY, İspanya’daki bir üniversiteye sözde "Seville Haritası" adında bir harita çizdirmişti. Bu sinsi plana göre Türkiye, kendi kıyısı olan Antalya Körfezi’ne hapsediliyor, Karadeniz kadar bir deniz toprağımız elimizden sessiz sedasız alınmak isteniyordu. 

Cihat Paşa, uluslararası hukuku ve deniz matematiğini konuşturarak bu oyunu bozdu. Ülkemizin denizlerinde de Türkiye büyüklüğünde bir “Mavi Vatan” olduğunu dünyaya literatürle kabul ettirdi. 

Eğer bu harita yırtılıp atılmasaydı, bugün kıyılarımızın hemen ötesindeki açık denizlerimizde, yani kendi kıta sahanlığımızda ne balıkçılarımız rahatça ağ atabilir ne de sondaj gemilerimiz petrol arayabilirdi. Deniz altındaki trilyonlarca dolarlık zenginliğin gelecekte çocuklarımızın refahı için güvence altına alınması bu stratejik vizyonun ürünüdür. 

 

Çevreci Maskeli "Deniz Parkları" Tezgahına Karşı Öncü Oldu

Yunanistan, Ege ve Akdeniz’de uluslararası suları da kapsayacak şekilde sinsice "Yunusları ve Akdeniz foklarını koruyacağım" maskesi altında "Deniz Parkları" projesi ilan etmeye kalkıştı. Amaç, çevre koruma bahanesiyle o deniz alanlarını kendi egemenliğindeymiş gibi gösterip egemenliğimizi fiilen gasp etmekti. 

Cihat Yaycı tehlikeyi ilk andan itibaren haykırarak devlete uyardı ve "Sadece itiraz etmeyelim, biz de kendi parklarımızı ilan edelim" diyerek stratejik bir fikri öncülük yaptı. 

Bu vizyoner uyarı doğrultusunda hareket eden devletimiz, karşı hamle olarak tarihimizde bir ilk kez kendi Deniz Milli Parklarımızı ilan etti ve Atina’nın Ege’yi bir "Yunan Gölü"ne çevirme hamlesini sahada boşa çıkardı. 

 

Dörtlü İttifakın Enerji Ablukasını Darmadağın Etti (Libya Anlaşması)

Yunanistan, İsrail, Fransa ve GKRY, Akdeniz’deki milyarlarca dolarlık doğalgaz yataklarından Türkiye’yi tamamen mahrum bırakmak için etrafımızı askeri ve diplomatik bir abluka altına aldı.

 Devletimiz bu tehlikeye karşı en üst düzeyde siyasi ve diplomatik bir irade ortaya koyarken, Cihat Yaycı haritayı önüne koydu; Libya ile Türkiye’nin denizden komşu olduğunu uluslararası hukuka uygun şekilde ispatladı. 

Bu altyapıyla 2019 yılında imzalanan tarihi Libya Anlaşması, Birleşmiş Milletler tarafından da tescil edildi. Karşımıza dikilen o şer duvarı çöktü. 

Bugün Karadeniz’de ve Akdeniz’de kendi sismik ve sondaj gemilerimizle petrol ve doğalgaz arayabiliyorsak, evlerimize gelen doğalgaz faturalarında yerli üretim avantajını konuşabiliyorsak, bu anlaşmayla çizilen o çelikten hukuki deniz sınırı sayesindedir.

 

Boğazlardan Devlet Kasasına Doğrudan Nakit Akışı Sağladı

Türkiye, dünya deniz ticaretinin kalbi olan Boğazlara sahip olmasına rağmen, uzun yıllar boyunca bu stratejik geçişlerden hak ettiği ekonomik geliri tam anlamıyla elde edemiyordu. 

1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ndeki "Altın Frank" kuralının yıllardır güncel ekonomik değerinden uzak işletildiğini, bu durumun kamu maliyesinde milyarlarca dolarlık gelir kayıplarına yol açtığını bilimsel verilerle ilk kez gündeme taşıyan Cihat Yaycı oldu.

Devletimizin attığı kararlı adımlarla boğaz geçiş ücretleri on yıllar sonra yeniden güncellenedi. Yabancı gemilerin geçişlerinden elde edilen ve doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin kasasına giren bu milyarlarca liralık ek gelir; bugün yol, hastane, okul ve kamu hizmeti olarak doğrudan vatandaşa, senin benim bütçeme dönmektedir.

 

Kurumsal Güvenliği Bilimsel Esaslarla Sağladı (FETÖMETRE)

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından, devlet kurumlarının ve özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin güvenliğini tehdit eden unsurların temizlenmesi hayati bir zorunluluktu. Ancak bu süreçte en kritik konu; masum insanların zarar görmemesi ve adaletin tecelli etmesiydi. 

Deniz Kuvvetleri’nin kurumsal çatısı altında Cihat Paşa, tamamen nesnel, bilime ve matematiğe dayalı 350’den fazla objektif kriterden oluşan FETÖMETRE sistemini geliştirdi. Dedikoduya değil, somut delillere dayanan bu adil sistem, ordumuzun kurumsal yapısının korunmasında bir güvence oldu. 

Güçlü ve güvenilir bir ordu, bir ülkedeki ekonomik istikrarın, iç huzurun ve evimizdeki güvenliğin en temel dayanağıdır.

 

TÜRK DEGS: Devlete Sivil İstihbarat ve Strateji Desteği

Devlet adamlığı ve vatanseverlik, aktif görev süreleriyle sınırlı bir kavram değildir. Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, üniformasını çıkardığı günün ertesinde de ülkesine hizmet etmeye sivil bir aydın olarak devam etti. 

Kendi imkanlarıyla hayata geçirdiği TÜRK DEGS (Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi), adeta devletin resmi kurumlarına sivil bir strateji ve bilgi desteği sağlayan devasa bir mutfak gibi çalışmaktadır. 

Yunanistan’ın, İsrail'in ya da Fransa’nın Doğu Akdeniz ve Ege’de aleyhimize attığı her sinsi adımı anında deşifre edip kamuoyunu ve devlet mekanizmalarını aydınlatan bu merkez, tamamen gönüllülük esasıyla vatansever gençlere eğitimler vermekte ve geleceğin aydın diplomatlarını, amirallerini yetiştirmektedir.

Prof. Dr. Cihat Yaycı; devletimizin köklü iradesinin arkasında bilimsel bir güç olarak duran, coğrafi avantajları hukuki zaferlere, hukuku ise milletimizin geleceğine kalıcı bir kazanca dönüştüren çok kıymetli bir akademisyen ve komutandır. 

Etrafımızı saran başta Yunanistan, İsrail, Fransa ve GKRY olmak üzere tüm dış güçlerinkuşatmasını askeri akılla, haritalarla ve hukukla yaran bu milli duruş, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve aziz milletimizin haklarını denizlerin dibinden söküp alan kalıcı bir miras olarak tarihteki yerini almıştır.

TÜRK MİLLETİ VE TÜRK DEVLETİ KENDİSİNE BÜYÜK HİZMETLERİ OLANLARI ASLA UNUTMAYACAKTIR.

 

 

Ahmet DEMİRCİ

Yayınlanma: 09.10.2026 20:24
Ana Sayfaya Dön