Kuzey İrlanda, Bütçe Krizini Çözmek İçin Son Tarihi Kaçırdı
Stormont yönetiminin Hazine’den daha fazla kaynak talebi, Kuzey İrlanda Bakanı Chris Bryant’ın göreve başladıktan sonraki ilk ziyaretine damga vurdu.
Kuzey İrlanda'nın bütçe krizi, Cuma günü gelecekteki kamu harcamalarına ilişkin bir anlaşmaya varılamamasıyla yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Taraflar arasındaki anlaşmazlık derinleşirken, krizin sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalar da sertleşti.
Birleşik Krallık'a bağlı bölgede, İngiliz birlik yanlıları ile İrlanda milliyetçilerinden oluşan güç paylaşımı hükümetinin, çok yıllı bütçeyi ocak ayına kadar kabul etmesi gerekiyordu. Ancak aylar süren anlaşmazlıkların ardından yasal süre Cuma günü doldu.
Bu gelişmeyle birlikte, 2026-2027 mali yılı harcamalarının bir önceki yıla göre yüzde 5 daha düşük seviyede sınırlandırılmasını öngören otomatik harcama kısıtlaması yürürlüğe girdi.
Bu durum, yerel yöneticilerin hastaneler, okullar ve diğer temel kamu hizmetlerinin sürdürülebilmesi için ihtiyaç duyduklarını söylediği bütçenin milyarlarca sterlin altında bir kaynak anlamına geliyor.
Yerel siyasi liderler, geçen hafta Başbakan Andy Burnham tarafından yapılan kabine değişikliği kapsamında Hilary Benn’in yerine Kuzey İrlanda Bakanı olarak atanan Chris Bryant ile gerçekleştirdikleri ilk görüşmelerde ortak bir şekilde daha fazla mali destek talebinde bulundu.
Daha önce Anglikan rahibi olarak görev yapan ve ilk kez kabine düzeyinde görev üstlenen Bryant, Cuma günü Sinn Féin ve Demokratik Birlik Partisi (DUP) heyetleriyle görüşmeden önce ilk basın toplantısını düzenledi.
Bryant, Birleşik Krallık hükümetinin Stormont'tan mevcut kaynakları daha verimli kullanmasını beklediğini belirterek özellikle sağlık hizmetlerinde reform yapılmasının zorunlu olduğunu söyledi. Kuzey İrlanda'nın, Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) içerisinde en uzun hasta bekleme listelerine sahip bölge olduğuna dikkat çekti.
"Bakın, bir bütçe üzerinde anlaşmaya varmamız gerekiyor." diyen Bryant, şöyle devam etti:
"Mali baskıları anlıyorum. Herkes benim elimde bir çek defteriyle geleceğimi düşünüyor. Ben ise çözülmesini istediğim konuların yer aldığı bir kontrol listesiyle geldim."
Vergi artışı konusunda uzlaşı yok
Maliye ve Ekonomi bakanlıklarını elinde bulunduran Sinn Féin, yerel vergilerin artırılmasına yönelik önemli kararlar almaktan kaçınırken, böyle bir girişimin DUP tarafından veto edileceği değerlendiriliyor.
Kuzey İrlanda'daki güç paylaşımı sistemi gereği, toplumun iki ana kesimini temsil eden en büyük partiler uzlaşmadan önemli kararların alınması mümkün olmuyor.
Sinn Féin ile DUP, kamu hizmetlerindeki yetersizlik nedeniyle birbirlerini suçlarken, bütçe çıkmazını aşacak tek merciin Birleşik Krallık Hazinesi olduğu konusunda görüş birliği içinde bulunuyor.
Bağımsız Kuzey İrlanda Mali Konseyi, yayımladığı son raporda bölgenin İngiltere tarafından, İskoçya ve Galler'e sağlanan düzeyde mali destek almadığını belirtti. Rapora göre Kuzey İrlanda aynı ölçüde finanse edilseydi, yıllık 1 milyar ile 3,5 milyar sterlin arasında ek kaynak elde edebilirdi.
Her ne kadar Burnham hükümetinin bu seviyede bir destek sağlaması beklenmese de Belfast'taki her iki büyük parti de Bryant'ın bütçe konusunda daha etkin rol üstlenmesini bekliyor.
Bryant'tan önce görev yapan bakanlar da, Sinn Féin'in 2017'de, DUP'un ise 2022'de hükümetten çekilmesi sonucu yürütmenin çalışamaz hale geldiği dönemlerde bütçe kararlarını doğrudan üstlenmişti.
Güç paylaşımı sistemi yeniden risk altında
1998 tarihli Hayırlı Cuma Anlaşması, yaklaşık 3.700 kişinin hayatını kaybettiği otuz yıllık çatışma dönemini büyük ölçüde sona erdirmiş ve güç paylaşımını Kuzey İrlanda yönetiminin temel ilkesi haline getirmişti.
Ancak eski rakipleri aynı hükümet çatısı altında buluşturan sistem, özellikle son on yılda istikrarsız ve verimsiz bir görüntü sergiledi.
Bölgede son kez 2011 yılında çok yıllı bütçe kabul edilmişti. Kamu hizmetlerinde reform yapılabilmesi ve Birleşik Krallık'ın en düşük yerel vergi oranlarından biri olan mevcut yapının değiştirilebilmesi için uzun vadeli bütçe planının kritik önem taşıdığı belirtiliyor.
Son kamuoyu yoklamaları hem Sinn Féin'in hem de DUP'un destek kaybettiğini gösteriyor. DUP açısından bu düşüşte, eski parti lideri Jeffrey Donaldson'ın haziran ayında iki kız çocuğuna yönelik cinsel saldırı suçundan mahkûm edilmesinin de etkili olduğu değerlendiriliyor.
Stormont'taki işleyişin aksaması, taraflardan birinin yeniden hükümetten çekilerek yönetimin çökmesine yol açabileceği yönündeki endişeleri artırıyor. Böyle bir senaryonun, Mayıs 2027'de yapılacak Kuzey İrlanda Meclisi seçimlerinden önce gerçekleşme ihtimali de siyasi çevrelerde dile getiriliyor.
Bryant ile görüşmesinin ardından açıklama yapan eski Maliye Bakanı Conor Murphy, Sinn Féin'in DUP'a yönelik sabırsızlığının arttığını söyledi.
Mevcut Maliye Bakanı John O'Dowd ve Ekonomi Bakanı Caoimhe Archibald ile birlikte konuşan Murphy, DUP'u "güç paylaşımını sürdürecek siyasi iradeye sahip olmamakla" suçladı.
"Kurumlar son derece kırılgan bir noktada. Daha önce insanların bu kurumlardan ayrıldığını gördük." diyen Murphy, "Arabanın tekerleklerinin yerinden çıkması gibi bir tehlike var." ifadelerini kullandı.
Kısa süre sonra Murphy'nin açıklamalarına yanıt veren DUP lideri Gavin Robinson, eleştirileri küçümseyerek şu ifadeyi kullandı:
"Eğer tekerleklerinin çıkmasından endişe ediyorsa, somunlarını biraz daha sıkmalıdır."
Politico