GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 48,3092 ₺ 🇪🇺EUR: 56,1798 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.740,78 ₺ BTC: 3.873.669 ₺ 🇺🇸USD: 48,3092 ₺ 🇪🇺EUR: 56,1798 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.740,78 ₺ BTC: 3.873.669 ₺ 🇺🇸USD: 48,3092 ₺ 🇪🇺EUR: 56,1798 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.740,78 ₺ BTC: 3.873.669 ₺
06 Eylül 2026 - 13:43

info@turkglobalmedia.com

Politika

Rus varlıkları tartışması yeniden gündemde

05.09.2026 15:16
TGM Haber Merkezi
56 okunma
Rus varlıkları tartışması yeniden gündemde

AB garantörü Belçika’yı ikna edip çıkmazı aşabilir mi?

Bu haberi paylaş:

Belçika'da tutulan Rus varlıklarına ilişkin tartışma yeniden gündemde. AB'nin kuracağı bir saklama kuruluşu Belçika'yı ikna ederek siyasi çıkmazı aşabilir mi?

Rus varlıkları yeniden masada. Beraberinde ise aynı sorunlar da geri dönüyor.

İsveç, Hollanda, İspanya ve Polonya, Baltık ülkelerinin desteğiyle, Rusya Merkez Bankası'nın dondurulmuş varlıklarını Ukrayna'ya ek mali destek sağlamak amacıyla kullanmaya yönelik yeni bir girişime öncülük ediyor. Savaşın yıprattığı Ukrayna, giderek artan maliyetlerle karşı karşıya.

Ancak girişim, kısa sürede tanıdık bir engelle karşılaştı: Belçika.

Rusya Merkez Bankası'nın 210 milyar euroluk varlığının büyük bölümü, Brüksel merkezli saklama kuruluşu Euroclear'da tutuluyor. Belçika, bu fonların Ukrayna'ya aktarılmasına yönelik herhangi bir adımın kendisini öngörülemeyen risklere ve ağır tazminat davalarına maruz bırakmasından endişe ediyor. Euroclear şu anda Rusya'da açılan bir davayla mücadele ediyor.

Belçika, geçen yıl 210 milyar euronun Ukrayna için sıfır faizli bir kredi hattına dönüştürülmesini öngören iddialı planın rafa kaldırılması için yürütülen girişimin başını çekmişti. Brüksel şimdi de benzer şekilde hareket edeceğinin sinyalini veriyor.

Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prévot bu hafta yaptığı açıklamada, "Muhalefetimizin ardındaki gerekçeler sihirli bir şekilde ortadan kalkmadı" dedi. Prévot, "Bu varlıkların fiilen müsadere anlamına gelecek bir süreç üzerinden kullanılması çok ciddi riskler doğurur" ifadelerini kullandı.

Peki Belçika denklemden çıkarılırsa?

Avrupa başkentlerinde giderek daha fazla destek bulan bir öneri, Euroclear'da tutulan devlet varlıklarının AB'nin sahip olduğu ve kontrol ettiği yeni bir saklama kuruluşuna aktarılmasını öngörüyor.

Bu yaklaşımın savunucularına göre böyle bir adım, Euroclear'ı ve dolayısıyla Belçika'yı hukuki sorumluluk ve risklerden büyük ölçüde kurtarabilir.

Ukrayna Maliye Bakanı Sergii Marchenko da bu fikre sıcak bakıyor.

Marchenko, Euronews'e yaptığı açıklamada, "Görüşmek istediğimiz öneri, dondurulmuş varlıkların saklama kuruluşunun Belçika'dan Avrupa Birliği'ne devredilmesi ihtimali," dedi.

Marchenko, "Bu, her şeyin çözüme kavuşturulmasına ve risklerin azaltılmasına yardımcı olacak," ifadelerini kullandı.

Ukrayna Maliye Bakanı, yeni saklama kuruluşunun Avrupa Komisyonu tarafından Belçika'yı Moskova'nın olası misillemelerine karşı korumak amacıyla tasarlanan karmaşık ulusal garantiler ve denkleştirme mekanizmalarına ihtiyaç duymayacağını savundu.

Marchenko, "Bu, Avrupa Birliği'nin ortak sorumluluğu olacak. Bu görüşmeler kapsamında 27 ülkenin tamamı tek bir anlaşmaya imza atacak" dedi ve ekledi: "Bu tamamen farklı bir senaryo."

Avrupa Komisyonu, yeni bir saklama kuruluşu fikrinin çözüm olarak gayriresmî şekilde gündeme getirildiğinin farkında. Ancak Komisyon, başarı garantisi olmadan Ukrayna'nın finansmanına ilişkin tartışmayı yeniden açma konusunda isteksiz.

Komisyon, Rusya'nın devlet varlıklarının kullanılması fikrinden hiçbir zaman vazgeçmediğini vurguluyor.

Herkes için ortak saklama kuruluşu

Fikir tamamen yeni değil.

Son birkaç aydır Reuters yorumcusu Hugo Dixon, Edinburgh Üniversitesi Hukuk Fakültesi fahri profesörü Lee Buchheit ve Biden yönetiminde görev yapmış PGIM Başkan Yardımcısı Daleep Singh, "The Russian Transfer" adlı proje kapsamında bu değişikliği savunuyor.

Proje, kamu güvenliği ve finansal istikrar gerekçeleriyle AB anlaşmalarının 122. maddesinde yer alan acil durum yetkilerinin kullanılarak Euroclear ve özel bankalarda tutulan Rus varlıklarının AB'nin sahip olduğu yeni bir saklama kuruluşuna aktarılmasını öneriyor.

Nitelikli çoğunluk gerektiren 122. madde, daha önce Rus varlıklarının süresiz olarak dondurulması amacıyla kullanılmıştı.

Projenin savunucularına göre yeni saklama kuruluşu bir şirket tüzel kişiliğine sahip olmayacak. Bu nedenle Moskova'nın hedef alabileceği herhangi bir AB üyesi ülkede yerleşik olması da gerekmeyecek.

Belçika'ya ise varlıkların transferi nedeniyle ortaya çıkabilecek "düşük ihtimalli" zararlar için tazminat güvencesi verilecek. Bu güvencenin AB düzenlemesiyle zorunlu hale getirilmesi planlanıyor.

Rusya Merkez Bankası, fonların nominal sahibi olarak kalacak ve Ukrayna'ya savaş tazminatı ödedikten sonra bunları geri alma hakkına sahip olacak.

Dixon, Buchheit ve Singh tarihte zaten bir emsal bulunduğunu savunuyor: Mart 2003'te, ABD'nin Irak'ı işgalinin hemen ardından Beyaz Saray, Irak'a ait 1,7 milyar dolar tutarındaki egemen devlet varlığının, New York Merkez Bankası'nda açılan özel bir hesaba aktarılmasını emretmişti.

"AB, 210 milyar euroluk varlığı Kiev'i desteklemek için kullanırsa, Putin Ukrayna'nın parasız kalmasıyla savaşı kazanamayacağını anlayacaktır. O zaman barış yapmanın en iyi seçenek olduğu sonucuna varabilir," diyorlar.

Rusya Merkez Bankası.
Rusya Merkez Bankası. AP Photo

Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi'nin (CEPS) genel müdürü Karel Lannoo ise alternatif bir senaryo ortaya koyuyor: Rus varlıklarının tamamını tutacak, ancak yalnızca bu varlıkların olağanüstü getirilerini (yılda yaklaşık 4 milyar euro) tahvil ihracını desteklemek için kullanacak bir Özel Amaçlı Araç (SPV). Böylece AB, Ukrayna'yı desteklemek için daha büyük tutarları baştan harekete geçirebilir.

Dikkat çekici nokta, 210 milyar euroluk anaparanın her koşulda dokunulmadan kalması.

Lannoo'nun taslağına göre, Euro Bölgesi için kalıcı bir finansal güvenlik duvarı olarak 2012'de kurulan Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM), tahviller için gerekli garantileri sağlayacak. ESM'nin azami 500 milyar euroluk kredi kapasitesi bulunuyor.

Lannoo, Komisyon'un başarısız teklifine atıfla, "Üye devletlerin ulusal garantileri onaylaması çok uzun sürüyor," diyor. "Elinizde olan araçları kullanmak, sürecin mümkün olduğunca az sürtünmeyle işlemesini sağlamak açısından daha iyi."

"Bu yapının kurulmasına ve etrafında oluşacak dayanışmaya ihtiyacımız var."

Dikkat çekici bir nokta, SPV fikrinin geçen yıl üye ülkelere gönderilen seçenekler notunda bizzat Komisyon tarafından da zikredilmiş olması. Ancak belgede, böyle bir aracın finansman maliyetlerinin geleneksel ortak borçlanmaya göre "daha yüksek" olacağı uyarısı yer alıyordu.

İtibar krizi

Fikrin savunucuları, saklama sorumluluğunun değiştirilmesinin Belçika'nın kökleşmiş kaygılarını hafifleteceğine, siyasi kilidi açacağına ve AB'ye Ukrayna'yı desteklemek için muazzam bir mali ateş gücü sağlayacağına inanıyor.

Belçikalı yetkililer bu gayriresmi öneriyi not etmiş durumda ve sistemik açıdan önemli bir kurum olan Euroclear artık tartışmanın merkezinde olmayacağı için, yıllardır dile getirdikleri bazı itirazları ortadan kaldırabileceğini kabul ediyor.

Ama yeni saklama yapısı, kendi kontrolü dışında zorluklarla karşılaşabilir.

Geçen yılki cesur planın son anda suya düşmesinin nedenlerinden biri, yabancı devletler ve yatırımcıların bu hamleyi uluslararası hukuk uyarınca kesinlikle yasak olan egemen devlet varlıklarına el konulması olarak algılamasından ve kendi varlıklarını başka yargı bölgelerine taşımasından korkulmasıydı. Böyle bir gelişme tüm euro bölgesi için bir itibar krizini tetikleyebilirdi.

Bu zincirleme etkinin ihtimali, geçen yıl yürütülen zorlu müzakereler sırasında Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) zihnini özellikle meşgul etti.

ECB Başkanı Christine Lagarde, euro bölgesinin tek başına hedef hâline gelmemesi için Rus varlıklarına diğer Batılı müttefiklerle eşgüdüm içinde başvurulmasını, AB liderlerine kapalı kapılar ardında tavsiye etti.

Banka daha sonra, söz konusu garantiler için acil likidite sağlamayı reddetti.

ECB, Euroclear ve bazı üye devletler, yatırımcı kaçışını tetikleyebilecek, finansal istikrarsızlığı körükleyebilecek ve küresel çalkantıların zaten şiddetli olduğu bir dönemde euronun dünyanın ikinci en önemli para birimi konumunu zayıflatabilecek yüksek riskli her türlü öneriye karşı hâlâ temkinli.

Saklama sorumluluğunda yapılacak bir değişikliğin onları ne ölçüde ikna edebileceği ise henüz belli değil.

 

Euro News

Yayınlanma: 05.09.2026 15:16
Ana Sayfaya Dön