GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 43,2900 ₺ 🇪🇺EUR: 50,2513 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.040,43 ₺ BTC: 4.164.961 ₺ 🇺🇸USD: 43,2900 ₺ 🇪🇺EUR: 50,2513 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.040,43 ₺ BTC: 4.164.961 ₺ 🇺🇸USD: 43,2900 ₺ 🇪🇺EUR: 50,2513 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.040,43 ₺ BTC: 4.164.961 ₺
15 Ocak 2026 - 19:39

info@turkglobalmedia.com

Fransa’da Doğum Oranlarının Düşüşü Dikkat Çekiyor

Fransa’da Doğum Oranlarının Düşüşü Dikkat Çekiyor

Analiz
13.01.2026 22:59
TGM Haber Merkezi

“Çocuk Sahibi Olma İsteği” Üzerine Karmaşık Bir Sorgulama

Bu haberi paylaş:

Fransa’da 2025’te 645 000 doğum gerçekleşti; bu rakam bir önceki yıla göre %2,1’lik bir azalmaya işaret ediyor ve son 15 yılda doğum sayısında yaklaşık %24’lük bir çöküşü gösteriyor. 

Yeni Demografik Veriler ve Doğumlardaki Düşüş

Ayrıca, bir kadının yaşamı boyunca ortalama doğuracağı çocuk sayısını gösteren doğurganlık hızı 1,56’ya geriledi. Bu, I. Dünya Savaşı sonundan bu yana görülen en düşük seviye.

“Çocuk Sahibi Olma İsteği” Ne Anlatıyor?

Demografik düşüşün ardında yatan temel etmenlerden biri olarak “çocuk sahibi olma isteği (désir d’enfant)” tekrar tartışmaya açıldı. Bununla birlikte, bu kavramın bireysel arzular, toplumsal normlar ve yapısal engellerin nasıl iç içe geçtiğini ayırmak oldukça zor.

Fransa’daki demografik araştırmaların az olduğu ve özellikle “çocuk sahibi olma isteği”nin doğrudan ölçümünde sınırlı veri bulunduğu belirtiliyor. 

Bununla birlikte, Ulusal Demografik Araştırmalar Enstitüsü’nün (Ined) büyük örneklemli çalışması, 2024 verilerini 1998 ve 2005 ile karşılaştırdı ve ortaya çarpıcı bir tablo koydu:

Ortalama istenen çocuk sayısı, son yirmi beş yılda 2,7’den 2,3’e düştü.

Doğurganlık çağındaki 25–39 yaş grubunda, her sosyal ve demografik kategoride çocuk sayısı niyetinin azaldığı görüldü.

Bu da doğumlardaki düşüşün yalnızca “geç ertelemelerden” ibaret olmadığını, temel arzuların da gerilediğinidüşündürüyor.

Niyet ile Gerçekleşen Doğum Arasındaki Uçurum

Araştırmacılar, “istenen çocuk sayısı” ile “gerçek doğum sayısı” arasında her zaman bir fark olduğunu vurguluyor. Ancak özellikle son dönemde bu farkın daralmaya başladığına dikkat çekiliyor. 

Bu, genç kuşaklarda niyet ve gerçekleştirme arasındaki geçişin artık daha sıkı ilişkilendiğini gösteriyor; yani istenen çocuk sayısı düştüğünde bu, doğrudan doğum rakamlarına yansıyor.

Siyasi Tepkiler ve Kamu Politikaları

Hükümet ve parlamentoda da bu düşüş tartışma konusu. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2024’teki “demografik yeniden güçlenme” çağrısı ile birlikte, parlamenter mecliste doğum düşüşünün nedenleri ve sonuçları üzerine özel bir komisyon kuruldu. 

Bu komisyonda “engellenmiş çocuk arzusu” üzerine politika önerileri geliştirilmesi hedefleniyor.

Neden Azalıyor? — Çok Boyutlu Bir Olgu

Uzmanlar, doğum düşüşünü sadece bireysel istemle açıklamanın eksik olduğunu söylüyor. Bunun yerine birçok sosyo-ekonomik ve kültürel faktör bir arada değerlendirilmesi gerekiyor. Örneğin:

  • Kadınların eğitim ve işgücüne katılımı artışı, geleneksel aile planlarının değişmesine yol açtı.
  • Konut maliyetleri, ekonomik belirsizlikler, iklim kaygısı gibi yapısal engeller genç yetişkinlerin çocuk sahibi olma kararlarını zorlaştırıyor.

Tarihsel olarak, kadınların sosyal statüsünün büyük ölçüde “evlilik ve annelik” üzerinden tanımlandığı bir dönemde, bugün bu beklentilerin toplumsal norm olarak sorgulandığı görülüyor.

Tarihsel ve Kültürel Perspektif

Tarihçiler, modern anlamda “çocuk sahibi olma isteği” kavramının göreceli olarak yeni bir fenomen olduğunu belirtiyor. 

1950’li yıllarda doğum kontrol ve üreme özgürlüğü hareketleri başlayan, 1970’lerde kontrasepsiyon ve kürtaj haklarıyla güçlenen bir süreç… 

Bu dönüşüm, bireysel irade ile toplumsal beklentiler arasındaki dengenin yeniden kurulmasına yol açtı.

Modern Aile Modelleri ve Niteliksel Değişimler

Bugün, aile ve ebeveynlik modelleri eskiye göre çok daha çeşitlenmiş durumda. 

Çocuk sahibi olmama ya da daha az çocuk isteme kararları sadece ekonomik etmenlerle değil, aynı zamanda özgürleşmiş bireysel kimlikler, eşitlik anlayışları ve normatif aile yapısına eleştirel bakışla de ilişkilendiriliyor. 

Bazı genç yetişkinler için çocuk sahibi olmamak artık bir tercih ve yaşam projesi hâline gelmiş durumda.

Fransa’daki doğum oranlarındaki düşüş, tek bir faktöre indirgenemeyecek kadar karmaşık bir olgudur. Hem bireysel arzuların evrimi hem de toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar bu sürece etki ediyor.

 Azalan “çocuk sahibi olma isteği”, yalnızca demografik bir veri değil, çağdaş toplumun dönüşen değerleri ve yaşamsal öncelikleriyle girift bir ilişki içinde değerlendirilmeyi gerektiriyor

 

Le Monde

Yayınlanma: 13.01.2026 22:59
Ana Sayfaya Dön